Erişilebilirlik

Muhalefet Yeni Anayasa Talebine Kuşkuyla Yaklaşıyor


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

Türkiye’de muhalefet, Corona virüsü salgını ve ekonomik sıkıntıların etkili olduğu bir dönemde Cumhur İttifakı’nın neden şimdi yeni Anayasa hazırlığını gündeme taşıdığını sorguluyor. Muhalefet, zamanlamanın, AKP-MHP’nin iktidarda kalma arayışıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dünkü kabine toplantısı sonrasında gündeme taşıdığı yeni Anayasa hazırlığı tartışması Ankara siyasetinde öne çıktı.

Muhalefet cephesi kuşkuyla yaklaştığı yeni Anayasa hazırlığında hem zamanlama hem de içerik açısından Türkiye’nin gelecek seçimlerde olası iktidar değişikliğinin önüne geçmek için altyapı hazırlığı yapılacak olmasından da endişeli.

İktidar cephesinde ise, Erdoğan’ın yeni Anayasa hazırlığı çerçevesinde hükümet sistemi açısından herhangi bir yorumda bulunmamasına rağmen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamını vurgulaması ve yeni Anayasa’nın da buna uygun olmasını istediği açıklaması dikkat çekti.

Türkiye'de Yeni Anayasa Hazırlığı Tartışmaları
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:21 0:00

Erdoğan, “Yeni bir anayasayı tartışma vakti geldi. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımızla (MHP) bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz. Şeffaf şekilde gerçekleştirilmesi ve ortaya çıkan metnin de mutlaka milletin takdirine sunulması gerekir. Yasamanın alanındaki konularla ilgili Meclis'te, idari konularla ilgili Cumhurbaşkanlığımız'da gereken müşahhas adımları atmaya başlayacağız” açıklamasıyla fitili ateşledi.

Bugün Erdoğan’ın ortak olarak işaret ettiği MHP lideri Bahçeli, yeni Anayasa hazırlığı çağrısını yazılı bir açıklamayla değerlendirdi. Bahçeli, açıklamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ihtiyaç duyduğu Anayasa çalışmasına destek olacakları mesajı verdi. Bahçeli, “Anayasası eski sisteme göre hazırlanmış, yönetim sistemi yeni esaslara göre reforma bağlanmış bir ülkenin siyasi ve hukuki çelişkilerden kurtulmasının başkaca bir seçeneği yoktur. Parlamenter sistem tozu ve tortularıyla Türkiye’nin ufkunun perdelenmesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni en azından zaafa uğratma riski taşımaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kökleşmesi, serpilmesi, taban tutması, devlet ve millet hayatına nüfuz eden kilitlerin açılması bu sayede mümkün olacaktır. Toplumun her kesimini kucaklayan, meşru her düşünceyi sahiplenen, kurucu değerlere yaslanan, kuruluş felsefesini benimseyen, kaldı ki yeni yönetim sisteminin temel yapı taşlarını, vazgeçilmez ilke ve esaslarını daha da geliştirmeyi önceliğine alan bir anayasa ertelenemez ihtiyaçtır” dedi.

“Türkiye’nin kutuplaşma virüsünden arınması, temel hak ve özgürlüklerin milli değerlerle perçinlenmesi samimi beklentimizdir. Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihindeki en önemli reformu yeni yönetim sistemi ise diğerinin yeni anayasa olması tarihe ve millete boyun borcumuz olarak değerlendirilmelidir” diye devam eden Bahçeli, yeni Anayasa hazırlığındaki MHP’nin kırmızı çizgilerini de anımsattı. Bahçeli, “Anayasa’nın ana fikrini teşkil eden Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü, üniter siyasi yapısı ile dilinin Türkçe olduğu ilkesi farklı yorumlara açık olmayan ve herkesi bağlayan kuruluş ilkeleridir. Ve böyle kalmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek dil esasına dayalı milli ve üniter bir devlettir” açıklamasını yaptı.

AKP’li Turan uzlaşma olmazsa halk oylamasını adres gösterdi

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ise, geçmişte Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarından sonuç alınamamasını “uzlaşı sadece siyasi engelleme aracı olmuş” diyerek yeniden TBMM’de benzer bir süreç işletilmeyeceği işaretini verdi.

Turan, AKP’nin Türkiye’nin büyümesi, demokrasinin gelişmesi için reform çalışmalarına mesailer harcadığını ancak yaşanan olumsuz süreçlerle bunun yavaşladığını savunarak, “Artık sıkıntılı günler geride kaldı. Artık Türkiye’nin büyümesi, ekonomisi ve demokrasisinin ayağa kalkmasının önünde büyük oranda engeller kalmadı diye düşünüyoruz. İstiyoruz ki siyasi partilerimizin söze katkı sağlamasıyla, hayat sadece siyaset de değil, anayasa sadece siyaset partilerin konusu değil, istiyoruz bütün sivil toplum kuruluşları ve toplum kesimlerinin bu konuda çalışmasıyla beraber, Cumhurbaşkanımızın davetine olumlu bir yaklaşım sergileyerek tekrar Türkiye’nin 40 yıllık darbe ürünü olan, demokrasiye uymayan, 19 defa değişmiş bu Anayasa’dan kurtulması ve tekrar bir sivil anayasa sürecini tekrar başlatalım. Şu anda erken, Cumhurbaşkanımız ‘tartışalım’ dedi. Bu tartışma sonucunda kimler nasıl davranacaklar, hangi parti, hangi kurum gardını nasıl alacak göreceğiz. Ama isteriz ki bu demokratik, sivil adımın yanında olsun, omuz versin, vesayetçi odakların, darbecilerin ürünü olan Anayasa geride kalsın” diye konuştu.

Mevcut Anayasa’nın 19 kez değişmiş olması nedeniyle artık yeniden değiştirilmesiyle toparlanamayacağını ve “ruhunda sorun olduğunu” ifade eden Turan, reform paketi çalışması gibi benzer çalışmayı da “başta Cumhur İttifakı olmak üzere yapmayı ve toplumun tüm kesimlerinin saygı duyacağı bir usul ile birlikte ortaya çıkacak bir metni paylaşmak istediklerini” söyledi. Turan, “Türkiye’nin 83 milyonunca paylaşılacak veya dünyanın hiçbir ülkesinde bütün vatandaşların altına imza atabileceği bir metin olmayabilir ama büyük oranda temel meselelerde uzlaşı olursa, büyük oranda demokrasinin, insan haklarının, ekonominin büyümesinin yanında yer alınırsa dünyaya örnek bir süreci hep beraber yürütüp, sonuç alabileceğimiz kanaatindeyim” dedi.

Anayasa teklifini TBMM’ye sunmak için “üye tam sayısının üçte bir çoğunluğu yani 200 milletvekili imzası” yeterliliğini anımsatan Turan, anayasa değişikliği teklifi kabulü içinse “üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu yani 400 vekil kabulü” gerektiğini vurguladı. Ancak eğer TBMM’de “üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu yani 360 vekil kabulü” olursa da bunun halk oylamasına sunma kapısını açtığını anlatan Turan, dolayısıyla Cumhur İttifakı olarak halk oylaması için de yeterli sayıya sahip olmadıklarını ancak eğer diğer vekillerce de destek verilirse olası anayasa değişikliği teklifini halkın iradesine taşıyabileceklerini söyledi. Turan, “MHP’yle sayımız maalesef referanduma götürmeye yetmiyor. O yüzden mutlaka diğer partilerin de oluruna, o vekillerin de kanaatine ihtiyacımız var. Ama Anayasa herhangi bir kanun maddesi değil. Sayımız yetse bile daha büyük bir uzlaşıyı arama görevimiz var diye düşünüyorum. Değiştirebilme sayımız olsa bile Anayasa’nın ruhu gereği, çalışma usülü gereği tüm partilerin kanaatini almak isteriz. Daha önceki yıllarda dört parti yıllarca çalışmasına ve 60 maddeyle uzlaşılmasına rağmen bu hayata geçirilemedi” görüşünü aktardı.

CHP: "Metal yorgunu hükümet gündem değiştirme çabasında"

CHP yönetimi, halkın ağır bir ekonomik fatura ödemesi söz konusuyken salgın koşulları altında Erdoğan’ın yeni anayasa hazırlığı çıkışı yapmasını gündemi değiştirme olarak yorumluyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün çiftçilerle buluşması ve CHP’nin heyetler ile bugün Ankara’da esnaf odalarına ziyaretlerde bulunması itibariyle CHP yönetimi, gündemi halkın bütçesine ilişkin beklentilere, sorunlara odaklı tutmayı yararlı görüyor. Ancak CHP, AKP döneminde yapılan Anayasa değişikliklerini sorgulayarak, 2010’da Hakim ve Savcılar Kurulu’nun yapısı gibi özellikle yargıyı etkileyen değişiklikleri ve ardından 2016’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi değişikliğini anımsatarak, şimdikine de şüpheli yaklaşıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Bu metal yorgunu hükümetin gündem değiştirme çabasından başka bir şey değildir. Bence anayasa değişikliğine girişmesinler. Birincisini yaptılar ortakları (FETÖ’yü kast ediyor) Türkiye’de askeri darbe yapmaya kalktı. İkincisi anayasa değişikliğini yaptılar milletin cebi boşaldı, mutfakta tencereler boş. Yapacakları anayasa değişikliği kendilerine kalsın. 89 gündün bir hukuk reformu yapamayan bir hükümet şimdi anayasa değişikliğinden bahsediyor. Reform, reform hani nerede bir şey yok ortada” tepkisini gösterdi.

Öztrak, Erdoğan’ın kabine toplantısına ilişkin açıklamasında yine reform paketinden söz etmesiyle ilgili “Buyursun getirsinler, ellerini tutan mı var?” diyerek TBMM’ye halen bir teklif sunulmadığını işaret etti.

İyi Parti: "Yeni anayasa ile Cumhur İttifakı’nın iktidarı mı pekiştirilecek?"

İyi Parti de Genel Başkanı Meral Akşener’in başkanlığında Başkanlık Divanı toplantısında olası yeni anayasa hazırlığını ele aldı. Buna ilişkin İyi Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın yaptığı açıklama itibariyle İyi Parti yönetimi Erdoğan’ın yeni anayasa ihtiyacı açıklamasını mevcut ekonomik tabloda “oyalama” taktiği olarak değerlendirdi. İyi Parti, Anayasa’nın tartışılmasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de tartışılacak olmasından memnuniyet duyulduğunu vurgularken, ancak yeni anayasa ile Cumhur İttifakı’nın kendi geleceğini kurtarma çabası olabileceği ihtimalini de sorguluyor.

Poyraz, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi, konu henüz çok ham. ‘Cumhur ittifakındaki ortağımızla anlayış birliğine vardığımız takdirde’ ifadesi de, henüz ortaklar arasında bile konuşulmadığını gösteriyor. Ancak altını önemle çizmek isteriz ki; Anayasa ile hangi sistemi hayal ettiğiniz önemlidir. Yani güçlü bir yürütme mi, yoksa, kuvvetler ayrılığı, bunun yanında demokratik ve şeffaf bir devlet yönetim sistemi mi? Türkiye’de bir anayasa sorunu yanında, tanımlanamayan bir sistem ve bu sistemin doğurduğu keyfi uygulama sorunu vardır. Bir örnek vermek isterim; TRT ve RTÜK’le ilgili yasalarda bir sorun yok. Ancak, iki kurumu da yönetenler, her gün onlarca hukuk dışı karar ve keyfi uygulamalara imza atıyorlar. Ve bunun hiçbir bedeli yok. Çünkü, mevcut sisteme keyfiyet, yasa tanımazlık ve tek adamlık hakim. Sayın Cumhurbaşkanı, yürütmenin elini rahatlatacak, yönetimdeki keyfiyeti arttıracak yeni adımları mı, yoksa milletimizin ihtiyaçlarını önceleyen bir sistemi mi kastediyor? Dolayısıyla, iktidar ve ortağının daha dört yıl önce değiştirdikleri anayasada ne gibi yenilikler ya da değişiklikler planladığını bilemiyoruz. Oyları hızla düşen Cumhur İttifakı’nın iktidarını korumaya yönelik bazı adımları kapsayıp kapsamadığını da bilmiyoruz” diye konuştu.

İyi Parti olarak siyasette atılacak her adımda millet menfaatine hizmet edilmesini istediklerini anlatan Poyraz, “On binlerce esnafımız, milyonlarca vatandaşımız pandeminin yarattığı ekonomik zorluklara çözüm beklerken, kendi yazdıkları oyunu bozmayı gündem haline getiren Sayın Cumhurbaşkanı’nın aklında ne var henüz bilmiyoruz” diyerek Erdoğan’ın öncelikle amacını açıklaması gerektiğini işaret etti.

Bir bakıma Anayasa tartışması başlamasından da memnuniyet duyacaklarını da vurgulayan Poyraz, “Anayasa değişikliği, sistemi de doğrudan ilgilendiren bir fiildir. Bu sebeple Cumhur İttifak’ının, Türkiye’yi zora sokan Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni sorgular hale gelmesi, doğru bir adımdır. İyi Parti olarak bu sistemin Türkiye’ye zarar verdiğine ve çözümün İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG