Erişilebilirlik

31 Ocak Amerikan Basınından Özetler


31 Ocak Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:53 0:00

Washington Post, Senato'nun azil duruşması çerçevesinde Başkan Trump'ın kendi siyasi çıkarı için Ukrayna Devlet Başkanı'na Biden ailesi hakkında soruşturma açması için baskı yaptığı suçlamalarıyla ilgili kritik ifadelerde bulunabilecek tanıkları dinleyip dinlemeyeceğine ilişkin oylamayı bugün yapacağını yazıyor. Gazete, Maine eyaleti Senatörü Susan Collins'in dün parti çizgisinden çıkarak tanık ifadelerinin alınması yönünde oy vereceğini açıkladığını, Senato'dan bu yönde ”evet” oyu çıkması için üç Cumhuriyetçi senatörün daha Collins'e katılması gerektiğini kaydediyor. Utah Senatörü Mitt Romney ve Alaska Senatörü Lisa Murkowsky de ifadelerin alınmasına yeşil ışık yakabileceklerinin sinyalini veren Cumhuriyetçiler. Habere göre Tennessee Senatörü Lamar Alexander'ın dün gece Senato'daki yargı sürecini sonlandırmaya hazır olduğunu açıklaması ise ibrenin Cumhuriyetçiler lehine dönmesine neden oldu. Senato'da 50'ye 50 oy eşitliği olması durumundaysa duruşmanın yargıcı Anayasa Mahkemesi Başkanı John G. Roberts, eşitliği bozacak oyu kullanabilir. Ancak Roberts'ın siyasi açıdan bu kadar hassas bir konuya taraf olması beklentileri oldukça az. Kimi Cumhuriyetçiler ise Trump'ın beraatiyle sonuçlanacak oylamanın bir an önce tamamlanmasını talep ediyor. Senato'da 53 sandalyesi bulunan Cumhuriyetçi Parti'nin Trump'ı aklaması için sadece 34 oya ihtiyacı var. Demokratlarsa beraat kararı çıksa bile Trump'ı soruşturmaya devam edeceklerini söylüyor ve hakkındaki soruşturmaların, seçmenlerin Kasım'daki başkanlık seçiminde verecekleri karar üzerinde etkili olmasını umuyor.

Wall Street Journal ise Dünya Sağlık Örgütü'nün Çin'de patlak veren corona virüsü salgını nedeniyle dün küresel acil kamu sağlığı durumu ilan etmesiyle ilgili haberi aktarıyor. Gazete, Amerika'daysa virüsün insandan insana bulaştığı ilk vakanın doğrulandığını, böylelikle Amerika'daki vaka sayısının altıya çıktığını kaydediyor. Ancak yine de Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi CDC, corona virüsünün Amerika'da oluşturduğu riskin son derece düşük olduğunu belirtiyor. Öte yandan Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Çin'e yaptığı seyahat uyarısını en üst seviyeye çıkararak güncelledi ve Amerikalılar'a ”Çin'e seyahat etmeyin” çağrısında bulundu. Kamu sağlığı yetkilileri, Dünya Sağlık Örgütü'nün küresel acil kamu sağlığı ilanının virüsün yayılmasını önlemek için kaynakların daha etkili şekilde seferber edilmesine yardımcı olacağını söyledi. Ancak örgütün tavsiyeleri, hukuki açıdan bağlayıcı değil. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı ise dün alınan acil durum kararının Çin aleyhine verilen bir ”güvensizlik oyu” olmadığının altını çizdi ve virüsün yayılmasını önlemek için gösterdiği olağanüstü çabalardan ötürü Çin'i övdü. Dünya Sağlık Örgütü, uluslararası acil durum ilan etme yetkisini 2005 yılında elde etti. Örgüt o zamandan bu yana 2009'de domuz gribi, 2014'te çocuk felci, 2016'da Ebola ve Zika salgınları ve 2019'da yine Ebola tehlikesi olmak üzere sadece beş kez bu yetkiyi kullanmıştı.

New York Times ise Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan corona virisü salgını nedeniyle bazı ülkelerde Çin karşıtı hislerin yükselişe geçtiğini yazıyor. Habere göre Japonya'da ”Çinliler Japonya'ya gelmesin” hashtag'inin Twitter'da üst sıralara yerleşmesi, on binlerce Singapurlu'nun Çin vatandaşlarının ülkeye girişinin yasaklanması için imza kampanyası başlatması, Hong Kong, Güney Kore ve Vietnam'da iş yerlerinin Çinli müşteri istemediklerini ilan etmesi, bu düşmanlığın birkaç örneği. Gazete, Fransa'da bir yerel gazetenin ”Sarı Uyarı” manşeti atması ve Kanada'nın Toronto kentinde Çin'den yeni dönen bir ailenin çocuklarının okuldan uzak tutulması çağrıları da Çin karşıtlığının ve yabancı düşmanlığının küresel çapta arttığını gösteriyor. Çin'in küresel ekonomik ve askeri güç olarak Uzakdoğu'daki komşularını ve Batı'daki rakiplerini tedirgin ettiği bu dönemde patlak veren salgın, Çin halkına yönelik üzeri örtülü bağnazlık ve önyargıların gözle görülür hale gelmesine yol açtı. Gazete, salgın korkusuyla yabancı ayrımcılığı arasındaki sınırı belirlemenin her zaman kolay olmadığını, ancak kimi önlemlerin ırksal ya da etnik profilleme anlamına geldiğini kaydediyor. Vietnam ve Hong Kong'da restoranların kapılarına Çinliler'e hizmet vermeyecekleri belirten yazılar asmaları, Japon Twitter kullanıcılarının Çinliler için ”pis biyoteröristler” yakıştırması yapması, bunun örnekleri. Öte yandan siyaset bilimci Koichi Nakano, Çin Hükümeti'nin milyonlarca insanı karantinaya alma uygulamasının, başka ülkeleri, aşırıya kaçacak önlemlere başvurmaları için cesaretlendirdiği yorumu yapıyor.

XS
SM
MD
LG