Erişilebilirlik

Merkel’in 'İslamcı Terör' İfadesi Sıkıntı Yarattı


Merkel, bugün öğleden sonra geldiği Ankara’da çalışma ziyareti olması nedeniyle Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Merkel, ilk durağında Cumhurbaşkanlığı’nda ikili ve heyetlerarası görüşmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la biraraya geldi.

Merkel, Cumhurbaşkanlığı’ndaki ortak basın açıklamasında, “İslamcı terör” ifadesi nedeniyle Erdoğan’ın doğrudan eleştirisiyle de karşı karşıya kaldı. Türkiye’nin, terörle mücadelesine Almanya’nın destek vermediği yönündeki uzun zamandır yönelttiği tepkileri yanıtlayan Merkel, “İslamcı terör ve PKK dahil her türlü terörle mücadelede yakın bir işbirliği içinde olmamız gerektiğini konuştuk. Özellikle yeni yılda, İstanbul’da ve Türkiye’deki diğer terör saldırıları nedeniyle Türkiye'nin çok büyük zarara uğradığını konuştuk. Hepimiz etkileniyoruz. Bu konuda daha yakın işbirliği içinde olma sözü verdik birbirimize,” dedi.

Merkel’in sözlerindeki “İslamcı terör” ifadesi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirisine neden oldu. Erdoğan, Merkel’in ifadesinden üzüntü duyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben şahsen Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem. Burada özellikle bir şeyi vurgulamam lazım. Çünkü halkım da bu konuyu yanlış anlamış olabilir. İslamcı terör ifadesi ki bunu aslında ben Sayın Şansölye’ye de anlattım, İslamcı terör ifadesi biz Müslümanlar’ı ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. Çünkü İslam ile terör biraraya gelemez. İslam'ın kelime anlamı barıştır. Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek bu, o dinin mensuplarını üzer. Biz DEAŞ terör örgütünden dolayı kalkıp, ‘İslamcı terörü’ kullanırsak bu üzücü olur. Bunu lütfen kullanmayalım. Kullanıldığı sürece biz, bunun karşısında durmak durumundayız. Sessiz kalırsak bunu kabul olur. Ben şahsen Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem. Şu anda dünyada DEAŞ’a karşı bizim verdiğimiz mücadeleyi veren ikinci ülke yok. Herkes işin lafında ama biz buna mücadelede kararlılığımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.”

Erdoğan’ın tepkisi üzerine Merkel ise, “Türkiye'deki insanlara şunu ifade etmek istiyorum. Din özgürlüğü benim için çok önemli ve demokrasinin bir parçası olarak görüyorum. Bu nedenle Almanya'da Müslümanlar’ın inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Bizdeki Müslüman dernekleri de her türlü teröre karşı seslerini yükselttiler. Bu nedenle İslam ve İslamcı arasında bir fark var. İnsanlarımızın Müslümanlarla çok büyük takdir duyduklarını ve işbirliği içinde bu teröre karşı mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum” açıklaması yaptı.

Terör şüphelileri iadesinde “kanıt istiyoruz” mesajı

Almanya Başbakanı Merkel, Ankara’nın Fethullah Gülen yapılanması gibi terör örgütleri ile mücadele ve terör şüphelisi isimlerin Türkiye’ye iade talepleri konusunda Berlin’in yeterli yanıt vermediği yönündeki eleştirisini de yanıtladı. Merkel, “Biz terörle mücadele ve bu suçlara karşı mücadele konusunda kararlıyız, Türkiye'nin beklediği şekilde. Fakat bizim adım atmamız, önlem almamız için elimizde kanıtların olması gerekiyor. Mahkemeler bu kanıtları değerlendiriyor. Almanya'da bazı mahkeme kararları var. Bazı koşullarda iadelerin yapılamayacağı yönünde. Adalet bakanlarımız bu konuda görüşmeler yapacak bundan sonra da… Ancak mahkemelerin ve bağımsız incelemelerin sonucuna tabi ki saygı duymalıyız,” diye konuştu.

Buna karşılık Erdoğan ise, “PKK, PYD, YPG ne ise Fethullahçı Terör Örgütü de odur,” dedi. Erdoğan, “Bu darbe yapan eğer kalkıp, Almanya'ya kaçıyorsa Almanya'da barınıyorsa, adalet bakanları birbiriyle ilişki kurmak suretiyle belge ve bilgi gönderilebilir, biz Amerika'ya da 85 koli belge ve bilgi gönderdik. Hala yargıdan çıkacak kararlar bekleniyor” dedi ve “Geciken adalet, adalet değildir’ diyerek bir an önce sonuca varılmasının doğru olduğunu kaydetti.

Merkel, basın özgürlüğü konusunda eleştirdi

Darbe girişimi sonrasında ilk kez Ankara’ya geldiğini de ifade eden Merkel, “Terörle mücadele konusunun çok önemli olduğunu, darbe teşebbüsüne neden olanların cezalandırılması gerektiğini ancak aynı zamanda suçun bireysel olarak tespit edilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu darbe teşebbüsüne Türk halkının demokrasi ve demokratik ilkeler için nasıl kendini ortaya koyduğunu gördük. Bu önemli süreçte ifade özgürlüğüne saygı duyulmasının çok önemli olduğunu ifade ettim. Basın ve medya özgürlüğüne de işaret ettim. Alman gazetecileri için de akreditasyonlarını almalarının çok önemli olduğunu belirttim. Bu konularda endişelerimiz olduğunu ifade ettim,” dedi.

AB, Suriye ve bölgesel gelişmeler de gündemdeydi

Merkel ve Erdoğan, her ikisi de görüşmeleri sırasında Avrupa Birliği (AB), Suriye ile bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını da ifade etti. Merkel, “İki tarafın önemsediği bölgesel konulara değindik. Suriye, Irak konusu, mülteci konusu özellikle Türkiye için çok önemli bir konu aynı zamanda Almanya ve AB için de tabi ki önemli. Burada tekrar Türkiye'nin olağanüstü çabalar harcadığını belirttim. AB'nin vaat etmiş olduğu finans desteğinin en kısa zamanda akması gerektiğini ifade ettim. 2,2 milyon Euro verildi. Tabi ki somut projelere bu finans katkısının artması gerekiyor” dedi. Merkel, Suriye’de Cenevre sürecini desteklediklerini de kaydetti.

Merkel, Cumhurbaşkanlığı’nın ardından darbe girişimi sonrasında ilk kez geldiği Ankara’da TBMM’yi de ziyaret etti. Almanya Başbakanı, TBMM Başkanlığı’na vekalet eden AKP’li Başkanvekili Ahmet Aydın tarafından ağırlandı ve darbe girişimi sırasında meclis binasının bombalanan bölümlerini de gezdi.

Başbakan Yıldırım OHAL’i savundu

Bu arada Başbakan Binali Yıldırım ise, Çankaya Köşkü’ndeki ortak açıklamada, olağanüstü hal (OHAL) koşullarını Merkel ile görüştüklerini ifade etti. Yıldırım, OHAL uygulamalarını şöyle savundu:

“Şartlar ne olursa olsun, Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk içinde bütün sorumlular, suçlular değerlendirilecek ve hak ettikleri cezayı bulacaklardır. Bu büyük bir felakettir, dünya demokrasi tarihinde eşine çok az rastlanan, belki de örneği olmayan tanklara, toplara, uçaklara, helikopterlere, füzelere karşı bedenini ortaya koyup ülkesini savunan kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin topyekün bir milletin başarısından bahsediyoruz. Dolayısıyla bu alçak örgüt maalesef çok büyük tahribat yaptı, büyük zararlar verdi. Bunların zararlarını ortadan kaldıracak tedbirleri, yeni benzeri olaylar yaşanmaması için elimizden geldiğince tedbirlerini alıyoruz. Burada uygulamalarla ilgili zaman zaman şikayetler kulağımıza geliyor. Bu uygulamalarda bu kadar büyük bir olayın, yüzbinlerce sorumlunun içinde olduğu bir darbe girişiminde hata olabilir ancak bir kasıt söz konusu asla olamaz. Başından beri şunu söylüyoruz, Türkiye hukuk devleti. İntikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz, hukuk içinde, adalet içinde muamele yapacağız, uygulamalarımız da bu yönde olmaktadır.”

Merkel: “Amerika ile işbirliğinde devamlılık olacağı kanaatindeyim”

Merkel ise, Türk vatandaşlarına AB ülkelerine vizesiz seyahat olanağı sunulmasıyla ilgili soruya verdiği yanıtta herhangi bir tarih vermekten kaçındı.

Merkel, Amerika Başkanı Donalp Trump’tan beklentileriyle ilgili soru üzerine ise, “(ABD ile) Görüşmelerden çıkardığım sonuç şu: Uluslararası terörle mücadele, Amerika’nın de bir önceliği. Şu anda başkan görevi yeni devraldı. Detaylı olarak sonraki aşamalarda Suriye’de, Musul’da neler yapılacağını konuşacağız. İşbirliğinde bir devamlılık olacağı kanaatindeyim. Terör ortak bir düşman diyebiliriz. Hiçbir şüphem yok ki yakın bir işbirliği içinde olacağız. Herkes hedef olabilir, bunu görüyoruz. Fakat bir grubu toplu olarak suçlamak, belli ülkelerden gelen insanları zan altında bırakmak mümkün değil” dedi.

İlk kez muhalefet ile görüştü

Almanya Başbakanı Merkel, Köşk temasları sonrasında Almanya Büyükelçiliği’nde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve de geçtiğimiz gün serbest bırakılan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ile iki ayrı görüşmede bulundu.

Merkel’in 2 Şubat’ta Ankara’ya yaptığı ziyaret, Almanya Başbakanı’nın Türkiye’ye 6’ıncı ziyareti. Ancak Merkel geçmiş Türkiye ziyaretlerinde muhalefet parti yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirmemişti.

Öte yandan Almanya Başbakanı Merkel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım ile yaptığı basın toplantıları sırasında Türk gazeteciler arasından sadece Anadolu Ajansı ve TRT muhabirlerine soru sorulmasına izin verildi.

XS
SM
MD
LG