Erişilebilirlik

3 Ocak Amerikan Basınından Özetler


3 Ocak Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:33 0:00

Washington Post, İran Devrim Muhafızları bünyesindeki Kudüs Gücü'nün Komutanı Kasım Süleymani'nin Amerikan hava saldırısı sonucu öldürülmesinin Amerika ve İran arasındaki gerginlikleri arttıracağını ve şiddetin bölge dışına taşacağını bildiriyor. Habere göre saldırı emrinin Trump'tan geldiğini söyleyen Savunma Bakanı Mark Esper, yaptığı açıklamada, Pentagon'un yüzlerce Amerikalı'nın ölümünden sorumlu olan ve Ortadoğu'daki birçok silahlı grupla yakın bağı bulunan Süleymani'ye karşı ”kararlı savunma hamlesinde” bulunduğunu kaydetti. Süleymani'nin aktif olarak Irak ve bölge genelinde Amerikalı diplomat ve askerlere yönelik saldırı planı yaptığını kaydeden Esper, Süleymani'nin öldürülmesinin amacının İran'ın gelecekteki saldırı planlarının engellenmesi olduğunu söyledi. Gazete, Süleymani'yle birlikte İran destekli Halk Seferberlik Güçleri lideri Ebu Mehdi el Mühendis'in de öldürüldüğü ayrıntısını aktarıyor. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, saldırıyı ”uluslararası terör eylemi” olarak niteledi ve Amerika'nın ”serseri maceraperestliğinin tüm sonuçlarının sorumluluğunu yükleneceğini’ söyledi. Öte yandan gazete, Trump Yönetimi'nin daha önce Tahran'ın vekalet savaşlarına verdiği desteğe karşı sert tavır alacağını açıklamasına rağmen İran'ın güvenlik düzenine mensup bu seviyede bir liderinin öldürülmesinin birçok uzman için sürpriz olduğunu kaydediyor. Obama Yönetimi'nin Ortadoğu politikası sorumlularından Ilan Goldenberg, Süleymani'nin öldürülmesini bölgede oyunun kurallarını değiştirecek bir hamle olarak niteledi. Goldenberg, İran'ın intikam peşinde olacağını, hatta üst düzey Amerikalı yetkilileri hedef alabileceğini, şiddetin Irak, Lübnan ve diğer ülkelere yayılabileceğini söyledi. Ancak uzmana göre Trump Yönetimi ne yazık ki bir sonraki adımların ne olacağını ya da bölgesel savaşı önlemek için ne yapması gerektiğini düşünmüş değil.

New York Times ise Avustralya'nın özellikle güneydoğusundaki New South Wales eyaletinde devam eden orman ve çalı yangınlarıyla ilgili haberi aktarıyor. Habere göre New South Wales'taki yangınlar, ülkenin yangınla mücadele kaynaklarının sınırlarını zorluyor. Henüz yangın sezonunun başı olduğunu hatırlatan gazete, bölgedeki yangınların şimdiden Avustralya tarihinin en yıkıcı felaketi haline geldiğini kaydediyor. Öte yandan yetkililer, ülkenin güney bölgelerinde haberleşmenin aksaması ya da tamamen kopması nedeniyle yerel halkın Victoria eyaletindeki tahliye emrinden haberdar olup olmadığının anlaşılamadığını söylüyor. Ancak yanan ağaç ve elektrik hatlarının yollara düşmesi ulaşımı engellediği için birçok noktada tahliye emrine uymak zaten mümkün olmuyor. Avustralya'daki yangınlar şimdiye kadar 18 can aldı. Binden fazla konut kül olurken sayısız hayvan yaşamını yitirdi, ülkenin çiftlikler, okaliptüs ormanları, dağlar, göller ve tatil yöreleriyle kaplı Büyük Okyanus kıyısı büyük tahribat yaşadı. Son dört ayda 15 milyon hektarlık alan yandı. Ülkede halen devam eden yüzden fazla yangın henüz kontrol altına alınmış değil. Öte yandan yangınlar, Başbakan Scott Morrison'a yönelik öfkeyi de körüklüyor. Bunun nedeni, Morrison'un küresel ısınmayla mücadele etmek için alınması gereken önlemlere karşı çıkması ve itfaiyecileri ilave ödenek ayrılmasını reddetmesi.

Wall Street Journal ise Endonezya'nın başkenti Cakarta ve banliyölerinde şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinin, yükselen deniz seviyelerinden en çok etkilenecek mega kentlerden biri olan Cakarta'yı kurtarmanın zorluklarını bir kez daha gözler önüne serdiğini yazıyor. Habere göre Yılbaşı'nda başlayan şiddetli yağmur ve fırtına, Cakarta'nın drenaj kanallarını doldurdu ve sel bentlerini etkisiz hale getirdi. Sel nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı bu sabah itibarıyla 43 olarak kaydedildi. Dünya Bankası tahminlerine göre 30 milyon insanın yaşadığı Cakarta ve civarının yüzde 40'ı, şimdiden deniz seviyesinin altına inmiş durumda. Kentte yaşayanların günlük kullanım için yeraltı sularını pompalaması, yüzeydeki karanın deniz seviyesinden aşağıya çekilmesine neden oluyor. Bu da sel sularının denize akmasını engelliyor. Suların drenaj kanallarına aktarılması içinse çok sayıda pompa kullanılıyor. Ancak pompalama işlemi tamamlanmadan çevredeki tepelik bölgelerden kente sel sularının akın etmesi, drenaj sistemini çökertiyor. Uzmanlar, tepelik bölgelerdeki ağaçların kesilmesi nedeniyle su tutulmasını engellediğini, böylelikle civardaki sel sularının da Cakarta'ya aktığını kaydediyor.

XS
SM
MD
LG