Erişilebilirlik

Muhalefetten Türkiye’yi Etkileyen Kararlara Tepki


Muhalefet partileri, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına ve Merkez Bankası Başkanı’nın değiştirilmesine tepkisini sürdürüyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu kapsamında yapılan değerlendirmeleri aktararak, Türkiye’nin kağıt üstünde “anayasalı bir devlet” statüsüne düşürüldüğünü söyledi. “Milletimiz, Erdoğan’ın şahsı hükümetinin elinde, görülmemiş bir buhranı yaşıyor. Dünya siyaset tarihinden öğrendiğimiz bir gerçek var. Bir yönetimin kibri artarsa, zulmü de artar. Anadolu irfanının buna bakış açısı ise son derece açıktır. Zulmü artanın, zevali de yakındır” diyen Öztrak, Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut yönetim sistemiyle anayasal hukuk devleti olmadığını ifade etti.

Erdoğan’ın iktidarı boyunca sürekli birbirleriyle çelişkili açıklamalar yaptığını ve hamleler gerçekleştirdiğini kaydeden Öztrak, “Koskoca ülke, George Orwell’in ‘1984’ romanına döndü. Tıpkı romandaki gibi, dün kara denen bugün ak, dün dost denen, bugün düşman oluveriyor. Erdoğan’ın koltuğunu korumak için her şey mubah. Koltuk için harcamayacağı hiçbir kişi, söz, ilke, değer yok. Koltuk onda kalsın da, ülke varsın yansın. Umurunda bile değil” tepkisini gösterdi.

Türkiye için Erdoğan’ın yapabileceği tek reformu erken seçim kararı olarak gördüklerini açıklayan Öztrak, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’yla ilgili yaşananlara ve HDP’ye kapatma davası açılmasıyla ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi işaret ederek, “Erdoğan vesayeti altındaki yargıyı araç olarak kullandı. Bir milletvekilinin vekilliğini düşürdü. Anayasa Mahkemesi’ne HDP için kapatma davası açtırdı. Cumhur İttifakı’nın küçük ortağının ağzına bir parmak bal çaldı. Sarayın sadık bekçisinin kongresinde elini güçlendirdi” dedi.

AKP’nin Ankara’da gerçekleştireceği 7. Olağan Kongresi’ne dikkat çeken Öztrak, “Erdoğan kendi partisinin kongresine giderken, bir parmak balı da partisinin içindeki kanatların ağzına çalmayı unutmadı. 10 yıl önce kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti. Yetmedi; ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ safsatasına ideolojik körlükle inanan kesimleri memnun etmek için 4,5 ay önce atadığı Merkez Bankası Başkanı’nı bir gece yarısı kurban etti. Faizleri sanki kendisinden habersiz artırmış gibi Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı. Böylesine keyfi bir yönetim, dünyanın neresinde var? Dünyaya pes dedirten bu tür ucubelikler ancak Cumhur İttifakı’nın adını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi koyduğu Ucube Tek Adam Vesayet Rejiminde olur” diye konuştu.

Öztrak: “Rezerv takibi yapacağız, hesabını soracağız”

Merkez Bankası’ndaki değişim ile Erdoğan’ın yeni hükümet sisteminde dördüncü başkan atamasını yaptığını belirten Öztrak, “Erdoğan, her 246 günde bir, Merkez Bankası Başkanı değiştirdi. Son başkan sadece 132 gün koltuğunda oturabildi. Bugün dolar kurunu 7,80’lerde tutabilmek için birilerinin yoğun şekilde döviz sattığını gördük. Ama doların ateşi düşmedi. Çok açık söyleyeyim: eğer bugün kamu bankaları eliyle, arka kapı operasyonlarıyla, eldeki emanet rezervler de yakıldıysa, bunları da 128 milyar doların üzerine koyar, hesabını da ilgililerden sorarız. Ayrıca döviz kasası açık vermişken, çok ciddi sonuçları olacak ‘sermaye kontrolü’ gibi şüyu vukuundan beter fikirleri aklınızdan dahi geçirmeyin” diye seslendi.

İYİ Parti: “Akıl ülkeyi yönetenleri terk etmiş, seçim yapılmalı”

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu da, “Türkiye, partili cumhurbaşkanlığının getirdiği noktada dünyada ekonomik kaos içine sürüklenmiş durumdadır. Sayın Erdoğan’ın tek kişilik bu kararı ve benzer kararları milletimizin ve ülkemizin çok yüksek maliyetlerle zamanın gerisine düşmesine neden olmaktadır. Türkiye için tek çözüm milli iradeye başvurmaktır. Bu karar Türk ekonomisinde ve genel sorunlarda bir çözüm bulunacağı anlayışını getirecektir. Güven ülkeden sürgüne gönderilmiş, akıl da ülkeyi yönetenleri terk etmiştir. Milli iradeye gitmenin dışında anlamlı bir çözüm gözükmemektedir” dedi.

Tatlıoğlu, TBMM’de İYİ Parti’nin ekonomistleri Samsun Milletvekili Erhan Usta ve eski Merkez Bankası Başkanı olan Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

Tatlıoğlu da, CHP’li Öztrak gibi rezerv kullanımıyla ilgili endişe duyduklarını işaret ederek, “Çok yeni faizler 10,25’ten, 19’a çıkartılmış ve Türkiye çok ciddi bir maliyet yüklenmiştir. Bu maliyetin boyutu şöyle; OECD ülkelerinde 37 ülkenin 21’inin faizi sıfırdır, en yüksek faiz yüzde 19’la Türkiye’nindir. Türkiye ekonomik istikrarı sağlama adına bu kadar yüksek faizi yüklenmiş ve kendisine bir yön ararken Sayın Erdoğan’ın bu kararı Türkiye ekonomisine suikast etkisiyle yeni bir dengesizliği yol açmıştır. Ortaya çıkan maliyet milletimizin hesabına yazılmaktadır. Bu kararın arkasında ne olduğunu Sayın Erdoğan kamuoyu ile paylaşmak zorundadır. Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı’nın 128 milyar dolarlık döviz rezervi erime süreci kamuoyu ile paylaşılmalıdır” diye konuştu.

Tatlıoğlu, İYİ Parti olarak Merkez Bankası Başkanı’nın beş yıllığına atacağını ve bu beş yıl boyunca görevden alınamayacağına dair tek maddelik kanun teklifi vereceklerini de açıkladı.

Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da Merkez Bankası’nın elinde piyasa kontrolü bakımından birtakım araçlar bulunduğunu ve bu araçlardan en önemlisinin ise Merkez Bankası’nın sözü olduğunu belirterek, “Ama bugün artık Merkez Bankası’nın sözünün de itibarı kalmadı. Bundan sonra kimse Merkez Bankası’na inanmaz ve dediğini kabul etmez. Yılların emeğiyle ortaya çıkan kredibilite sıfırlanmıştır. Yeniden kredibiliteyi inşa etmemiz gerekir. Kasım ayından beri nispi de olsa inşa ediliyordu ancak son kararla bu da sıfırlandı” dedi.

XS
SM
MD
LG