Erişilebilirlik

OHAL Gerekçesiyle Yargılamada Tek Tip Kıyafet Devri Başladı


Türkiye’de artık anayasal düzene karşı suç işlemekle itham edilen kişiler henüz haklarında suçlu olduklarına dair yargı kararı olmasa da eğer tutuklu yargılanıyorlar ise tek tip kıyafet giymek zorunda kalacak.

Türkiye Pazar gününe olağanüstü hal (OHAL) gerekçesiyle yayımlanan kanun hükmünde kararname (KHK) düzenlemeleriyle güne başladı. Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı ve 136 maddelik torba yasa özelliğindeki KHK ile pek çok yasal değişikliğe imza atıldı. Bu değişikliklerden en dikkat çekici olanı insan hak ve özgürlükleri bakımından “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevindeki hükümlü ve tutuklu bulunanlara tek tip kıyafet zorunluğu getirilmesi oldu. Tek tip kıyafet zorunluluğu, sadece anayasal düzene karşı suç işlediği kesinleşmiş yani hakkında yargı hükmü verilmiş hükümlü mahkumlara değil henüz yargılaması devam edenler için de uygulanacak. Sadece anayasal düzene karşı suç işlediğine hükmedilmiş kişilere yani hükümlü mahkumlara değil tutuklu yargılananlar da duruşmalara badem kurusu veya gri renkli tulum ile giydirilerek getirilecek.

Şimdi Türkiye’de henüz hakkında suçu kesinleşmemiş, yargı kararı verilmemiş insanlara da tek tip kıyafet zorunluğu getirilerek, hukuken ve insan hakları açısından “masumiyet karinesi”, “lekelenmeme hakkı” yani hakkında henüz hüküm verilmemiş kişilere suçlu muamelesi yapılamayacağı yönündeki hakkın ihlal edildiği tartışılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yaptığı açıklamayla tek tip düzenlemesini savundu. Erdoğan, “Bu, aslında mağdurların, mazlumların bir talebidir ve aslında bu sese bir kulak verilmesidir. Bu, Türkiye’nin kendine mahsus bir olay değil. Şu anda ABD bunu uyguluyor, dünyanın değişik yerlerinde bu uygulanıyor” dedi.

Suç niteliğine göre tulum rengi belirlenecek

KHK ile yapılan yasa değişikliği detayına bakıldığında; Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altındaki suçlar nedeniyle hüküm giymiş veya savcılık iddianamesiyle suçlanan tutuklular için tep tip kıyafet zorunluluğu uygulanacak. Buna göre; “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” ile “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan hükümlü veya bunlarla suçlanan tutuklulara badem kurusu renginde tulum giydirilecek.

“Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ortadan kaldırmaya veya TBMM’nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyan”, “Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı” suçlamaları söz konusu olduğunda ise, gri renkli tulum giydirilecek. Bunun yanı sıra “Devletin güvenliğine karşı suçlar” ile “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle örgüt üyeliği suçlamalarında da gri renkli tulum giydirilecek.

Yasal düzenlemede ayrıca kadın hükümlü ve tutuklular için tulum yerine başka biçimde bir kıyafet olabileceği de ifade edildi. Çocuklar ile hamile kadınlar için tek tip kıyafet uygulaması ise yapılmayacak.

AİHM düzenlemesi ne diyor?

Bu arada tek tip kıyafet düzenlemesi, Türkiye’nin kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHM) bakımından da aykırı olarak nitelendiriliyor. AİHM Sözleşmesi’nin 6. Maddesi “Adil Yargılanma Hakkı” başlığı altında “masumiyet karinesi” yani “lekelenmeme hakkı”nı tanımlıyor. Dolayısıyla henüz hakkında yargı kararı kesinleşmemiş tutuklulara da tek tip kıyafet giydirilmesi AHİM’in bu maddesini ihlal olarak yorumlanıyor.

AHİM Sözleşmesi’nin söz konusu 6. Maddesi

“1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin korunması veya davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde, veya davanın açık oturumda görülmesinin adaletin selametine zarar verebileceği bazı özel durumlarda, mahkemenin zorunlu göreceği ölçüde, duruşmalar dava süresince tamamen veya kısmen basına ve dinleyicilere kapalı olarak sürdürülebilir.

2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.

3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:

a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;

b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;

c) Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek;

d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek;

e) Duruşmada kullanılan dili anlama dışı veya konuşma dışı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak.”

XS
SM
MD
LG