Erişilebilirlik

Odatv Hakkında 'İdari Tedbir' Kararı


Odatv'nin internet sitesi hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 'idari tedbir' kararı yayınlandı.

Kararda, "5651 sayılı kanun kapsamında yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda alınan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 05/03/2020 tarih ve 490.05.01.2020.-935064 sayılı kararına istinaden bu internet sitesi (odatv.com) hakkında idari tedbir uygulanmaktadır" denildi.

Karar, Odatv internet sitesinin haber müdürü Barış Terkoğlu ve muhabiri Hülya Kılınç'ın tutuklanmasının ardından geldi.

Çarşamba sabah gözaltına alınan gazeteciler Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç, istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri elde etmek, istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgelerin ele geçirilmesine sebebiyet vermek ve istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçlamasıyla MİT Kanunu’nun 27. maddesine muhalefetten İstanbul Nöbetçi 4. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ertesi gün tutuklanmıştı.

Terkoğlu ve Kılınç Tutuklandı Gazeteciler Tepkili
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:41 0:00

Odatv internet sitesinin haber müdürü ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, savcıya verdiği ifadesinde suçlamaya konu olan "Sessiz sedasız ve törensiz defnedilen Libya şehidi MİT mensubunun görüntülerine Odatv ulaştı" başlıklı haberde MİT mensubunun deşifre edilmediğini zaten bu kişinin isminin İyi Parti milletvekili Ümit Özdağ tarafından açıklanmış olduğunu belirtti.

Terkoğlu: ‘‘Hukuku kendi ikballerine aracı yapanlar er ya da geç o hukukun pençesinde can çekişir’’

2011 yılında sonradan "FETÖ" adı verilecek Fetullahçı grup tarafından yine haksız yere tutuklanmış olduğunu vurgulayan Odatv haber müdürü, şimdi de yargıda etkili bir başka çevrenin kendilerini hedef aldığını söyledi.

Terkoğlu, ‘‘Bugün iktidarın içerisindeki çeteler bizi yargı eli ile yemeye karar verdiyse bugün yapacak hiçbir şeyimiz olmayabilir. Ama emin olun buradaki çığlığımız, yarınki çığlığımız, vereceğimiz mücadele bu duvarları da yıkacaktır. Gerekirse betona gömüleceğiz, ama bize bir haber bahanesi ile bu tezgahı kuran çeteye teslim olmayacağız. Gerekirse bir daha güneş yüzü görmeyeceğiz. Yargıyı kendi hesaplarına meze eden yapılanmalar ile mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Bu dava, bu savunma, bu mücadele beni yoksul bir halk çocuğu olarak alıp bu ülkenin yurttaşlarının arasına yerleştiren bu ülkeye bu Cumhuriyet'e benim borcumdur. Bu tezgahı kuranlar şunu bilsinler ki emin olun tarih göstermiştir ki hukuku kendi ikballerine aracı yapanlar er ya da geç o hukukun pençesinde can çekişir’’ dedi.

Kılınç: ‘‘Haber şehit haberidir, ancak şehidin MİT mensubu olduğunu sonradan fark ettim’’

20 yıllık gazeteci olduğunu söyleyen Manisalı gazeteci Hülya Kılınç ise ifadesinde suçlamaları reddetti.

Kılınç, ‘‘Haber şehit haberidir, ancak şehidin MİT mensubu olduğunu sonradan fark ettim. MİT mensubunun ailesi ile ben görüştüm ve görüşmek istemediklerini beyan ettiklerini de haber içeriğinde bahsettim. MİT mensubu olan şehidin haberinin yapılmasında gizlilik esasına uyulması ile ilgili olarak beyan etmek istiyorum ki, cenazeye; vatandaşların ve devlet mensuplarının da katıldığını öğrendiğim için basına aktarılmasında bir sakınca görmedim. Şehidin doğum ve ölüm yılını gösteren ve üst tarafında isminin ve soy isminin baş harflerinin olduğu resmi sosyal medyadan buldum. Şehidin cenazesinde çekilen resmi ben çekmedim. Çelenk resmini de bu resmi de sosyal medyadan buldum. Ben sadece mezarlık resmini çektim’’ dedi.

Pehlivan: ‘‘FETÖ benzeri oluşumlar devlet içinde örgütlendiği gerçeğiyle karşı karşıya kaldık’’

Dün gün boyu İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Adliye Sarayı’nda süreci takip eden Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, yönettiği sitenin yaptığı haberlerden rahatsız olan yargı içindeki bir yapının kendilerini hedef aldığını söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Pehlivan, ‘‘Açıkçası bu tutuklamanın kaba tabirle, milli mutabakat tutuklaması olduğunu düşünüyorum. Odatv’nin başında olduğum 13 yıl boyunca sadece ve sadece gerçeklere biat ettik. Dün Fetullahçıların F’sini söylemekten korkanlar varken biz ‘Devlet içinde Fetullahçı Gladyo yükseliyor, bu ülkede darbe yapacaklar, insanları kumpaslarla hapse atıyorlar' diye onlarca yüzlerce haber yaptık. Bunun bedelini de Silivri Cezaevi’ne girerek ödedik. ‘15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra Fethullahçılardan boşalan koltuklara kimler oturtuluyor?’ sorusunun peşine düştüğümüzde, FETÖ benzeri oluşumların devlet içinde örgütlendiği gerçeği ile karşılaştık. Barış Terkoğlu da hem Odatv’deki haberlerde hem Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde bunu ciddi anlamda irdelemeye başladı. O kliklerin, o yapıların özellikle yargıdaki yapıların, işte İstanbul grubu deniyor, Pelikan grubu deniyor vesaire. Onların haberlerini yazılarını yaptıkça onların tepkilerini çekti, radarlarını çekti’’ dedi.

Pehlivan: ‘‘Bizim gazetecilik aşkımız gazetecilik merakımız, hapislerle, ölümlerle, tehditlerle önlenemez’’

Libya’da ölen MİT mensubunu deşifre etmediklerini, o kişiye ait birçok bilginin ve fotoğrafın daha önceden yayınlanmış olduğuna belirten Pehlivan, Odatv’ye dönük operasyonun devam edebileceğini ima etti.

Barış Pehlivan, ‘‘Biz gazeteciliği seçerken, gazetecilik yaparken yakın Türkiye tarihini bilen insanlarız. Bu ülke, Uğur Mumcuları gördü. Ahmet Taner Kışlalıları gördü. Hrant Dinkleri gördü. Metin Göktepeleri gördü. Ape Musaları gördü. Necip Hablemitoğullarını gördü. Yazarken yazdıkları nedeniyle başına gelen insanları gördü. Onun için yazarken tutuklanmak, cezaevine konmak, operasyona uğramak bizim şerbetli olduğumuz konular. Bunlar mesele değil. Biz zaten her zaman bu riskleri her zaman ensemizde hisseden insanlarız. Biz buna rağmen o korku duvarını aşıp gazetecilik yapmaya çalışıyoruz. Bundan sonra bir şey olur mu? Bunda bir şey yok ki bundan sonra bir şey olsun. Ha olmaz mı? Olur. Dün nasıl biz Silivri duvarlarını aşarak gazetecilik yaptıysak, tahliye olduğumuzda gerçekleri yazmaya devam ettiysek, ‘nerede kaldık’ demişsek cezaevinde Barış’la birlikte birbirimizi görmeden Sızıntı kitabını yazdıysak, yine yazarız. Yine girer yine çıkar yine yazarız. Bundan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz ki. Bizim gazetecilik aşkımız gazetecilik merakımız, hapislerle, ölümlerle, tehditlerle bir şekilde önlenebilecek mesele değil’’ dedi.

Pehlivan: ‘‘Çok önemli devlet yöneticileri ve AKP yöneticileri bu operasyondan rahatsız’’

Odatv Genel Yayın Yönetmeni, Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç’ın tutuklanmalarının ardından çok sayıda devlet ve AKP yetkilisinin kendisini arayarak ya da mesaj göndererek destek verdiğini ifade etti.

Pehlivan, ‘‘Fethullahçıların daha egemen olduğu 2011 Türkiye’sini düşündüğümüzde ve bugünle karşılaştırdığımızda, devletin tek vücut olmadığını görüyorum. Bu tutuklamadan, bu operasyondan rahatsız olan çok önemli devlet yöneticileri olduğunu birebir biliyorum. Çok önemli AKP yöneticilerinin olduğunu birebir biliyorum. Çok önemli yargıdan insanlar olduğunu birebir biliyorum. Zaten Türkiye’de iyi şeyler oluyorsa biraz da onların ellerini taşın altına koyması ve onların aslında hala var olmasından kaynaklıdır. Bu anlamda umutluyum. Tek mesele, seslerini daha yüksek dile getirmeleri gerekiyor. Daha fazla insana anlatmaları gerekiyor. Sadece bize telefonla ya da mesajla destek vermemeleri gerekiyor. Çünkü ortak bir derdimiz var biz bu topraklarda mutlu yaşamak istiyoruz. Bu topraklarda gerçeğin peşinde olmak istiyoruz’’ diye konuştu.

TGC: ‘‘Halkın haber alma kanallarının yasaklarla, devlet sırrı kavramlarıyla tıkanmasını kabul edilemez buluyoruz’’

Terkoğlu ve Kılınç’ın tutuklanmasına hem gazeteci örgütlerinden hem de siyasi parti temsilcilerinden tepki geldi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), iktidarın haber yapan gazeteciler üzerindeki baskısını gözaltı ve tutuklamalarla sürdürmesine tepki gösterirken tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

TGC’den yapılan açıklamada, ‘Meslektaşlarımızın tutuklanmasını protesto ediyoruz. Haberi halkla paylaştığı için gazeteci suçlanamaz, gazeteci hakkında dava açılamaz. Gazeteci tutuklu yargılanamaz. Gazeteciler yazılarından, çizdiklerinden, yorumlarından ötürü gözaltına alınmasın, tutuklanmasın istiyoruz. Halkın haber alma kanallarının yasaklarla, devlet sırrı kavramlarıyla tıkanmasını kabul edilemez buluyoruz. İktidar ve muhalefete cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 84 gazetecinin de bir an önce serbest bırakılması ve Türkiye’nin gazetecilik konusunda ayıplı ülke statüsünden çıkarılması için çağrı yapmaya devam ediyoruz” dendi.

TGS: ‘‘Gazetecilik suç değil kamusal bir görevdir’’

Son bir haftada 20’ye yakın yerli ve yabancı gazetecinin gözaltına alındığını, bunlardan üçünün tutuklandığını dile getiren Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ise gazetecilerin halkın gerçekleri öğrenebilmesinin güvencesi olduğunu belirtti.

TGS’den yapılan açıklamada, ‘‘1 haftada 20 gazeteci gözaltına alındı, gözaltı değil gözdağı. Gazeteciler İdris Sayılgan ve Alptekin Dursunoğlu tutuklandı. İdris Sayılgan, tutukluluğuna yapılan itirazın ardından serbest bırakıldı. Yine yaptıkları haberler nedeniyle gazeteci Barış Terkoğlu ile Hülya Kılınç da tutuklandı. Sınır hattında yaşanan insanlık dramının kamuoyuna duyurulmasını engellemek isteyenler, yine gazetecileri hedef aldı. Neden gazetecileri sürekli gözaltına alarak halkın doğru bilgilenme hakkını engelliyorsunuz? Gazetecilik suç değil kamusal bir görevdir’’ dendi.

Öztrak: ‘‘Basına baskı yaparak bir takım haberlere karartma uygulayarak bu işlerin sorumluluğundan kurtulamazsınız’’

Bugün parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak da gazetecilere gözdağı verildiğini ifade etti.

Öztrak, “Meclis’te söylenmiş sözler var. Bir milletvekili bu olayı anlatıyor. Barış Terkoğlu da o olayı anlatıyor. Terkoğlu o olayı anlattığı için tutuklanıyor. Bir başka gazeteci arkadaşı Hülya Kılınç da tutuklanıyor. Basına baskı yaparak bir takım haberlere karartma uygulayarak bu işlerin sorumluluğundan kurtulamazsınız. Bu hareketi şiddetle kınıyoruz, bundan bir an önce geri dönülmesini bekliyoruz. Bu başka şeylerin habercisidir. Saray iktidarı İdlib üzerinden demokrasimize yeni bir darbe yapmaya hazırlanmaktadır. FETÖ taktikleri ile Barış Terkoğlu ve Hülya Hanım’ın tutuklanarak gazetecilere gözdağı verilmeye çalışılması, genel başkanımıza hakaretler, Engin Özkoç’a saldırılması, İdlib’in siyasi hedefinin dışarıya değil içeriye dönük olduğunu açık seçik göstermektedir’’ dedi.

XS
SM
MD
LG