Erişilebilirlik

24 Nisan Amerikan Basınından Özetler


24 Nisan Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:29 0:00

Washington Post, Sri Lanka’da Paskalya günü kilise ve otellere düzenlenen eşgüdümlü terör saldırılarının sorumluluğunu üstlenen IŞİD’in Irak ve Suriye’de eskisi gibi toprak egemenliği olmasa da hala sınırları dışında şiddet eylemlerine girişme kapasitesine sahip olduğunu kanıtladığını yazıyor. Gazete, topraksız bir IŞİD’in bile hala saldırı düzenleyerek etkisini gösterdiğini ve müritlerine ilham kaynağı olduğunu kaydediyor. Habere göre saldırıların sorumluluğunu üstlenen IŞİD’den yapılan açıklamada “kardeşlerimiz” olarak tanımlanan militanların Hıristiyanları ve “koalisyon ülkelerini” hedef aldıkları bildirildi. Öte yandan Sri Lankalı yetkililer, saldırılarda Ulusal Tevhid Cemaati adlı yerel bir İslamcı örgütün parmağı olduğunu kaydediyor. Ancak Amerikalı yetkililer, Amerikan istihbarat dairelerinin, şimdiye kadar büyük bir saldırı düzenlememiş olan örgütü hemen hemen hiç bilmediğini belirtiyor. Ulusal Tevhid Cemaati’nin Pazar günkü saldırılardan önce bilinen en ciddi eylemi, Budist tapınaklarının tahrip edilmesi. Ancak gazetenin görüşlerine başvurduğu terör uzmanı Rita Katz, IŞİD’in dünyanın dört bir yanındaki köktendinci hareketlerden militan toplayarak küresel terör ağını kurduğuna dikkat çekiyor.

Los Angeles Times ise Anayasa Mahkemesi’ndeki muhafazakar yargıçların, Trump Yönetimi’nin 2020 yılında yapılacak nüfus sayımına vatandaşlıkla ilgili bir sorunun eklemesi planını desteklediğini yazıyor. Gazete, Amerika’da on yılda bir yapılan nüfus sayımına sayılanların Amerikan vatandaşı olup olmadığıyla ilgili sorunun eklenmesinin siyasi bir tartışma konusu haline geldiğini hatırlatıyor. Habere göre Anayasa Mahkemesi yargıçları, nüfus sayımına vatandaşlık maddesinin eklenmesi üzerinde ideolojik çizgiler doğrultusunda bölünmüş durumda. Mahkemenin Cumhuriyetçi başkanlar tarafından atanan muhafazakar yargıçları, Trump Yönetimi’nin vatandaşlık sorusunun nüfus sayımına eklenmesi ısrarını destekliyor. Demokrat başkanların atadığı dört liberal yargıçsa bunun, Demokrat Parti’yi destekleyen eyaletlerde yaşayanların sayısını az göstermeye yönelik bir plan olduğunu savunuyor. Başta California eyaleti olmak üzere çok sayıda göçmenin yaşadığı Demokrat eğilimli eyaletler, milyonlarca hanenin, vatandaşlık ya da yasal ikamet statüsünün göçmenlik daireleriyle paylaşılacağı korkusuyla nüfus sayımı formlarını doldurmayı reddedeceğinden endişe ediyor. Bu eyaletlere göre doğru sayım yapılamaması, milyarlarca dolarlık federal fon kesintisi ve siyasi nüfuz kaybı anlamına geliyor. Bunun nedeni, Temsilciler Meclisi’nde her eyaletin kaç üyeyle temsil edileceğinin belirlenmesinde eyaletlerin nüfusunun rol oynaması. Uzmanlara göre nüfus sayımı formlarına vatandaşlık maddesi eklenmesi, altı buçuk milyon insanın formları doldurmamasıyla sonuçlanabilir.

Wall Street Journal ise Çin’in askeri gücünü pekiştirmek için Amerikan uydularını kullandığını bildiriyor. Gazete, Dünya yörüngesindeki Amerikan yapımı uyduları kiralayan Çin’in bu ekipmanları Güney Çin Denizi’ndeki askerlerini koordine etmek ve sosyal karışıklıklara karşı polis gücünü arttırmak için kullandığını yazıyor. Habere göre Amerikan yasaları uyarınca Çin’in Amerikan yapımı uyduları satın alması yasak. Ancak Amerika, uzaya gönderilen uyduların bant genişliğinin yörüngeye ulaştıktan sonra nasıl kullanıldığını denetim altında tutmuyor. Bu da Çin’e, satın alması yasak olan Amerikan yapımı uyduları kiralama imkanı sunuyor. Gazeteye göre aralarında özel sermaye şirketi Carlyle Group ve havacılık firması Boeing’in de bulunduğu Amerika’nın bazı büyük firmaları, Çin Hükümeti’nin amaçlarına dolaylı olarak hizmet ediyor. Bu da Çin’in askeri kapasitesini yükseltme çabalarını bertaraf etmeye çalışan ve Çin polisinin insan hakları ihlallerine karşı çıkan Amerika’nın bu tutumuna ters düşüyor.

XS
SM
MD
LG