Erişilebilirlik

Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak


Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak

Bir yandan üst düzey komutanların istifasıyla Türkiye’de ordu ve siyaset arasındaki dengelerin ne kadar değiştiği konuşulurken, diğer yandan da demokrasi yanlısı gösterilerle sarsılan Ortadoğu’da ve özellikle askeri idare altındaki Mısır’da, Türkiye modelinin ne kadar geçerli olabileceği tartışılıyor. Ancak Mısırlı uzmanlara göre “Türkiye modeli”nin sivil ve askeri olmak üzere iki boyutu var. Amerika’nın Sesi muhabiri Jeffrey Young’un konuştuğu Mısırlı uzmanlar da bu konuda farklı görüşleri ortaya koyuyor.



Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak
Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak

Hüsnü Mübarek’in Şubat ayında çekilmeye zorlanmasının ardından görevi devralan Yüksek Askeri Konsey, bu yılın sonunda yapılması planlanan seçimlerle ülkeyi sivil yönetime hazırlıyor. Ancak Müslüman Kardeşler’in ülkeyi İslamcı bir çizgiye sürükleyeceği kaygısı taşıyan kesimler, ordunun “özel yetkilerini” korumasını istiyor. Bunlardan biri de, Potomac Enstitüsü uzmanlarından Tevfik Hamid. Hamid, ordunun gerekli gördüğü durumlarda sivil yönetime müdahale etmesine karşı değil: “Evet ordu böyle bir beklenti içinde. Türkiye’de ordunun şimdiki değil, ama 20 yıl önceki yetkilerine sahip olmak istiyorlar. Ancak bu geldiğimiz noktada askerlerin ya da başka grupların siviller arasında bölünmeye yol açması doğru değil. Eğer ordu “özel rolünü” korumak istiyorsa ‘laik devletin güvencesi’ olarak hizmet vermeye devam etmeli. Eğer Müslüman Kardeşler askerlerin bu koruyucu rolü olmadan iktidara gelirse Mısır Şeriat’a ve İslamcılar’ın nüfuzuna teslim olur, belki İran’a ya da Taleban’a dönebilir. Gerçekçi olmalıyız. Eğer ordunun yetkisi elinden alınırsa bu yetki boşluğuna yol açar ve Mısır’da yıkıcı etkileri olacak çatışmalar yaşanır. Mısır’da laik sistemi korumak akıllıca olur.”

Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak
Mısır'da Ordu 'Türkiye Modeli'ne Daha Sıcak

Ancak Mısır ordusu, siyasi alandaki rolüyle Türkiye’dekine ne kadar benziyor? Brookings Enstitüsü uzmanlarından Halid el Cindi’ye göre, Mısır ve Türkiye arasında benzerlikler de var, farklılıklar da: “Türkiye modeli konusunda birçok karşılaştırma var. Her şeyden önce Mısır’da ordu, sivillerin idaresinde değil. Bağımsız bir kurum. Aynı zamanda faaliyetleri son 60 yıldır göz önünde değil. Ordu kendi ekonomisine sahip, kendi sanayisi var, kendi hastaneleri, kendi mal varlığı var. Hem kendi hayır işlerini idare ediyorlar, hem de büyük kaynaklara sahipler. Bu da “devlet içinde devlet çağrışımı” yapıyor. Hükümet ya da kamuoyu tarafından denetlenmesi imkansız. Bence askerler, kışlalarına dönmek ve Yüksek Askeri Konsey de yetkiyi sivil idareye devretmek istiyor. Bunu tabii mevcut ayrıcalıklarını koruyarak, denetimden muaf olmak koşuluyla yapmak istiyorlar. Gölge arkasında yaşamaya devam etmek, “gücün arkasında bir güç” olarak yaşamak ve gerekli gördüklerinde müdahale etmek istiyorlar. Ya kendi çıkarlarını korumak için ya da laik sistemin güvencesi olmak için. Arapça’da bu, “laik sistem” değil ama daha çok, “medeni devlet” gibi çevrilebilir. Bu da “sivile karşı ordu,” ya da “dine karşı ordu” gibi yorumlanabilir. Herkes bu terimi çift anlamlı kullanıyor.”

Adalet ve Kalkınma Partisi, Mısır’ı daha dinci bir yapıya sürükleyeceğinden kaygı duyulan Müslüman Kardeşler için de daha ideal bir örnek olarak görülüyor. Ama Halid el Cindi’ye göre Müslüman Kardeşler’in bütün üyeleri, AKP’deki liberal çizgiyi benimsemeye hazır değil: “Adalet ve Kalkınma Partisi, Müslüman Kardeşler için bir model, hatta çok çekici bir model. Ama Müslüman Kardeşler içinde çok farklı güçler ve görüşler var. Tekdüze bir yapıya sahip değiller. Bunlar arasında Recep Tayyip Erdoğan’ın partisini örnek alanlar var. Müslüman Kardeşler içindeki ideolojik olarak benzer ya da liberal kesimler, partilerini AKP çizgisinde geliştirmek istiyor. Ancak parti içinde muhafazakar unsurlar da var. Bu da Müslüman Kardeşler’in AKP yönünde bir çizgi izlemeyeceği anlamına gelebilir. En azından ordu, Türkiye modelini kendi yararına görüyor. Sonuçta onlar da ‘devlet arkasında devlet’ olarak durmak istiyor. Anayasa daha hazırlanmadı. Şimdilik askerler siyasi tavır göstermek istemiyor. Ama aslında en güçlü gruplarla ilişki içine girip kendilerini güvence altına almak istiyorlar. Ordu kendi ayrıcalıklarını anayasal güvence altına almaya çalışabilir. Bu ayrıcalıklı durumu ne kadar sürdüreceklerini de bilemeyiz. Ama Türkiye’de olduğu gibi onlara karşı bir tavır gelişebilir. Eninde sonunda halk orduyu sivil idare altına almak isteyecektir.”

Türkiye modelinin ne kadar geçerli olabileceği tartışılırken, bu yıl sonunda yapılması beklenen genel seçimler, Mısır halkının gerçekte nasıl bir siyasi bir model istediğini tam olarak ortaya koyacak.

XS
SM
MD
LG