Erişilebilirlik

Merkel'den İdam Açıklaması


Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert’in, Türkiye’de idamın geri getirilmesi konusunda olası bir referanduma Almanya’da yaşayan Türklerin katılımına izin verilmeyeceği yönündeki açıklamasından sonra, Başbakan Angela Merkel de, referanduma gidilmesi durumunda Alman topraklarında bu konuyla ilgili propagandaya da izin vermeyeceklerini söyledi.

Bir radyoya demeç veren Merkel, idam cezası gibi Almanya'nın kesin bir şekilde reddettiği bir konuya Alman topraklarında izin çıkmayacağını açıkladı. Bu konuda Türkiye'den henüz bir başvuru yapılmadığını, ancak idamın geri getirilmesinin Türkiye’de ciddi çekilde tartışılan bir konu olduğunu vurgulayan Merkel, bir süredir Alman siyasetinde gündemde olan tartışmalara son noktayı koydu. Koalisyon partileri ve muhalefetten Merkel’e destek geldi. Birlik Partileri Meclis Grup Başkanı Volker Kauder, "Almanya’da idam konusunda oylama olamaz. İnsan haklarının ihlaline yardımcılık yapamayız. " dedi. Liberal FDP’nin Genel Başkanı Lindner, Başbakan Angela Merkel’in açıklamasını "gecikmiş, ama doğru bir tavır" olarak nitelerken, Sol Parti Federal Meclis Grubu Eşbaşkanı Sahra Wagenknecht, Türkiye’yi ‘İslamist diktatorya’ olarak niteledi. Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Başbakan Adayı Martin Schulz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın idam cezasını geri getirmek için bir referandum düzenlemesi durumunda Almanya'da yaşayan Türklerin oy kullanmasının ihtimal dışı olduğunu söylemişti. Schulz, "Değerlerimize ve anayasamıza aykırı bir konuda Almanya'da oylama yapılmasına izin veremeyiz" şeklinde konuşmuştu.

Daha önce sık sık meclisten çıkacak bir idam kararını onaylayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandum gecesi yaptığı konuşmasında, "Bir halk oylaması da idam için yaparız" ifadelerini kullanmıştı. Almanya Federal Meclisi'nin Bilimsel Hizmetler Dairesi ve hukuk uzmanlarının hazırladığını bir rapora göre, Alman hükümeti idam cezasına ilişkin bir referandumu yasal olarak engelleme imkanına sahip. Yasal düzenlemelere göre başka bir ülkedeki referandum için Almanya'da da sandık açılması Alman hükümetinin iznine bağlı.

Öte yandan Alman yetkililer, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bazı Türk askerleri ve ailelerinin Almanya’ya iltica başvurusunun kabul edildiğini doğruladı. Sığınma talebi kabul edilenlerin Almanya’daki NATO üssünde görevli diplomatik pasaport sahibi Türk askerleri olduğu bildirildi, ancak sayı açıklanmadı. Yetkililer, Almanya’daki NATO karargahlarıında görevli Türk subayların yanı sıra Berlin Büyükelçiliği'ndeki askeri ateşelerin de Almanya'dan sığınma talep ettiği bildirmişti. Tahmini rakamlara göre, Türkiye'den Almanya'ya 450 kadar diplomat, subay ve hakim iltica başvurusunda bulundu. Toplam ilticacı sayısı 2016’da 7 bin 700'ü geçti.

Bu arada Berlin’de Alman mevkidaşı Brigitte Zypries ile bir araya gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Almanya ile ilişkilerde yeni bir dönüm noktasının başladığını belirtti. Artık iki tarafın da son zamanlardaki karşılıklı olumsuz gelişmelerden rahatsız olduğunu kaydeden Zeybekçi, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinden asla kopmaması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin konuşulduğunu açıkladı ve ekonomik ilişkilerin önemine vurgu yaptı.

Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin 37 milyar Euro'ya çıktığına işaret eden Bakan Zypries ise, ilişkilerin yeniden canlandırılması ve Alman yatırımların Türkiye’deki hukuk devletinin üstünlüğü koşullarına bağlı olduğunu söyledi. Zypries, Türkiye’de tutuklu gazeteci Deniz Yücel olayının görüşmede bir rol oynadığını, davanın hukuk devleti kuralları içinde yürümesini beklediklerini söyledi. Bakan Zeybekçi ise, “Bu tamamen hukuki bir konu. Bağımsız mahkemelerin bu yargılamayı bir an önce yapmasını kişisel olarak ben de diliyorum. Ama insanların terörü destekleyen faaliyetler içinde olmaları da bizleri zor durumda bırakmıyor değil. Onun için biraz sabretmek lazım.” şeklinde konuştu.

Bakan Zeybekçi, Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’le de bir araya gelirken, yapılan yorumlarda Zeybekçi’nin, darbe girişimi ve referandum oylaması sırasında gerilen ilişkilerle oluşan karamsar havayı dağıtacak mesajlarına dikkat çekildi. Bakanın özellikle, "Almanya bizim dostumuz, müttefiğimiz" sözleri çok yankı buldu ve ikili ilişkilerin düzeleceği umudunu canlandırdı. 24 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde hükümet partilerinin Türkiye’ye karşı sert tutumunu bir anda değiştirmesinin zor gözüktüğü ancak perde arkasında Berlin’in de ilişkilerin yeniden normalleşmesini hedeflediği yorumu yapılıyor.

XS
SM
MD
LG