Erişilebilirlik

OHAL Komisyonu ile Mağduriyetler Sona Erecek mi?


Türkiye’de olağanüstü hal uygulaması nedeniyle kamuoyunda mağduriyetler yaşandığına ilişkin tepkiler üzerine oluşturulan OHAL İnceleme Komisyonu’nun vereceği kararlara şimdiden şüpheyle yaklaşılıyor.

15 Temmuz darbe girişiminden altı gün sonra ilan edilen OHAL kapsamında yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerle yapılan kamu görevlerinden ihraçlar ve kurumlara yönelik kapatma kararları için gözler OHAL İnceleme Komisyonu’nda.

OHAL İnceleme Komisyonu’nun kurulması için 23 Ocak günü 685 sayılı KHK yayımlanmış; ancak 7 kişilik komisyonun kimlerden oluşacağı aylarca belirlenememişti. Komisyon, 16 Mayıs’ta fiilen kurulduğunda Yargıtay ve Danıştay mensubu iki üyesi haricinde idari görevlerdeki kişilerden oluştuğu görüldü. OHAL İnceleme Komisyonu’nun 7 üyesi belirlenmesine rağmen süreç yine işleyemedi ve Başbakanlık’ın komisyonun nasıl çalışacağını belirleyen tebliği 12 Temmuz günü yayımlandı. Nihayetinde 17 Temmuz günü itibariyle ohalkomisyonu.basbakanlik.gov.tr internet adresi ardından valilikler kanalıyla OHAL kapsamındaki KHK kararlarına itiraz başvuruları alınmaya başlandı.

Komisyon’un yetkisi sınırlı mı?

Komisyonun yetki kapsamında; OHAL gerekçesiyle KHK kararlarıyla Türkiye genelinde askeri, kolluk ve sivil personel olarak kamu görevlerinden ihraç edilen 103 bin 938 kişi söz konusu. Bu kişilerden Komisyon’a başvuranlar olursa haklarındaki ihraç kararı incelemeden geçirilecek.

Yine KHK kararlarıyla bugüne değin 47 özel sağlık kuruluşu, 881 özel eğitim kuruluşu, 108 özel öğrenci yurdu, 104 vakıf, 1409 dernek, 19 sendika, 15 özel üniversite, 5 haber ajansı, 17 TV kanalı, 22 radyo kanalı, 46 gazete, 20 dergi ile 29 yayınevi/dağıtım şirketi kapatıldı. Bu kapatma kararları da eğer ilgili tüzel kişiliklerce başvuru yapılırsa Komisyon’un inceleme yetkisi kapsamında bulunuyor.

Yurtdışında burslu eğitim alan 267 öğrenci hakkındaki ilişik kesme kararları ile emekli asker veya polis hakkındaki rütbeleri ve özlük haklarını geri alma kararları da komisyonun yetkisi dahilinde.

Ancak OHAL gerekçesiyle veya KHK’daki yasal hükümler dolayısıyla yaşanan diğer itirazların ele alınması söz konusu olmayacak. Örneğin, KHK nedeniyle özel sektörde çalışma lisans belgeleri iptal edilen öğretmenler için Komisyon’a başvuru yolu açık değil.

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı, 667 sayılı KHK’ya dayanak göstererek özel eğitim-öğretim kuruluşlarında öğretmenlik yapanlar hakkında mesleki lisans iptali kararı almıştı. 21 bin 860 kişi, özel kuruluşlarda çalışabilmelerini sağlayan öğretmenlik lisansını kaybetmişti.

Benzer şekilde Türkiye genelinde kamu görevlerindeki hakim ve savcılar da, KHK’lara ekli listelerle değil görev yaptıkları kurum kararlarıyla ihraç edildi. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Anayasa Mahkemesi ile askeri yargı tarafından verilen kamudan ihraç kararlarının OHAL İnceleme Komisyonu’nda nasıl ele alacağı da belirsiz.

Bu durum nedeniyle KESK’e bağlı Eğitim-Sen, Başbakanlık bünyesindeki komisyona başvuruda bulunarak, inceleme yetkisini OHAL ve ilgili KHK’lardaki tüm işlemleri kapsayacak şekilde uygulamak gerektiği çağrısı yaptı. Eğitim-Sen, aksi takdirde OHAL sürecinde ilişiği kesilen askeri öğrenciler, görev yaptıkları kurum kararlarıyla açığa alınan kamu görevlileri ve MEB’in öğretmenlik lisansını iptal ettiği kişiler hakkında Komisyon’un karar alamayacağını hatırlattı.

Komisyon nasıl karar alacak?

Yetkisi sadece KHK’lardaki ekli listeleri kapsamakla birlikte OHAL İnceleme Komisyonu’na 17 Temmuz’dan bugüne şimdiden binlerce başvuru dosyası iletildi. Komisyon’un 14 Eylül’e değin başvuruları kabul edeceği duyuruldu.

Türkiye’nin alacağı kararları merakla izleyeceği komisyonun, toplantı ve karar yeter sayısı dört kişi olacak. Komisyon, incelemesini sadece dosya üzerinden yaparak ilgili başvuru hakkında ret veya kabul kararı verecek. Oylamada komisyon üyeleri çekimser oy kullanamayacak.

Komisyon sonrası yargı yolu açılacak

OHAL İnceleme Komisyonu’nun ilgili itiraz konusunda kararını açıklaması ardından mağduriyet yaşadığını belirten kişi veya kuruluşlar, yargı yoluna gidebilecek. Mevcut durumda, Türkiye’de OHAL uygulamalarına karşı yargı yolu şu aşamada komisyondan geçiyor görünüyor. Hali hazırda komisyonun kararı olmaksızın Anayasa Mahkemesi’ne veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılan başvurular, diğer hukuk yolları tüketilmediği için reddedildi.

Komisyon’un kararı ortaya çıktıktan sonra kişi veya kuruluşlar, en geç 60 gün içinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nca belirlenecek Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde iptal davası açabilecek. Bu aşamadan sonra eğer kişi veya kuruluş, ilgili idare mahkemesinden de olumsuz yanıt alırsa önce Anayasa Mahkemesi’ne ve sonra da AİHM’e gidebilecek.

OHAL İnceleme Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı hâkim Selahaddin Menteş’in başkanlığında Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Karagöz, Danıştay Tetkik Hakimi Murat Aytaç, Mülkiye Başmüfettişi Hasan Şıldak, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Daire Başkanı Esat Işık, Milli Eğitim Bakanlığı Atama Daire Başkanı Mustafa İkbal ile Devlet Denetleme Kurulu (DDK) Üyesi Salih Tanrıkulu görev yapıyor. Ayrıca Komisyon bünyesinde 40 hakim, 40 müfettiş, 90 uzman ve katip olmak yardımcı personel de görev alıyor.

CHP: Gerçek mağdurlar için karar alınmayabilir

Öte yandan OHAL nedeniyle yaşanan mağduriyetleri incelemek üzere ana muhalefet partisi CHP de, geçen yıl yaz aylarından bugüne özel bir heyet görevlendirmiş durumda. CHP’nin OHAL İnceleme Heyeti üyesi ve aynı zamanda Parti Meclisi üyesi Yıldırım Kaya, Başbakanlık bünyesindeki komisyonu, Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.

Kaya, OHAL İnceleme Komisyonu’nun 17 Temmuz’a değin başvuru almamasıyla zaten hak, hukuku ve adaleti tanımayan bir süreç işletildiğini söyledi. Hükümetin süreci yavaşlatmayı amaçladığını savunan Kaya, komisyonun öncelikle açlık grevindeki eğitimciler Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın dosyalarını ele alması çağrısı yaptıklarını anımsattı. Ancak halen bunun yapılmadığını kaydeden Kaya, dolayısıyla sürecin ölümle sonuçlanacak şekilde mağduriyete yol açma ihtimali olmasına rağmen OHAL İnceleme Komisyonu’nun halen karar almadığını dile getirdi.

Hükümet cephesinden “Mağduriyetler yaşanıyor” açıklamaları geldiğini ancak bu nedenle komisyonun, iktidar partisi destekçileri açısından olumlu kararlar alabileceğini söyleyen Kaya, “Gerçek mağdurlar açısından ise kararlar alınmayabilir” görüşünde.

Bu noktada CHP’ye yapılan mağduriyet başvurularını anımsatan Kaya, “Mesela haklarındaki kamudan ihraç kararı By-Lock kullanıcı olduğu gerekçesiyle alınan kişiler var. Bu kişiler, açık ve somut şekilde savcılık ve mahkeme kararıyla By-Lock kullanmadıklarını ispat etmiş durumda ama halen bu kişiler işlerine iade edilmedi” diye konuştu.

CHP’ye son olarak Yalova’ya getirilmiş harp okulları öğrencileri ailelerince başvuru yapıldığını belirten Kaya, emir-komuta zinciriyle sokağa getirilmiş çocukların halen tutuklu bulunduğunu ifade etti.

Gerçek mağduriyetleri incelemek gerektiğini vurgulayan Kaya, CHP olarak eğer Fethullah Gülen ile gerçekten ilişki kuranlar yargılanacaksa veya cezai işlemlere maruz kalacaksa bunu her zaman destekleyeceklerini ancak bunun aksini gördüklerini anlattı. Kaya, CHP’ye 70 bin yazılı başvuru olduğunu da açıkladı.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG