Erişilebilirlik

Fransa’nın Nice kenti, Bağımsızlık Günü kutlamaları sırasında düzenlenen terör saldırısından sonra sessizliğe büründü.

Saldırının düzenlendiği ve 84 kişinin yaşamını yitirdiği iki kilometrelik yolun hemen hemen her adımı mum, çiçek ve taziye notlarıyla bezenmiş.

Ancak geçen haftasonu sessizlik, bir süreliğine bozuldu.

Küçük bir grup protestocu, tartışmaya neden oldu.

Sessiz protestocular ellerinde ‘halkı silahlandırın’ pankartlarıtaşıyordu. Protestocular, Fransa’da giderek daha çok taraftar toplayan aşırı sağ harekete destek veriyordu. Bu hareket aynı zamanda son terör saldırılarından sonra giderek daha çok körüklenen Müslüman karşıtlığını da temsil ediyor.

Kimileri için bu küçük protestocu grubu, gerek Nice, gerekse tüm dünyada göze çarpan bölünmenin bir parçası. Fransız Sylvin Henrick, Müslüman toplumu ve ülkedeki diğer kesimler arasındaki kutuplaşmanın fekaletle sonuçlanacağı görüşünde.

Fransız hükümetinin halkı Müslümanlar’a karşı tavır almaya ittiğini belirten Sylvin Henrick, bu durumun toplumun çeşitli kesimleri arasındaki uçurumu daha da derinleştireceğini söylüyor.

Fransa’da nüfusun yüzde 8‘ini Müslümanlar oluşturuyor. Nice’te ise bu oran yüzde 40’ı buluyor. Nice’te yaşayan Müslümanlar’ın büyük çoğunluğu, Tunus kökenli.

Emekli hemşire Marie Sophie Hett, Nice saldırısının yapıldığı gece yeterince güvenlik önlemi alınmadığı eleştirisini getiren aşırı sağcı liderlerle aynı görüşte. 31 yaşındaki Muhammed Bouhlel, yolu araç trafiğine kapatan barikatlara rağmen kullandığı kamyonu kalabalığın üzerine sürmüş, 84 kişinin ölümüne neden olmuştu.

Aşırı sağcı siyasetçiler gibi emekli hemşire Marie Sophie Hett de saldırıdan Fransa’da yaşayan Müslüman nüfusu sorumlu tutuyor.

Hett, ”Doğru, halk silahlandırılmalı, biz de insanız, yeter artık” diyor.

Kime karşı silahlanma?

Nice’te nüfusun çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu mahallelerden birinde yaşayan Müslümanlar, terör saldırılarından sonra Fransız komşuları tarafından dışlandıklarını söylüyor. Müslümanlar, gördükleri muamelenin her saldırıdan sonra daha da kötüleştiğini anlatıyor.

Klima sistemleri tamircisi Tunuslu Bel Hac, Nice’teki Arap kökenlilere ne olacağını kimsenin bilmediğini, Fransızların kendilerine sanki kamyonu süren terörist gözüyle baktığını ifade ediyor.

Fransa’da son bir buçuk yıl içinde düzenlenen terör saldırılarında yaklaşık 240 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

15 yıldır Fransa’da yaşayan 29 yaşındaki Tunuslu boyacı İbrahim, kırık cep telefonundan, hastane önünde ağlayan Tunuslu bir adımın video görüntülerini gösteriyor. Görüntülerdeki Tunuslu adam, saldırıda eşini ve küçük oğlunu kaybetmiş. İslam’ın tüm teröristlere karşı olduğunu söyleyen İbrahim, yüreklerinin ölenlerle birlikte olduğunu söylüyor.

İbrahim, saldırıyı düzenleyen Bouhlel’in inançlı bir Müslüman olmadığının da altını çiziyor. Bouhlel’in adi hırsızlık suçuna karıştığı, arbede çıkardığı, insanların kafasındaki İslamcı terörist imajına uymayan başka birçok özelliklere sahip olduğu öğrenildi.

IŞİD militanları, Bouhlel’in örgüt adına hareket ettiğini söyledi, ancak Bouhlel’in kendilerinden emir alıp almadığı konusunda açıklama yapmadı. Bouhlel’le ilişkisi olduğu öğrenilen birkaç kişi gözaltına alındı. Ancak yetkililer, Bouhlel’in kendi başına hareket etmiş olabileceğini söylüyor.

Bouhlel için ‘Bu adam tam bir aptal’ diyen ve Bouhlel’in IŞİD militanı olmadığına inanan 25 yaşındaki Tunuslu inşaat işçisi Kusay, sekiz yıldır Fransa’da yaşıyor.

Giderek güçlenen aşırı sağ

Amerika ve Avrupa’daki seçimlerden önce siyasetçilerin göçmen ve Müslüman karşıtı söylemleri daha da öne çıkardığı şu sıralar Müslümanların yaşadığı mahallelerde hayat, giderek zorlaşıyor.

Marine Le Pen, 2017’de cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidecek olan Fransa’da göçmen ve Müslüman karşıtı Ulusal Cephe’nin lideri olarak öne çıkan isimlerden. Le Pen, mülteci krizi sırasında yükselen İslam karşıtlığı nedeniyle sağcı arasında giderek daha popüler hale geldi.

Marine Le Pen, Nice saldırısından sonra yaptığı açıklamada, ”İslamcı köktendincilik belasına karşı savaş henüz başlamadı. Bu savaşı acil olarak ilan etmeliyiz” dedi.

20 yaşındaki Kongo asıllı Amerikalı öğrenci Bahati Nkera ise siyasi partilerin kendi çıkarları için terör korkusunu kullandıklarını söylüyor. Nkera için en acı olan ise protestoların ölen çocuklar için oluşturulan anıtın tam önünde yapılması.

XS
SM
MD
LG