Erişilebilirlik

Merkel: ‘AB Zirvesi’nde Türkiye’yi Görüşeceğiz’


Almanya Başbakanı Angela Merkel, 19-20 Ekimde Brüksel’de yapılacak Avrupa Birliği (AB) zirvesinde Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin masaya yatırılacağını, ancak sonlandırılması yönünde karar alınacağını düşünmediğini belirtti

Merkel internet sitesinde yayınlanan haftalık video konuşmasında, daha önce konuya yönelik açıklamalarına mesafe koyarak, "Türkiye'nin mevcut durumunu görüşmek istediğimizi söyledim. Avrupa Komisyonu'nun Türkiye ile ilgili bir rapor hazırlanmasını isteyeceğiz. Bu toplantıda herhangi bir somut karar almayacağız. Zirvede meslektaşlarımın Türkiye’ye yönelik görüşlerini almak, açıkça tartışmak ve bundan nasıl bir sonuç çıkarabileceğimizi görmek istiyorum" şeklinde fikir belirtti.

Türkiye’de tutuklu olan Almanların durumuna değinen Merkel, "Çok sayıda kişi haksız yere tutuklandı. Türkiye’deki siyasi gelişmeleri büyük endişeyle izliyoruz" dedi.

Başbakan Merkel'in sözcüsü Steffen Seibert de dünkü basın toplantısında benzer bir açıklama yapmış ve zirveden Türkiye ile müzakarelerin geleceği hakkında nihai bir karar çıkmasının beklenmemesi gerektiğini söylemişti.

Seibert, "Başbakan Merkel toplantıda Almanya'nın Türkiye konusundaki endişelerini ve ağır anlaşmazlıkları dile getirecek. Ama zirveden bu konuda bazı noktalarda karar beklemeyin." demişti.

Başbakan Merkel 24 Eylül’de yapılan federal seçim öncesinde yürüttüğü kampanya sırasında Türkiye ile üyelik müzarekelerine son verilmesi yönünde tavır koymuş, AB’ye üye devletler arasında ihtilaf yaşanmamasını için konuyu AB zirvesinde gündeme taşıyacağını duyurmuştu.

Alman basınında hafta başında çıkan haberlerde, Almanya’nın, Türkiye’nin üyeliğine karşı bazı ülkelerle birlikte, AB Zirvesi'nde AB Komisyonu'ndan Türkiye'nin üyelik kriterlerini yerine getirip getirmediği konusunda resmi bir rapor hazırlamasını talep edeceği öne sürülmüştü.Merkel’in son açıklaması söz konusu haberleri doğrular nitelikte olarak yorumlandı.

Bu arada Alman siyasetçilerden Türkiye’ye yönelik olarak 24 Eylül seçimi sonrasında azalan eleştiriler yeniden ivme kazandı. Son aylarda Türk hükümetiyle özellikle Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel ve insan hakları aktivisti Peter Steudtner’in tutuklanmasından sonra yaşanan gerginliklerin ardından, Hristiyan Demokrat CDU, Yeşilller ve Sol Parti’den politikacılar Berlin’in Ankara’ya yönelik yaptırımlar uygulamasını talep ettiler.

Federal Meclis'in Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Roderich Kiesewetter, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik yaptırım önerdi. Partisinin Dış Politika Sözcü Yardımcısı olan Kiesewetter, "Erdoğan'ın çevresinin Avrupa’da mal varlığını araştıralım ve gerekirse donduralım" dedi.

Sol Parti’den Stefan Liebich, müzakereler kapsamında Türkiye’ye yapılan mali desteğe ve Türkiye’ye yatırım yapan şirketlere Hermes kredi güvencesine son verilmesini talep ederken, Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Dışişleri ve İnsan Hakları Komisyonları üyesi Omid Nouripour, Türkiye’ye silah satışının durdurulmasını önerdi. Nouripour, Türkiye’nin insan hakları ihilali konusunda Rusya’ya benzediğini ve dış politikada da Rusya ile yakınlaştığını iddia etti.

XS
SM
MD
LG