Erişilebilirlik

Yeni bir araştırma 1942 sonrası doğanların obezite olasılığını arttıran bir genden etkilenme olasılıklarının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Ulusal Bilimler Akademisi Tutanakları dergisinde yayınlanan araştırmaya Harvard Tıp Fakültesi ve Massachusetts General Hospital’dan bilim insanları katıldı

Daha önceki çalışmalarda FTO genindeki farklılıkların obeziteyle bağlantılı olduğu görülmüştü. Araştırmacılar bu gen ve yüksek kalorili, yağlı yiyeceklerin yanı sıra Amerika’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında giderek büyüyen porsiyonların insanların bir önceki nesilden daha kilolu olma olasılığını arttırdığını belirtiyor.

Genetik ve çevre faktörleri arasındaki bağlantıyı araştıran grup Framingham Kalp Araştırması’na katılan kişileri incelemiş. Bu proje kapsamında,Massachusetts eyaletinin Framingham kentinde 10 binden fazla kişinin sağlığını uzun seneler boyunca gözlem altına almıştı.

Araştırmacılar, ebeveynlerin ve çocukların beden kitle endeksini mercek altına aldı. Araştırma başladığında çocuk olan 5 binden fazla kişinin 3’te 2’sinin DNA haritası çıkarılmış. Böylece araştırmacılar hangi ailelerin aşırı kiloya neden olan genetik çeşide sahip olduğu incelenebilmiş.

Beden kitle endekslerini araştırmadaki kişilerin doğum yıllarıyla karşılaştıran araştırmacılar 1942 senesi öncesi doğanlarda gen ve obezite oranı arasında bir ilişki görmemiş. Ancak bu seneden sonra doğanlarda FTO varyasyonu ve obezite arasında kuvvetli bir bağlantı gözlemlenmiş.

Uzmanlar araştırmaların belli bir obezite geninin kendiliğinden şişmanlığa neden olmadığının daha belirgin bir biçimde ortaya konulduğunu söylüyor. Ancak genler ve kötü beslenme ve de hareketsiz yaşam gibi çevre faktörleri birleştiğinde şişmanlık ve obezite oranları yükseliyor.

XS
SM
MD
LG