Erişilebilirlik

15 Nisan Amerikan Basınından Özetler


15 Nisan Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:34 0:00

Amerikan gazeteleri bugünkü ana sayfalarında skandallar, sakatlıklar ve bağımlılık nedeniyle on yıl boyunca sekteye uğrayan kariyerini Augusta Ulusal Golf Kulübü’nde düzenlenen Masters turnuvasını kazanarak yeniden canlandıran 43 yaşındaki ünlü golf oyuncusu Tiger Woods’a geniş yer ayırıyor. Gerek Washington Post’un gerekse diğer gazetelerin haberlerinin ortak noktası, on yıl boyunca yaşadığı olumsuzlukların üstesinden gelmeyi başaran Woods’un, golfün en büyük turnuvası sayılan Masters’ı beşinci kez kazanarak on yıl sonra bu sporun ustalarından biri olduğunu kanıtlaması.

Washington Post bugün ayrıca Temsilciler Meclisi’ndeki Demokrat Partililer’in Beyaz Saray’ın göç politikasını şekillendiren danışman Stephen Miller’a odaklanmaya başladığını bildiriyor. Gazete, Demokratlar’ın, kaçak göçmenleri “sığınak kent” olarak anılan Demokrat ve liberal eğilimli göçmen dostu kentlere yerleştirilmesi planının mimarı olan Stephen Miller’ın Kongre’de ifade vermesi gerektiğini söylediğini yazıyor. Habere göre geçen hafta Kirstjen Nielsen’ın da istifasıyla İç Güvenlik Bakanlığı’nda çok sayıda üst düzey makamın boşalması üzerine dizginleri Beyaz Saray danışmanı 33 yaşındaki Stephen Miller’ın aldığı gözleniyor. Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonu Başkanı Jerrold Nadler ise dün CNN Televizyonu’nda katıldığı bir programda, Miller’ın kaçak göçmenlerin Demokrat Parti’nin kalesi sayılan metropollere gönderilmesi planının tasarımında nasıl bir rol oynadığını Kongre’ye açıklaması gerektiğini kaydetti. Nadler, “Göçmenlikle ilgili her konunun patronu gibi görünen Miller’ın bazı politikalarına Kongre’de açıklık kazandırması gerekiyor,” şeklinde konuştu. Gazete, kabine üyelerinin bütçe ya da denetleme gibi bakanlıklarını ilgilendiren konularda Kongre’de rutin olarak ifade vermelerinin normal olduğunu kaydediyor, ancak Miller gibi başkanlık danışmanlarının Kongre’de ve kamuoyu önünde sorguya çekilmesinin eşine az rastlanır bir durum olduğunun altını çiziyor.

New York Times ise Çin Hükümeti’nin Doğu Türkistan’daki etnik Müslüman Uygur halkına yönelik baskıcı politikalarıyla ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, milyonlarca Uygur’u toplama kamplarında gözaltında tutan Çin Hükümeti’nin şimdi de ileri yüz tanıma teknolojisini kullanarak Uygurlar’ı kontrol altında tutmakla gündeme geldiğini bildiriyor. Habere göre Çin’in geliştirdiği gizli yüz tanıma sistemi, bir hükümetin ırksal profilleme yapmak için yapay zeka teknolojisinden yararlanmasının bilinen ilk örneği. Çin, kapsamı giderek büyüyen güvenlik kamerası ağlarıyla bütünleştirdiği yüz tanıma teknolojisini kullanarak Uygurlar’ı kayıt altına alıyor. Çin’de bazı polis teşkilatları ve teknoloji firmalarının “azınlık kimlik belirleme sistemi” olarak üzeri örtülü şekilde tanımlamaya çalıştığı teknoloji, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin yanı sıra doğudaki zengin kentler Hanhzhuo ve Wenzhou’da ve kıyı bölgesi Fujian’da da kullanılıyor. Yapay zeka ve yüz tanıma yazılımı tasarlayan Yitu, Megvii, SenseTime ve CloudWalk gibi şirketlere birer milyar dolar değer biçiliyor. Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı ise gözetim, polis teşkilatının faaliyetleri ve istihbaratın bilgisayarlı sisteme geçmesi için milyarlarca dolar harcıyor. Gazeteye göre bu uygulama, “otomasyonlu ırkçılık” çağının önünü açan Çin’in Uygurlar’ı takip altına almak için kullandığı yöntemlerden sadece biri. Çin, 11 milyon Uygur’un izini sürmek için DNA verilerine de başvuruyor.

Wall Street Journal ise Başkan Trump’ın Amerikan Merkez Bankası FED’e yönelik kavgacı tutumunun, bankanın küresel ekonomide oynadığı rolü zayıflatacağı yönünde kaygılar olduğuna dikkat çekiyor. Gazete, hafta sonunda IMF toplantıları için Washington’da bir araya gelen yabancı merkez bankası yöneticileri ve eski FED yetkililerinin, Amerikan Merkez Bankası’nın siyasi bağımsızlığına ilişkin ciddi kaygıları olduğunu dile getirdiğini bildiriyor. Habere göre bankanın para politikalarını devamlı olarak eleştiren Trump’ın iki siyasi yandaşını bankanın yönetimin kuruluna atamaya yönelik girişimleri, bankanın partiler üstü konumunu tehlikeye atıyor. FED’in faizleri arttırmayacağına ilişkin sinyallere rağmen Trump, haftasonunda Twitter’da paylaştığı bir mesajda, “Merkez Bankası işini adam gibi yapsaydı ekonomi ve borsa daha hızlı büyürdü,” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Hafta sonu toplanan merkez bankaları yetkilileriyse Amerikan Merkez Bankası’nın siyaset üstü olma özelliğinin küresel bir örnek oluşturduğunu söyledi ve bu özelliğin erozyona uğramasının yabancı ülkeler açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin altını çizdi.

XS
SM
MD
LG