Erişilebilirlik

'Merkel Koalisyon Kurmakta Zorlanacak'


Pazar günü yapılan genel seçimde hükümet ortakları Birlik Partileri CDU/CSU ve SPD’nin büyük oranda oy kaybetmesiyle Almanya için Alternatif'in (AfD) milliyetçi ve ırkçı söylemlerle üçüncü büyük güç olarak meclise girmesinin artçı sarsıntıları sürüyor.

Berlin’de yakın dönemde siyasal gelişmelerin hangi yönde seyredeceği konusunda belirsizlik olduğuna dikkat çeken uzmanlar, koalisyon hükümeti kurmada Başbakan Angela Merkel’in işinin oldukça zor olacağı yorumu yapıyor.

Merkel liderliğindeki Hıristiyan Birlik partileri, sandıktan birinci parti çıkmasına karşın hükümet kurabilecek çoğunluğa sahip değil. Mevcut hükümet ortağı SPD’nin, muhalefette kalacağını açıklamasının ardından ‘büyük koalisyon’ ihtimali ortadan kalktı. Siyasi dengelerin değişmesine neden olan seçim sonucuna göre, Hristiyan Birlik partileri, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’nin oluşturabileceği bir koalisyon hükümetinin kurulması şu an için tek seçenek olarak gözüküyor. Partilerin renklerinden dolayı ‘Jamaika koalisyonu’ olarak adlandırılan bu ortaklığın uzun süreli olmayacağı şimdiden konuşulmaya başladı.

Gelecek yıl Bavyera eyaletinde yapılacak seçimi hesaplayarak Almanya için Alternatif’e giden sağ seçmene göz kırpmak isteyen ve sadece Bavyera eyaletinde seçime giren Hristiyan Sosyal Birlik partisi CSU’nun göçmenler ve sığınmacılar konularında Yeşiller'le ortaklıkta zorluk çekeceği kesin görünüyor. Nitekim Bavyera Eyaleti’nde en ağır kaybı yaşayan ve yüzde 10,6 oranında oy kaybeden CSU’nun lideri Horst Seehofer, daha şimdiden siyaset değişikliğine gidecekleri ve daha sağ bir politika izleyeceklerini mesajını verdi ve "AfD seçmenlerini sorunlara çözüm bularak, onların endişe ve korkularını dikkate alarak, geri kazanmak zorundayız" dedi.

Liberal FDP’nin de özellikle çevre politikalarında hiç uyuşmadığı Yeşiller’le koalisyon ortağı olmaya sıcak bakmadığı biliniyor. Berlin’deki analizlerde, oy kaybederek seçimlerden çıkan ve siyasi açıdan şimdiye dek olmadığı oranda zayıflayan Merkel’in üçlü koalisyonu başaramamasının, beraberinde onun siyasi olarak sonunu getireceği vurgulanıyor. Yeni hükümet arayışının Aralık ayı ortasına kadar sürmesi beklenirken, partilerin hükümet kuramama ve erken seçim ihtimali de bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da Nazi dönemi tabularını yıkmaya çalışan AfD’nin yüzde 12,6 oyla üçüncü büyük güç olarak meclise girmesinin şoku da devam ediyor. Gerçi seçim zaferi yaşayan aşırı sağcı partinin Eşbaşkanı Frauke Petry’nin seçimin hemen ardından istifa etmesi AfD’nin sevincini kursağında bıraktı, ancak AfD’nin diğer yöneticileriyle Petry’nin arasının açık olduğu daha önce de biliniyordu. Bu açıdan Petry’nin pek sürpriz olarak algılanmayan istifası sonrasında, partinin en aşırı sağ kanadının sözcülerinden Björn Höcke’nin daha aktif rol oynaması bekleniyor.

Almanya'nın doğusunda oy oranını yüzde 22'ye çıkaran, Sakyonya eyaletinde birinci parti konumuna gelen AfD son aylarda açık bir şekilde aşrı sağa kaydı. Nitekim partinin en önemli ismi ve seçimdeki liste başı adayı Alexander Gauland’ın ilk açıklamaları Alman kamuoyunu ve ülkedeki Türkiye kökenlileri de korkuttu. Gauland meclise girmeleri ile ilgili olarak, "Merkel’i kovalayacağız. Ülkemizi ve halkımızı geri alacağız" dedi. Gauland’ın seçim sonrası değerlendirmesinde ülkedeki Türkiye kökenlilerle ilgili olarak,"Alman vatandaşı olanlar buraya ait. Ama çifte vatandaş ve Türk vatandaşı olanlar burada sadece misafirdir," sözleri de, partinin İslamofobinin yanısıra Türkleri dışlayıcı politikalara yöneleceğinin işareti olarak yorumlandı.

Bu arada Alman medyasında çıkan çok sayıda yorumda, diğer partilerin seçim kampanyalarının sığınmacılar, göçmenler, İslam, terör ve Türkiye gibi konular üzerinde yoğunlaştırmasının, ortamın AfD’nin oylarını artırmasını uygun hale getirdiği de vurgulanıyor.

XS
SM
MD
LG