Erişilebilirlik

25 Ocak Amerikan Basınından Özetler


25 Ocak Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:29 0:00

25

ABD’de basın Milli Olimpiyat Jimnastik Takımı'nın ve Michigan State Üniversitesi'nin doktoru Larry Nassar'ın 25 yıl boyunca 160'tan fazla sporcuya cinsel tacizde bulunmak gerekçesiyle en az 40, en fazla 175 yıl hapis cezasına çarptırıldığı haberine geniş yer ayırıyor.

Davanın görüldüğü Lansing kenti, Michigan eyaletinde. Eyaletin en eski ve en yüksek tirajlı gazetesi Detroit Free Press, Doktor Nassar'ın davasının görüldüğü mahkeme salonunda ifade veren ve Nassar'a suçlama yönelten kadın sporcuların adlarını ana sayfasına taşımış. Ana sayfasında bugün sadece bu habere yer veren gazete, yıllar boyunca uğradıkları tacizi kamuoyu önünde açıklayan bu sporcuların hepsini ”cesaret timsali” olarak tanımlıyor. Gazete ayrıca Nassar'a ”Ölüm fermanını imzaladım” şeklinde hitap eden Yargıç Rosemarie Aquilina'nın dava nedeniyle tüm Amerika'nın dikkatini üzerinde topladığını yazıyor. Habere göre Yargıç Aquilina, Nassar'ın tacizine uğrayan sporculara mahkeme salonunu açıp başlarından geçenleri anlatmalarına olanak tanıyarak, sporcuların geleceğe yönelik iyileşme sürecinin de başlamasında büyük rol oynadı.

New York Times da ana sayfasında Nassar'ın aldığı rekor hapis cezasıyla ilgili habere yer veriyor. Gazete bugünkü başyazısını da bu konuya ayırmış. Gazete, ”Larry Nassar'ı Cezalandırmak Sadece Bir Başlangıç” başlıklı yazıda şu ifadelere yer veriyor: ”Bazıları 6 yaşından itibaren Nassar'ın tacizine uğrayan jimnastikçiler, yardım için el uzattıkları yetkililerin harekete geçmemesi yüzünden çaresiz kaldı. Bu kişiler de en az Nassar kadar suçlu. Amerikan Jimnastik Federasyonu yöneticilerinin, Nassar'a yönelik suçlamaları yıllar boyu gözardı ettikleri ortaya çıktı. Hatta Nassar dışında bazı tacizci antrenörlere yönelik suçlamaların da örtbas edildiği öğrenildi. Federasyon başkanı ile iki yöneticisinin ve Michigan State Üniversitesi Başkanı'nın istifa etmeleri sadece bir başlangıç, ama yeterli değil. Amerikan Olimpiyat Komitesi de Nassar vakası karşısında harekete geçmekte gecikti. Öyle görünüyor ki olimpiyat takımının, Amerikan jimnastik programının ve bir üniversitenin itibarını korumak, bu yetişkinler için çocukları korumaktan daha değerliymiş.”

New York Times'ın bir başka ana sayfa haberiyse Başkan Trump'ın Amerika'ya çocukken aileleri tarafından kaçak olarak getirilen gençlere vatandaşlık hakkı tanıma fikrine açık olduğunu bildirmesiyle ilgili. Gazete, Başkan Trump'ın bir kez daha önceki açıklamaları ve yönetiminin mesajıyla ters düşerek, belirli bir süre zarfında kamuoyunda ”hayalperestler” olarak bilinen 700 bin kaçak gence vatandaşlık yolunun açılabileceğini söylediğini yazıyor. Habere göre Trump'ın kaçaklara vatandaşlık hakkı tanıma konusundaki fikirlerinin tam olarak ne olduğunu anlamak, giderek zorlaşıyor. Bunun nedeni, Trump'ın bir yandan 5 Mart'ta süresi dolacak DACA uygulamasından yararlanan kaçak gençlere sempatiyle bakması, ancak diğer yandan da göçmenlik konusunda sert bir tutum izlemesi. Başkan'ın göçmenlik konusunda esnek davranabileceğinin işaretini vermesi, gazeteye göre Beyaz Saray'ın bir kez daha panik havası yaşamasına neden oldu. Yetkililer, dün yapacakları açıklamayı bugüne erteleyerek, Trump'ın Davos'a gitmeden önce sarfettiği çelişkili sözleri, Beyaz Saray'ın göçmenlik politikası çerçevesine nasıl oturtmaları gerektiğini planlamaya başladı. Trump yönetiminin çelişkili uygulamalarından biri de Başkan'ın hayalperestlere göz kırpmasına rağmen Adalet Bakanlığı'nın kaçaklara kucak açtıkları için ”sığınak” olarak tanımlanan 23 kentten, kaçaklara ait verileri gizlemediklerine ilişkin belge talebinde bulunması oldu. Gazete, Adalet Bakanlığı'nın bu kentlerin üzerine gitmek için attığı bu son adım karşısında Demokrat Partili bazı belediye başkanlarının, Trump'ın Beyaz Saray'daki belediye başkanları toplantısı davetini boykot ettiklerini bildiriyor.

Washington Post ise Başkan Trump'ın avukatlarını şaşkınlık içinde bırakacak bir adım atarak Rusya soruşturmasını yürüten özel savcı Robert Mueller'a ifade verebileceğini söylediğini bildiriyor. Habere göre Trump, yemin ederek Mueller karşısında ifade vermeyi ”sabırsızlıkla beklediğini” ve bunun önümüzdeki iki ya da üç hafta içinde gerçekleşebileceğini söyledi. Trump, bu sözleri, avukatlarının tam da Mueller'ın ekibiyle olası bir görüşmenin ayrıntılarını müzakere ettiği sırada sarfetti. Oysa gazeteye göre avukatları, hukuki açıdan bir dezavantaj oluşturacağı için kendi bilgileri haricinde soruşturmayla ilgili olarak Twitter mesajı paylaşmaması ya da herhangi bir açıklamada bulunmaması için Trump'ı sıkı sıkı tembihlemişti. Washington Post, Mueller'la görüşme konusunda istekli olduğu şeklindeki açıklamasının, Trump'ın her türlü zor durumdan konuşarak sıyrılabilmek gibi adeta doğaüstü bir özgüvene sahip olmasından kaynaklandığı yorumu yapıyor. Trump kamuoyu önünde şeffaflığı destekliyor gibi görünüp, perde arkasında ayak diretebilir, bazı engeller çıkarabilir ya da Mueller'ın kabul etmeyeceği şartlar öne sürebilir. Gazete, geleneksel bir politikacının verdiği sözler karşısında adeta köşeye sıkışıp, sözlerini eyleme geçirmek zorunda kalacağını hatırlatıyor. Ancak Washington Post, Trump'ın adeta ünlü sihirbaz Houdini'yi akıllara getirecek bir hünerle, verdiği taahhütlerden sıyrılmaya çalıştığının daha önce de birçok kez örneğini sergilediğini yazıyor. Rusya soruşturması ise Trump'ın daha önce kendini içinde bulduğu bazı başka bataklıklara benzemiyor. Gazete, ayak direttiği takdirde ABD kamuoyunun Başkan'ın bir şeyler gizlemeye çalıştığı izlenimine kapılacağı öngörüsünde bulunuyor.

XS
SM
MD
LG