Erişilebilirlik

Muhalefetten Çavuşoğlu'na 'Kişiselleşmiş Dış Politika' Tepkisi


Muhalefet, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsında kişiselleştirilmiş ve yanlış bir dış politika uyguladığı tepkisini gösterdi.

Muhalefet temsilcileri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde, Çavuşoğlu’na hitaben Türk dış politikasındaki manzarayı eleştirdi.

CHP grubu adına İstanbul Milletvekili ve Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz, Çavuşoğlu’na ve AKP iktidarına, “Türkiye’nin dış dünyada yeniden saygınlığını kazanması, güvenilir, güçlü ve etkin bir ülke konumuna gelmesi ancak tarafsız, adil ve akılcı bir dış politika ile mümkündür. Bunun için kavgacı, hamasi, şahsileşmiş, dogmatik ve maceracı tek adam politikalarına son verilmelidir” çağrısında bulundu.

Çeviköz, “Uluslararası toplumdan izole ve yalnız, neredeyse bütün komşularıyla problemli, 7 kıtadan kendine düşman üreten, komşularının toprak bütünlüğüne saygı duymayan, ideolojik takıntılara hapsolmuş, en önemlisi iç ve dış politikamızın mihenk taşı olan ‘Yurtta barış, dünyada barış’ söylemi ile hesaplaşmaya yeltenen, proaktif dış politika söylemleriyle ülkemizi maceraperest bir anlayışla vekalet savaşlarının baş aktörü haline getiren bir dış politikanın, yumuşak güç ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bugün izlenen dış politika Dışişleri Bakanlığı’nın dış politikası değil, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sonucu olan tek adam diplomasisidir” dedi.

İyi Parti grubu adına Genel Başkan Yardımcısı ve Emekli Büyükelçi Ahmet Erozan da, vizyonsuz bir dış politika izlendiğini ve Türk dünyası için de çaba gösterilmediğini söyledi.

Muhalefetten Çavuşoğlu'na 'Kişiselleşmiş Dış Politika' Tepkisi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:37 0:00

Erozan, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, ekonomiyle ilgili “Damat harikalar diyarında” sözünü anımsatarak, “Damat gitti ama harikalar diyarı kaldı. Maalesef dış politikada da bir harikalar diyarından söz edildiği kanısındayız. Politikalarınızın vizyonsuzluğu, uygulamalarınızın buram buram dini ve mezhepsel temellere dayanması Türkiye’yi kendi coğrafyasında pek övündüğünüz değerli bir yalnızlığa taşımıştır. Dünyanın ilk 10 ekonomisinde yer almak hedefiniz ise buharlaşmış, G20 üyesi olan Türkiye bugünkü rakamlarla G21 olmuş ve lig düşmüştür. Türk dünyası için ne yaptığınız meçhuldur. Batı Trakya Türkleri’ni böldünüz, Bulgaristan Türkleri’ni böldünüz, Türkmenler’i böldünüz, Kıbrıs Türkleri’ni böldünüz, yurdumuzda çaresiz durumda bulunan Ahıskalılar’ı, Tatarlar’ı, Türkmenler’i, Uygurlar’ı unuttunuz. Onlara, Suriyeliler’e verdiğiniz sosyal yardımı vermediniz” dedi.

Fransa, AB ve ABD ile ilişkiler için “rüzgar gülü” benzetmesi

Çeviköz, Fransa’da terör eylemleriyle ilişkili olduğu kaydedilen İdriss Sihamedi’nin Twitter aracılığıyla Türkiye’ye yaptığı sığınma talebinde bulunmasına, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce olumlu yanıt verilmesine de tepki gösterdi. Tüm dünyaya “teröre destek verenlere biz seve seve kucak açarız” mesajı verildiğini kaydeden Çeviköz, Bakan Çavuşoğlu’na, “Bu davranışla, Avrupa’da Müslümanlar ile radikal terör unsurlarının bir tutulması algısına nasıl zemin hazırlandığının farkında değil misiniz? Nasıl bir ateşle oynandığının farkında değil misiniz?” diye sordu.

Avrupa Birliği ile ilişkilerde Gümrük Birliği’ni güncelleme planlanırken Fransa’ya boykot çağrısını da “tutarsızlık” olarak niteleyen Çeviköz, ardından Erdoğan’ın Türkiye'nin yönünü Avrupa Birliği ve ABD olarak açıklaması için “Bu dış politika değildir, bu bir rüzgar gülünün hikayesidir, başka bir şey değil. Muhataplarımız da artık bu yönde değiştirme hamlelerini inandırıcı bulmuyorlar, dikkate almıyorlar” eleştirisinde bulundu.

Erozan: “Kişilerarası ilişkiler istikrarsız nitelik arz ediyor”

İyi Partili Ahmet Erozan da, dış politikayı Erdoğan’ın şahsında kişiselleştirilmiş gördüğünü belirterek, bunun yeni ABD Başkanı Joe Biden döneminde nasıl sürdürülebilir olabileceğini sorguladı.

Erozan, “Trump Erdoğan’la ilişkisini ‘Sana çektiğim kıyakları unutma' ve 'Beni dinliyor’ şeklinde kısa ve öz ifadelerle belirtmiştir. Putin ise, zaman zaman haykırmalarına rağmen, Sayın Erdoğan’ı 'Esnek bir kişi' olarak tanımlamıştır. İçerideki çaresizlik ve tükenmişliği örtüsünü, onların üstünü örtmeyi, dış politikayı iç politikanın dolgu malzemesi olarak kullanarak yerine getirmeye çalışmaktasınız. Bazı ülkelerle ilişkilerimiz öyle bir noktaya gelmiştir ki bugün, Türkiye’nin Rusya’yla, Amerika’yla, Almanya’yla ve Fransa’yla iyi ilişkilerinden söz etmek mümkün değildir. Bunun yerine, Erdoğan’ın Putin’le, Trump’la -önümüzdeki dönemde göreceğiz, Biden’la mı? Merkel’le, Macron’la ilişkilerinden söz etmek mümkündür ve bu ilişkiler her iki tarafın halet-i ruhiyesine göre şekillenmekte ve istikrarsız bir nitelik arz etmektedir” diye konuştu.

Çeviköz: “İdlib’de 40 askerimiz şehit verilmeyebilirdi”

CHP’li Çeviköz, Rusya’yla ilişkilerde çelişkilere dikkat çekerek, İdlib’deki duruma ilişkin geçtiğimiz süreçte ölen askerler bağlamında tepki gösterdi.

Çeviköz, “Sahada da masada da güçlü Türkiye deniyor ama atılan her adımda ülkemize ana masada yer verilmiyor, yer verilen masalarda da ülkemiz tıpkı İdlib’de olduğu gibi gerçekleşmesi imkansız görevlerin altına itiliyor. Örneğin, İdlib’de Türkiye gözlem noktalarının bazılarını yeniden konumlandırmak durumunda kaldı ama bu Şubat ayında 40 askerimizi şehit vermeden önce yapılmalıydı. Yapılsaydı böyle bir kayıp ile karşılaşmaz, yas tutmazdık. Üstelik ne tesadüftür ki, bu yeniden konumlandırma Rus basınında Rusya’nın Türkiye’den bu yönde isteğinin olduğu haberleri yer almaya başladıktan sonra gerçekleşti. İdlib’deki tehlike bununla da sınırlı kalmıyor: Bugün iktidarın izlemiş olduğu dış politika nedeniyle ülkemizin güneyinde radikal terör örgütleriyle sınır komşusu olduk. Türkiye, radikal unsurların iltica istediği bir ülke konumuna getirildi. IŞİD emirleri, sınırlarımızın içinde bir yakalanıyor bir bırakılıyor” dedi.

Bu dakikalarda Çeviköz, kendisine yönelik AKP’lilerce yapılan sataşmalara “parazit, gürültü” ifadesini kullandı.

Erozan Çavuşoğlu’na zor sorular da yöneltti

İyi Partili Ahmet Erozan, Çavuşoğlu’na hitaben Türk dış politikasıyla ilgili öncelikle Lozan Antlaşması’nın neden beğenilmediğini sorguladı. Ardından çok sayıda sorusunu peş peşe sıralamayı tercih eden Erozan, Doğu Akdeniz meselesinde “Gayri askeri statüdeki adalarla irtibatlı olarak ilan ettiğiniz NAVTEX’lerle ne elde etmeye çalışıyorsunuz? 28’inci boylamın batısında bugüne kadar hiçbir NAVTEX ilan edemediniz? Bundan Yunanistan ile Mısır arasında münhasır ekonomik bölge konusunda yapılmış olan antlaşmayı de facto olarak kabul ettiğiniz sonucunu mu çıkaralım? Kendi beyanınızla ‘Bazıları işgal edilmiş’ olduğunu belirttiğiniz Türk adaları hangileridir? Eşek Adası, Yunanistan Cumhurbaşkanı tarafından ziyaret edildiğinde ne Dışişleri Bakanlığı ne Cumhurbaşkanlığı bir açıklama yapamadı. Yani Eşek adası bizim olmadığı için tepki vermedik mi demek istiyorsunuz susmakla? Doğu Akdeniz’de çok taraflı müzakere dediğiniz masaya Suriye, İsrail ve Mısır’la ilişkilerimiz yokken nasıl oturacaksınız?” sorularını sordu.

Libya’da Türkiye’nin düştüğü durumu eleştiren Erozan, “Sarrac’ın görevden ayrılmak istemesine, 23 Ekim tarihinde yapılmış son ateşkes anlaşmasıyla paralı askerlerin üç ay içinde geri toparlanıp geri götürülmesi gerektiğini, Libya’yla yapılmış olan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nın askıya alınmasını, Türk Silahlı Kuvvetleri eğitmenlerinin geri çekilmesi gerekeceğini, çok sevdiğiniz İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın, Fransa’ya gidip Fransa ile Libya Özel Kuvvetleri’nin yetiştirilmesi için eğitim yapma uzlaşısına varacağını öngörmüş müydünüz? Libya'da bütün yumurtaları aynı sepete koymuş̧ olmanız sonucunda kırılacak yumurtalarla omlet mi, menemen mi, sahanda yumurta yapacaksınız?” tepkisini gösterdi.

HDP: “Türkiye militarist politika izliyor duvara toslayabilir”

HDP grubu adına Hişyar Özsoy da Türkiye’nin artık militarist bir dış politika izlediğini belirterek, 23 Nisan’da çocuklarca yapılan gösterilerdeki gibi “kahramanlık” söylemlerine dayalı şekilde dış politika anlatıldığı eleştirisinde bulundu.

Türkiye’nin artık her şeyi asayiş meselesi olarak kabul ettiğini belirten Özsoy, Dışişleri Bakanlığı’nın da militarist şekilde hareket ettiğini bugün gözlemlediklerini söyledi. Bu nedenle Türkiye’nin yalnızlığa itildiğini belirten Özsoy, eğer Türkiye dış politikada esnemez ve reformist bir anlayışa gitmezse Türkiye’nin ABD’den yaptırımlar görmesi gibi çok ciddi sıkıntılar yaşayabileceğini ifade etti.

Özsoy, Çavuşoğlu’nun bugünkü açıklamaları itibariyle de Türkiye’nin fetihçi ruh ile hareket etmeye devam edecek gözüktüğünü söyleyerek, “Böyle olursa Türkiye duvara toslayacaktır” görüşünü dile getirdi.

XS
SM
MD
LG