Erişilebilirlik

Merkel: 'Başabaş Sonuç Türk Toplumunun Ne Kadar Bölünmüş Olduğunu Gösteriyor'


Türkiye’de yapılan anayasa değişikliği referandum sonuçları Almanya’da gündemi belirleyen bir numaralı konu oldu. Yapılan oylamada alınan sonucun Türkiye'de yeni bir cumhurbaşkanlığı sisteminin önünü açacak anayasa değişikliği referandumu için gerekli çoğunluğu sağlaması sonrasında Alman siyasetçilerden ağırlıklı olarak eleştirel ve endişeli açıklamalar geldi.

Referandum için Almanya’da oy kullanan Türklerin yüzde 63 ile ‘evet’ demesi ise, uyum tartışmalarına neden oldu.

Paskalya Bayramı nedeniyle tatilde ve Almanya dışında olmasına rağmen yazılı bir açıklama yapan Başbakan Angela Merkel, "Alman hükümeti Türkiye'deki referandumun sonuçlarını dikkate alıyor. Alman hükümeti, Türk halkının anayasa hakkındaki kararına saygı duyuyor. Referandumda alınan başabaş sonuç, Türk toplumunun ne kadar bölünmüş olduğunu gösteriyor. Bu durum Türk hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için büyük sorumluluk anlamına geliyor." dedi. Alman hükümetinin, Türk hükümetinden beklentisinin, tüm siyasi ve sosyal gruplarla‚ saygılı bir diyalog arayışına girmesi‘ olduğunu belirten Merkel, AB müzakereleri konusunda ise, "Türkiye ile en yakın zamanda ikili görüşmelerde, Türkiye ve AB kurumları arasında Venedik Komisyonu'nun anayasal reformlar ve prosedüre ilişkin endişelerine yönelik görüşmeler yapılmalıdır" açıklamasında bulundu.

Başbakanlık Müsteşarı Peter Altmaier ise, Alman hükümetinin "özgür ve demokratik yapılmış bir seçimden gelen sonuçları" kabul edeceğini, referandumun adil olup olmadığını AGİT ve Avrupa Konseyi’nin gözlemcilerinin hazırlayacağı raporların göstereceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, "Sonuç her ne olursa olsun, soğukkanlılığımızı korumalı ve temkinli hareket etmeliyiz. Bu denli kıran kırana geçen bir seçim mücadelesinin Almanya'da da sona ermiş olması memnun edici" şeklinde yazılı bir açıklama yaptı.

Sosyal Demokrat Parti SPD'nin genel başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Başabaş sonuç, Erdoğan'ın Türkiye olmadığını gösterdi. Demokrasi ve insan hakları mücadelesi sürmeli” ifadesini kullandı.

Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner ise, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi gerektiğini savundu. "Erdoğan, ülkesini bir diktatörlüğe götürecek sistem değişikliğini yapacak” şeklinde konuşan Klöckner, Cumhurbaşkanının idam cezasından yana olduğunu belirterek, ‘AB’nin hukuk ve diğer değerlerine bu kadar ters düşen birisinin, birliğin içinde yeri yoktur’ diyerek, Türkiye’ye AB üzerinden verilen fonların da kesilmesini istedi.

CDU’nun önde gelen siyasetçilerinden, Avrupa Parlamentosu milletvekili Elmar Brok, Türkiye'ye idam cezasının geri getirilmesi durumunda AB tam üyelik müzakerelerinin sonlandırılması gerektiğini ifade etti.

Sağ popülist ve İslam karşıtı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin sözcülerinden Beatrix von Storch, referandumda Almanya'dan yüzde 63'e yakın ‘evet’ oyu çıkmasına tepki göstererek, ‘İslam diktatörlüğü için oy kullanan tüm Türklere Almanya’yı terk etmeleri çağrısı yapıyorum’ şeklinde bir açıklamada bulundu. Başka siyasilerde Almanya’daki ‘evet’ oranını endişe verici bir gelişme olarak tanımlarken, Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Türk seçmenlerin çoğunluğunun referanduma evet demesinin uyum tartışmalarını olumsuz etkileyeceğini ve yabancı düşmanı partiler tarafından malzeme edileceğini öne sürdü.

Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu ise, Alman siyasetinin Türkiye'de otokratik bir sistem arzulayan ve ‘evet’ diyen Almanyalı Türkleri dışlamak yerine, nasıl kazanacağını düşünmesi gerektiğini söyledi.


XS
SM
MD
LG