Erişilebilirlik

Muhalefet Anayasa ve AYM Kararlarına Uyumu Sorguluyor


Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta başında kabine toplantısı sonrasında Türkiye’nin yeni anayasaya ihtiyacı olduğu görüşünü gündeme taşıdı. Ancak bugün muhalefet partilerinin liderleri Türkiye’nin asıl ihtiyacının halkın ekonomik sorunlarına çözüm üretilmesi olduğu görüşünü dile getirdi. Liderler, mevcut anayasanın insan hakları ve temel değerlere ilişkin hükümlerinin iktidar tarafından uygulanmadığına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına aykırı adımlar atıldığına dikkat çekti.

Muhalefet cephesindeki ziyaretler trafiğinde bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu buluştu. Aynı dakikalarda İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve DEVA Partisi Ali Babacan’ın görüşmesi vardı. İkili görüşmelere partilerin yönetici kadroları da katıldı.

Muhalefet liderleri, öncelikle Erdoğan’ın yeni anayasa önerisini samimi bulmadıkları ve gündem değiştirme adımı olarak yorumladıkları mesajını verdi. Liderler, Anayasa Mahkemesi’nin, son olarak CHP’li Enis Berberoğlu’nun tutukluluğu ve milletvekilliğiyle ilgili gerekçeli kararıyla, yargıya kararlarına uyulması gerektiğini duyurmak zorunda kalmasını gündeme taşıdı.

Liderler, iktidarın hedefindeki HDP’nin ziyaret trafiğine başlamasını da olumlu değerlendirerek, HDP’nin TBMM’de olan yasal bir siyasi parti konumunu vurguladı.

Erdoğan’ın bugünkü programında yeni anayasa taslağını birlikte hazırlayacaklarını işaret ettiği Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüşmesi vardı. Erdoğan, bu görüşmenin ardından da Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’la görüşecek.

Kılıçdaroğlu: “Mevcut anayasaya uymayanın sözüne nasıl inanacağız?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Merkezi’ndeki basın toplantısında, Türkiye’nin gerçek gündemini yoksulluk, pahalılık, işsizlik, intiharlar olarak sıraladı ve bunun sağlıklı, tutarlı bir ekonomi politikasıyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

“Siyasette ciddi bir kutuplaşma var ve neredeyse kavgaya dönüşecek pozisyona gelmiş durumda. Türkiye’nin bu kutuplaşmadan çıkması lazım” diyen Kılıçdaroğlu, öncelikle zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan yeni anayasa tartışması başlattı ancak bunu başlatabilmeniz için öncelikle var olan anayasaya uymanız gerekir. Anayasada Sayın Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı esas mı, esas. Tarafsızlığıyla ilgili namusu ve şerefi üzerine yemin etti mi, etti. Biz mevcut anayasaya uymayan bir kişinin davetine, sözüne nasıl güveneceğiz? İkincisi, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uyulmadığı bir ülkedeyiz biz. Anayasa Mahkemesi öyle karar verdi, böyle karar verdi diye suçlu organ haline getiriliyorsa bu kişilerce yapılacak anayasa tekliflerine, düşüncelerine nasıl güveneceksiniz?” diye sorguladı.

Muhalefet Anayasa ve AYM Kararlarına Uyumu Sorguluyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:12:05 0:00

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin toplumsal uzlaşmaya dayalı bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ve bunun için parlamenter sistemi, kuvvetler ayrılığını ve bir kişiye böylesi güçlü yetkiler verilmemesini savunduklarını belirtti.

Yeni anayasa hazırlansa dahi uyulmaması durumunda anlamı olmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Mükemmel bir anayasa yapıldı. Anayasa Mahkemesi de bir karar verdi. Ama alt mahkeme ‘O karara uymuyorum’ dedi. Siz (Erdoğan) de dediniz ki ‘Sen uymuyorsan o karara seni hakim olarak terfi ettireceğiz, yargıtaya hakim yapacağım.’ Allah aşkına bu zihniyet ile anayasa değişikliği olur mu? Önemli olan var olana uyacaksınız, var olanı mükemmel hale getireceksiniz. Siz var olana uymuyorsunuz, eğer sıra bana gelirse yenisine de uymayacağım. Öncelikle hukukun üstünlüğüne inanmamız lazım” görüşünü aktardı.

Kılıçdaroğlu, CHP’li Enis Berberoğlu’nun durumuyla ilgili de AYM’nin kararına uyulmasını TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile de görüştüklerini ve uygulanmasını beklediklerini belirterek, “Anayasada açık hüküm var, ‘Anayasa Mahkemesi yasama yargı ve yürütmeyi bağlar, idari makamları bağlar’ diyor. Bunu uygulayacaksınız seçeneği yok bunun” dedi.

Karamollaoğlu: “Zihniyet değişimine ihtiyaç var”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, anayasa ile ilgili parlamenter sisteme geçiş bağlamında yürütülen muhalefet cephesindeki hazırlıklara işaret ederek, kendilerince de bir taslak hazırlandığını söyledi. Karamollaoğlu, “Bizim önümüzdeki hafta ilk taslağımız hazır olur. Önümüzdeki hafta bilahare görüş alışverişinde bulunuruz” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu, “Burada esas olan zihniyet değişmesine ihtiyaç var anayasadan da önce ondan sonra anayasayı, yasaları da değiştirebilirsiniz” mesajını da verdi.

Akşener: “Garibanlık var iken yün yumağı attılar gündeme”

Başkentte muhalefet partileri arasında bir başka temas ise İyi Parti Genel Merkezi’nde DEVA Partisi’nin iade-i ziyareti idi.

Sonrasında İyi Parti Genel Başkanı Akşener ve DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan kameralar karşısına geçti. Her iki lider de Erdoğan’ın yeni anayasa hazırlığı önerisini “gündem değiştirme” olarak değerlendirirken, anayasanın açık şekilde Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uyulması hükmüne rağmen buna uyulmadığını vurguladı.

Meral Akşener, “Sayın Erdoğan konuştuktan sonra konuşanları takip ettik ve her biri başka bir şey söyledi. Meclis Başkanı başka bir şey söyledi, Sayın Abdulhamit Gül başka bir şey söyledi, Sayın Bahçeli’nin açıklaması çok başka bir şey. En minik ortak yani Vatan Partisi’nin Genel Başkanı’nın (Doğu Perinçek) söylediği çok başka bir şey. Kim ne söylüyor, bunu bilmiyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi 2017’de kabul oldu fakat hukuki zemini hala en son vatandaşın seçtiği Cumhurbaşkanının hatta Meclis’in seçtiği Cumhurbaşkanının hukuki olarak yetkilerinin çerçevesi içinde yemini bile aynı. Bugün cumhurbaşkanının yaptığı işler o günkü kanunlar üzerinden tanımlandığı zaman bir çoğu hukuk dışı. O anayasa değişikliğinin hukuki çerçevesi midir, bu söylenen onu bilmiyoruz. Ama yeni anayasa dediğiniz zaman sıfırdan bir anayasa yapmak gibi bir iddia ise o zaman ikinci cumhuriyetin kuruluşu anlamını taşır ki, bunun cevabını almamız gerekiyor. Anladığım kadarıyla Sayın Erdoğan bunu söyledi arkada da bir hazırlık yok benim şahsi fikrim yine bir yün yumağı attılar insanları bu işe dolandırıp gariban çiftçinin, bebeğine mama alamayan kadının, siftah yapamayan esnafın, üretim dışı kalmış sanayicinin derdi konuşulmadı yeni bir süreç olarak ben böyle okuyorum” dedi.

Babacan: “Uymadıkları metni niye değiştirecekler?”

DEVA Lideri Babacan da, Erdoğan ve hükümeti işaret ederek, yeni bir anayasadan bahsedilmesi için “mevcut anayasa hükümlerine uyulması gerektiğini bilmeleri lazım” görüşünü dile getirdi. Babacan, “Oysaki şu anki yönetim mevcut anayasaya uymuyor, anayasa mahkemesinin kararlarını bağlayıcı olarak kabul etmiyor. Gerekçeli karar açıklamasında düşünebiliyor musunuz, Anayasa Mahkemesi, ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uyulmalıdır’ diyor. Niye bunu hatırlatmak zorunda kalsın? Anayasa Mahkemesi karar aldı, alt mahkeme ‘Ben uymuyorum’ dedi. Cumhurbaşkanı da ‘Uymayabilir’ dedi. Alt mahkeme buna uymama cesaretini nereden alıyor hepimiz öğrenmiş olduk. Yeni anayasadan bahsedenlerin öncelikle hukuka saygılı olduklarını, anayasa bağlı olduklarını, anayasanın kendileri için bağlayıcı olduğunu ortaya koymaları lazım. Zaten uymadığınız bir metni değiştirmekle niye uğraşıyorsunuz?” dedi.

Türkiye’nin ciddi ekonomik sorunları bulunduğunu söyleyen Babacan, literatüre artık “ev gençleri” diye ekonomik grup eklendiğini ifade etti. Babacan, “Derin bir işsizlik sorunu var. Ev gençleri diye vatandaş grubu oluştu. Bugün yoksulluk intiharları gündemimize girdi. Gelir dağılımı bozuluyor, hayat pahalılığı herkesi yakıyor. Esnaf sıkıntıda, çiftçi sıkıntıda. Şu anda hükümetin yapması gereken bunlara acil çözüm üretmek. Bıraksınlar anayasayı onu biz çalışıyoruz. Onların anayasadan ne anladıklarının önemi yok uymuyorlar zaten, uymadıkları metni değiştirseler ne olur, değiştirmeseler ne olur. Öncelikle mevcut anayasaya uyduklarını göstersinler ondan sonra yeni bir metin üzerinde çalışsınlar. Bu oyunlar tutmaz, çalışsınlar ortaya somut birşeyler koysunlar biz de hep beraber inceleyelim. Gündem değiştirme oyunlarına düşmememiz lazım” diye konuştu.

“Kurulmuş bir siyasi partiyi düşmanlaştırmak doğru değildir”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, HDP’yle CHP’nin yan yana gösterilmesiyle kriminalize etme politikasına ilişkin soru üzerine, “Yasalara göre kurulan bütün siyasi partiler zaman zaman biraraya gelmek, oturup konuşmak, tartışmak durumundadır. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Anayasa ve yasalar da böyle söylüyor. Dolayısıyla yasalara göre kurulmuş bir siyasi partiyi düşmanlaştırmak doğru değildir, ahlaki de değildir. Politikalarını, izlediği yolu, yöntemlerini beğenmeyebilirsiniz ama düşmanlaştırmak asla doğru değildir. Düşmanlaştırmak demokrasiye karşı çıkmak anlamına gelir. HDP bizimle görüşmek isterse görüşürüz. Onlar ayrı bir parti, biz ayrı partiyiz. HDP ile düşünce ayrılıklarımız var, parlamentoda da parlamento dışında da bunları ifade ediyoruz” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, bugünkü Saadet Partisi ziyaretiyle ya da diğer partilerle görüşmeleriyle “ittifak arayışı” olmadığını da söyledi. Dolayısıyla HDP’yle ya da diğer partiler ile ittifak kurulduğu iddiasını doğru bulmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Şu aşamada ittifak, ittifak arayışı da söz konusu değil. Bu görüşmede de ittifak konuşulmadı. Türkiye’nin sorunları görüşüldü. Seçim döneminde ittifak görüşmeleri gündeme gelir, siyasi partiler biraraya gelebilir, ittifak görüşmesi yaparlar ya da yapmazlar. Bugün toplumda siyasi partileri belirli ittifaklar içinde görülerek değerlendirme yapılmasını doğru bulmuyorum” açıklamasında bulundu.

Saadet Partisi - HDP görüşmesi: “Meseleleri görüşebilmek ilk adımdır”

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu da, HDP’yle yapılan görüşme konusunda “Bir diyaloğun başlamış olması hangi niyetle yapılırsa yapılsın iyidir. Farklı görüşlerdeki siyasi parti yöneticilerinin biraraya gelip meseleleri görüşebilmeleri ilk adımdır ve en önemli adımdır. Önemli olan zihniyet değişikliğidir. Zihniyet değişmeden bir şey görüşmenin de çok faydası olmaz” açıklamasında bulundu.

Karamollaoğlu, üstü kapalı olarak geçmişte Erdoğan – Bahçeli ilişkisine de göndermede bulundu ve “bazen ilişkiler uzaktan en büyük hakaretlerle başlıyor” ifadesini de kullandı.

Akşener: “HDP’den ziyaret talebi gelmedi, Kürt seçmen kimseye ait değil”

HDP de hafta başında Pervin Buldan başkanlığındaki heyetle Saadet Partisi’ni ziyaret ederek, siyasi partiler arasındaki trafiğe katıldı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden ziyaret randevuları alındığını açıklarken, İyi Parti’den talepte bulunacağına işaret etti.

Akşener ise, HDP’den henüz kendilerine yönelik bir randevu talebi gelmediğini belirterek, Kürt seçmen ile HDP arasında aidiyet bağı kurulmasını da eleştirdi. Akşener, “Biz Türkiye’deki 83 milyonun oyuna talibiz. Etnik aidiyetlerin, mezhep aidiyetlerin ötesinde bu ülkenin nüfuz cüzdanına sahip bütün seçmenin oyuna talibiz. Bir kısım seçmeni ikna edebiliriz oyunu alırız, bir kısım seçmeni de ikna edemeyiz oyuna alamayabiliriz. Ben bir şeye takılmış durumdayım, Türkiye’deki Kürt seçmenin tümünün HDP’nin seçmeni olduğu varsayımı yanlış ya da X partinin seçmeni olduğu yanlış ya da Türkiye’de yaşayan Kürt seçmenin tümümü şu veya şu partinin seçmeni olduğunu varsaymak yanlış. Bu niye yanlış biliyor musunuz? Bu insanı maraba saymak anlamını taşıdığı için yanlış. Kürtler kimsenin marabası değil. Kim ikna edebilirse oylarını alır, edemeyen alamaz. Türkiye’de şu anda değerler üzerinden yapılan bir kavga var” yorumunda bulundu.

Bu arada CHP – Saadet Partisi görüşmesinde, Saadet Partisi’nden Ekonomik İşler Başkanı Sabri Tekir, STK ve Halkla İlişkiler Başkanı Atik Ağdağ, Genel Sekreter Mesut Doğan ve Parti Sözcüsü Birol Aydın yer aldı. CHP’den ise Genel Başkan Yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı, Faik Öztrak ile Muharrem Erkek ve Genel Sekreter Selin Sayek Böke görüşmedeydi.

İyi Parti’deki ziyaret ev sahibi heyette Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat, Cihan Paçacı, Ahmet Kamil Erozan ve TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan vardı. DEVA Partisi’nden ise Genel Başkan Yardımcıları Sadullah Ergin, Birol Aydemir, Abdurrahman Bilgiç ve Nazlı Seda Vural hazır bulundu.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG