Erişilebilirlik

16 Ocak Amerikan Basınından Özetler


16 Ocak Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:48 0:00

Amerikan gazeteleri bugünkü ana sayfalarında Kenya’nın başkenti Nairobi’nin merkezinde bulunan lüks bir otel ve iş merkezi kompleksine düzenlenen ve en az 14 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırının ayrıntılarına yer veriyor.

Washington Post, Doğu Afrika’nın ticaret ve finans merkezi olarak bilinen Nairobi’de beş buçuk yıl aradan sonra düzenlenen terör saldırısının, güvensizlik hissinin bölgeye geri döndüğü anlamı taşıdığını yazıyor. Gazete, saldırının hedefi olan otele çok yakın olan bir alışveriş merkezine 2013 yılında düzenlenen saldırıda 70 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatıyor. Habere göre Nairobi’deki otel ve iş merkezi kompleksine yönelik saldırı, otelin girişinde bir intihar eylemi olarak başladı. Kenya İçişleri Bakanlığı’ndan bu sabah yapılan açıklamada ise kompleks içindeki tüm binaların emniyet altına alındığı, tüm tehdit unsurlarının bertaraf edildiği bildirildi. Ölenler arasında bir Amerikan vatandaşının da bulunduğu saldırının sorumluluğunu Somali merkezli terör örgütü El Şebab üstlendi. Tayland menşeli bir zincire ait olan kompleks, aralarında Visa ve Shell’in de bulunduğu birçok uluslararası firmanın Kenya temsilciliklerine ev sahipliği yapıyor. Konferans salonları ve bir alışveriş merkezini de bünyesinde barındıran kompleks, düne kadar Nairobi’nin en güvenli noktalarından biri olarak kabul ediliyordu.

Washington Post bugün ayrıca Amerikan hükümetinin neredeyse bir aydır kapalı olması nedeniyle bir zamanlar istikrarlı ve güvenceli olarak kabul edilen devlet memurluğunun eski itibarını yitirmeye başladığını yazıyor. Habere göre çok sayıda Amerikalı, özel sektörde daha çok para kazanabilecekken sağlık sigortası ve emeklilik güvencesi edinmek, kurumsal hayatın gergin ve hızlı tempolu ortamından uzak kalmak, kar hırsı peşinde koşmak yerine kamuya hizmet etmek gibi avantajlarından ötürü devlet memurluğunu tercih ediyordu. Ancak hükümetin neredeyse bir aydır kapalı olması ve ne zaman açılacağına dair en küçük bir ipucu dahi bulunmaması, devlet memurluğunun cazibesini yitirmesine ve iyi eğitimli, kalifiye Amerikalılar’ın önceliklerini yeniden gözden geçirmelerine yol açıyor. Öte yandan gazete, bazı anketlere göre hükümetin kapanmasıyla ortaya çıkan krizden bağımsız olarak, Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana devlet memurları arasında moral düşüşü yaşandığını belirtiyor. Vanderbilt Üniversitesi’nden siyaset bilimci David Lewis, Trump’ın hiçbir kanıt olmadan federal devlet memurlarının hükümetine karşı çalıştığı şeklindeki iddialarının da kamu çalışanlarının yaşadığı moral bozukluğuna katkıda bulunduğunu söylüyor.

New York Times ise İngiltere Başbakanı Theresa May’in desteklediği Brexit planının İngiliz Parlamentosu’nda 202’ye karşı 432 oyla reddedildiğini bildiriyor. May’in küçük düşürücü bir yenilgiyle karşılaştığını kaydeden gazete, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışına on hafta kala ülkenin daha büyük bir siyasi karmaşaya sürüklenebileceği öngörüsünde bulunuyor. Habere göre May’in parlamentoda aldığı mağlubiyet, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden nasıl çıkması gerektiğine ilişkin bir plan arkasında birlik oluşturmayı başaramamasının en net göstergesi. Başbakan olduğundan beri sağlık hizmetleri ve konut gibi sosyal meseleleri bir kenara bırakıp sadece Brexit planına odaklanan May’in parlamento yenilgisinin İngiltere içindeki bölünmeleri de hızlandırıp derinleştireceği öngörülüyor. İngiltere’nin 28 ülkenin üye olduğu Avrupa Birliği’nden herhangi bir anlaşma olmadan çıkması ise ülkenin ekonomik durgunluğa girmesi anlamına gelebilir.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın Jeff Sessions’dan boşalan Adalet Bakanı koltuğuna aday gösterdiği William Barr’ın Senato Yargı Komisyonu’ndaki onay süreci kapsamında verdiği ifadenin ayrıntılarını aktarıyor. Gazete, Barr’ın senatörlere, Rusya soruşturmasını yürüten özel yetkili savcı Robert Mueller’ın soruşturmayı tamamlamasına izin vereceğini söylediğini bildiriyor. Habere göre George H.W. Bush döneminde de 1991-1993 yılları arasında Adalet Bakanı olarak görev yapan William Barr, verdiği ifadede, Başkan Trump’dan bakanlığı siyasi amaçlar için kullanma yönünde gelecek her türlü baskıya direnç göstereceğini kaydetti. Senato’dan onay almasına kesin gözüyle bakılan Barr, yaşı ve deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, muhakeme becerisinde bulanıklığa yol açacak hiçbir siyasi emeli olmadığını belirtti. 68 yaşındaki Barr, “Adalet Bakanlığı’nın bağımsızlığını ve itibarını korumak için gereken liderlik vasıflarını sergileyecek bir dönemeçteyim. İster Kongre’den gelsin ister Başkan’dan, yanlış olduğunu düşündüğüm bir adımı atmaya zorlanmayacak, doğru bildiğimi yapacağım,” şeklinde konuştu. Rusya soruşturmasını yürüten Robert Mueller’ın cadı avına çıktığını düşünmediğini vurgulayan Barr, Mueller’ın nihai raporunun sonuçlarının kamuoyuna açıklanması meselesiyle ilgili soruları da yanıtladı. Raporun bulgularının “gizli” nitelikli olacağının altını çizen Barr, gizlilik kuralları çerçevesinde elinden geldiğince şeffaf olmaya çalışacağını, Beyaz Saray’ın raporda değişiklik yapmasına izin vermeyeceğini söyledi.

XS
SM
MD
LG