Erişilebilirlik

OHAL İnceleme Komisyonu’nun Kararları Tartışılıyor


15 Temmuz darbe girişiminden beş gün sonra ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle 107 bin 175 kamu görevlisi ihraç edildi, toplam 111 bin 895 kişi hakkında tedbir işlemi gerçekleştirildi.

Hükümet ihraçlarla ilgili itirazları değerlendirmek üzere 23 Ocak 2017’de çıkarılan 685 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Başbakanlık makamına bağlı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nu kurdu.

220 personelin görev yaptığı OHAL İnceleme Komisyonu’nun bünyesinde hakim, uzman ve müfettiş toplam 80 raportör bulunuyor.

OHAL İnceleme Komisyonu 6400 başvurunun 6300’ünü reddetti

OHAL İnceleme Komisyonu, bugüne kadar yapılan 100 bin 676 itirazdan 6 bin 400’ünü karara bağladı. Komisyondan bugün yapılan açıklamada 6 bin 400 itirazdan yalnızca 100’ünün kabul edildiği belirtildi.

Böylelikle başvurusu kabul edilen kişilerin Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 15 gün içerisinde kadro unvanına uygun görevlere atanmalarının önü açılmış oldu.

Başvuruları reddedilenler ise kararın kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara 19. ve 20. İdare Mahkemeleri nezdinde iptal davası açma hakkına sahip.

Kazan: ‘OHAL Komisyonu, AİHM ve Türkiye’nin ortaklaşa kurduğu bir tuzak’

Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, kuruluşu itibariyle bağımsız olmayan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun verdiği kararların tartışmalı olduğunu söylerken, asıl eleştiri oklarını bu inceleme komisyonun kuruluşunda rol oynadığını düşündüğü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yöneltti.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Avukat Turgut Kazan, “OHAL İnceleme Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’yle Türkiye’nin ortaklaşa kurduğu bir tuzaktı. AİHM, Türkiye’den gelebilecek ağır iş yüküne karşı hiç de etik olmayan bu formülü benimsedi. Sanki Türkiye’de yeni bir başvuru yeri kurulmuş gibi kabul edildi. Çünkü ‘Türkiye’de iç hukuk yolları tamamlanmadan bize gelinemez’ ürünü olan bu formül üretildi. Bu sayede AİHM iş yükünden, Türkiye de erken mahkumiyetlerden ve ihlal kararlarından kurtulmuş oldu” dedi.

Kazan: OHAL İnceleme Komisyonu gerçek bir inceleme yeri sayılamaz çünkü idareye bağlı

Peki bundan sonra ne olacak? Kazan’a göre, OHAL Komisyonu’nda ret kararı alanlar idare mahkemelerinde haklarını arayacak.

“İdari yargıya büyük bir iş yükü gelecek. Mahkeme bu dosyalarla uğraşacak. Böylelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolu ötelenmiş oldu. Ancak burası gerçek bir inceleme yeri sayılamaz çünkü idareye bağlı. Onun bağımsızlığını benim külahıma anlatsınlar. OHAL İnceleme Komisyonu aslında dosyaları ‘bir süreliğine kaçırma’ girişimdir. Bu komisyondan hiçbir şey çıkmayacak, ya da şöyle söyleyelim çok sınırlı bir hak iadesi çıkacak.”

Avukat Aktaş: ‘Komisyon bu hızla devam ederse dosyalar ancak 22. Yüzyıl’da sonuçlanır’

Kamuoyunda Bylock üzerinden kurulan “Mor Beyin Tuzağı”nı ortaya çıkaran avukat olarak bilinen Avukat Ali Aktaş da daha fazla mağduriyetin yaratılmaması için OHAL İnceleme Komisyonu’nun karar süreçlerini hızlandırması gerektiğini söyledi.

Aktaş, “OHAL Komisyonu bu süratle giderse o dosyaların sonuçlanması 22. Yüzyılı bulur. Komisyon, halen takipsizlik ve beraat almış olanların dosyalarını neticelendiremedi. Nasıl bir motivasyonla çalışıyorlar bilmiyorum ama toplumun rahatlatılması için daha hızlı olmak zorundalar. OHAL Komisyonu’nun öncelikle ve acilen takipsizlik ve beraat alanlar ve hemen ardından da haklarında herhangi bir soruşturma olmayanların dosyalarını neticelendirmesi gerekiyor. İlk KHK ile ihraç edildikleri halde henüz haklarında herhangi bir adli işlem olmamış olan insanlar var” dedi.

OHAL İnceleme Komisyonu, haklarında 697 Sayılı KHK ile işlem yapılanların son başvuru tarihinin 12 Mart 2018 olduğunu açıkladı.

XS
SM
MD
LG