Erişilebilirlik

18 Milyon Öğrenci İçin 31 Ağustos’ta Ders Zili Çalacak mı?


Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk

Türkiye’de ilk ve orta öğretimde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve bir milyonu aşkın öğretmen bulunuyor. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığı, Corona salgını nedeniyle 13 Mart’ta kapatılan okulların 2020-2021 eğitim öğretim yılı kapsamında 31 Ağustos’ta açılması yönünde planlama yaptıklarını açıkladı.

Ancak özellikle son bir haftada Corona pandemisinin yeniden etkisini arttırdığı görülüyor. 3 Haziran’da hastanelerdeki yoğun bakım hasta sayısı 612’ye, entübe edilen hasta sayısı da 261’e gerilemişken 8 Temmuz itibariyle yoğun bakımdaki hasta sayısı 1.172’ye, entübe hasta sayısı ise 406’ya yükseldi. Yeni vaka sayısı da son bir haftada hep 1.000’in üzerinde seyrediyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘‘Yoğun bakım hasta sayımız, yeni vakaları takiben, artış eğiliminde. Tedbir varken, bugün vefat eden sayısı kanıksanacak tablo değil. Yoğun bakım hasta sayımızda, önceki günlerden devam eden bir artış var. Vakaların azalma seyri yavaş’’ diyerek tüm toplumu sosyal mesafe, maske kullanımı ve tedbirlerin azaltılmaması konusunda uyardı.

Ziya Selçuk: ‘‘Çocukların eğitim hakkı da var, okullar açılabilir denirse biz açarız’’

Peki tablo böyleyken ilk ve orta öğretim 31 Ağustos’ta başlayabilir mi?

Ankara’da ‘‘Tabii Mobil Uygulaması Tanıtım Toplantısı’’ sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu sorunun tekrar tekrar sorulmasının ‘‘anlamsız hissettirdiğini’’ söyledi.

Selçuk, ‘‘Okulların açılması meselesi, bir okulu açıp kapamak, bir çocuğun okula gidip gelmesi değil. Okulların açılması demek, bir ülkenin geleceğinin açılması demek, çocukların geleceğe hazırlanması demek. Bugünden okulların açılacağı hafta ne olacağını bütün dünya da bilemez. ‘31 Ağustos’ta açılacak mı?’ sorusu tekrar tekrar sorulduğunda anlamsızlık hissettiriyor. Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’yla istişare yaparak kararlar veriyoruz. Bir çocuk eğer bugün sokakta oynuyorsa, çocuklarımız alışveriş ortamlarımda bulunuyorsa, çocuklar tatile gidiyorsa onların bazı hakları vardır, gidiyorlar. Çocukların eğitim hakkı da var. Veliler olarak, ‘Eğitim çocukların en temel hakkıdır’ düsturundan hareket etmezsek eğitim hakkını ellerinde almış oluruz. Şayet ‘Okullar gerekli şartları sağladı, 31 Ağustos’ta açılabilir’ denirse biz bunu açarız, onu temenni ediyoruz’’ dedi.

‘‘Uzaktan eğitime de seyreltilmiş eğitime de karma eğitime de hazırız’’

Milli Eğitim Bakanı, şartların elverişli olmaması halinde bakanlığın uzaktan eğitim, seyreltilmiş eğitim ve karma eğitim modelleri üzerinde çalıştığını dile getirdi.

40 bin öğretmen alımı yapıldığı için öğretmen sorunu olmayacağını ve özel okullar ve devlet okullarının aynı anda başlayacağını belirten Ziya Selçuk, ‘‘Eğer denilirse ‘Bir süre daha açamayın’, biz uzaktan eğitme hazırız, hiçbir sorun yok. Seyreltilmiş eğitim denirse ona da hazırız. Yüz yüze olan kısmı olsun, seyreltilmiş olsun, okuldan almadıkları eğitimi uzaktan alsınlar denirse biz bu karma eğitime de hazırız. Biz ülkenin tüm çocukları için kaygılanıyoruz. Bu kaygıyı her gün yaşarken hissettiğimiz şey şu, çocuklarımız ve öğretmenlerimizi nasıl koruruz? EBA TV şu anda büyük bir faaliyet içinde. Büyük bir içerik var. Her neyle ilgileniyorsa bunun karşılığı var. Biz milyon öğrencinin girdiği LGS’yi nasıl başardıysak bunu da başarırız. Bütün tedbiri ona göre alırız. Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında kabine, bütün bakanlıklarıyla bu konu ele alıyor, tedbirler alıyor. Neye ihtiyaç varsa mali, fiziksel koşulları ile psikolojik hazırlığı ile biz buna hazırız’’ diye konuştu.

Salgın Yönetimi Rehberi’ne göre sınıflarda 4 metrekareye 1 öğrencinin düşmesi gerekiyor

Ancak Sağlık Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu ‘‘Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’’nde ‘‘Okullarda en az dört metrekareye bir kişi düşecek şekilde personel ve öğrenci planlaması yapılmalı. İçeriye alınması gereken kişi sayısı buna göre düzenlenmeli’’, ‘‘Sınıf, kantin, yemekhane gibi toplu kullanım alanlarında kişiler arasındaki sosyal mesafe en az 1 metre olacak şekilde düzenlenmeli’’, ‘‘Okullarda oturma düzeni yüz yüze olmamalı çapraz oturma olmalıdır’’ şeklinde maddeler yer alıyor.

Milli Eğitim Bakanı, bir gazetenin okulların ne kadarının bu koşullara uygun olduğu şeklindeki bir soruya, ‘‘Kaç sıra olacak, sınıflar ne olacak, bu düzeyde ele alırsak meseleyi bütünsel olarak görmemiş oluruz’’ yanıtını verdi.

Eğitim Sen Başkanı: ‘‘Okullar hazırlıklı değil, sınıflar yoğun, maske ve dezenfektan bütçesi nereden karşılanacak?’’

Ancak KESK’e bağlı Eğitim Sen aynı kanaatte değil.

Eğitim sendikalarının, öğretmenlerin, Türk Tabipler Birliği başta olmak üzere sağlık örgütlerinin katıldığı bir kurulla bu sürecin yönetilmesi yönünde çağrı yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, zaten yetersiz olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin pandemi koşullarında daha da yetersiz kaldığının altını çizdi.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Aydoğan, ‘‘Salgın Yöntemi ve Çalışma Rehberi çerçevesinde okulların hazırlığı yok. Büyük kentlerde sınıf yoğunluğu çok fazla. Üstelik bu yıl 60 ay ve 84 aylık öğrencilerin aynı yıl okula başladığı grup, liseye başlıyor. Lise bire başlayacak öğrenci sayısında ciddi bir artış olacak. Daha geçtiğimiz yıldan mutlaka okul yapılması uyarısını yaptık. Ama karşılık bulmadı. Öğretmen yetersizliği devam ediyor. 80 bini aşkın ücretli güvencesiz istihdam edilen öğretmenler vardı. Yeterli bütçe ayrılması gerekiyor. Eğitime ayrılacak bütçenin ayrılması gerekiyor. Bırakın iller arasındaki eşitsizliği, bir ildeki ilçeler ve bir ilçedeki mahalleler arasında bile ciddi eşitsizlik var. Okullarda Corona öncesinde dahi temizlik sorunları vardı. Güvencesiz ve sınırlı sayıda temizlikçi çalışıyor, bu konuda da istihdam yaratılması gerekiyor. Bir öğrenci ve bir öğretmen günde iki maske kullansa neredeyse 38 ila 40 milyon maske ihtiyacı var. Kantinlerin, tuvaletlerin temizliği nasıl yapılacak? Dezenfektan hangi bütçeyle alınacak? Bunlar karşımızda sorun olarak duruyor’’ dedi.

Aytekin: ‘‘Yoksul ve dezavantajlı öğrencilere devlet ücretsiz bilgisayar, tablet veya televizyon temin etmeli’’

Eğitim-Sen Genel Başkanı, Milli Eğitim Bakanı’nın uzaktan eğitimle ilgili sözlerinin aksine bu eğitimin geçen yıl çok yetersiz kaldığı görüşünü savunuyor.

Feray Aytekin Aydoğan, ‘‘Uzaktan eğitim, aslında tamamlayıcı bir eğitim. Çocukların eğitim sürecinden kopmaması doğrultusunda kullanılmalı. Yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitim bakanlık tarafından eşit olarak gösterilmeye çalışılıyor ki kesinlikle bu hiç doğru değil. Asla eşitlenemez. Bununla beraber Milli Eğitim Bakanlığı verileri üzerinden bile iki öğrenciden birinin uzaktan eğitime hiç ulaşamamış durumda olduğu görülüyor. Yoksul çocuklar, mevsimlik işçi çocuklar, özel eğitim gören çocuklar, göçmen çocuklar, uzaktan eğitimden uzak kalıyor. Uzaktan eğitim, eğitimin parçası olarak devam edecekse, bu çocuklara bilgisayar, tablet, hatta televizyon temin edilmeli. Bu cihazların devlet tarafından ücretsiz karşılanması için bir planlama yapılmalı. Böyle olmazsa yoksul ve dezavantajlı öğrenciler eğitim sürecinden yaralanamayacak’’ dedi.

XS
SM
MD
LG