Erişilebilirlik

Merasim Sokak Saldırısı Mağdurları Devlete Seslendi


Merasim Sokak Saldırısı Mağdurları Devlete Seslendi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:06 0:00

Başkentte üç yıl önce Merasim Sokak’ta askeri personel araçlarını hedef alan saldırı sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sivil memurları, kendilerine sağlanmayan şehitlik, gazilik gibi özlük hakları için devletten ilgi beklediklerini açıkladı.

Ankara’da 17 Şubat 2016’da Merasim Sokak saldırısında 29 kişi hayatını kaybetmişti.PKK’ya bağlı TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) adlı terör örgütünce üstlenilen saldırıda o zaman 4,5 yaşında olan Buse Şenses gibi 75 kişi yaralanmıştı. O gün Buse Şenses, askeri araçta annesiyle birlikteyken düzenlenen saldırıda görme kabiliyetini yitirirken, o günden bugüne de araçtaki diğer sivil personel ve yakınları gibi mağduriyet yaşamaya devam ediyor.

Merasim Sokak’ta düzenlenen üçüncü yıl anma töreni gündeminde de hem Buse’nin durumu hem de TSK’daki sivil memurlara ilişkin özlük hakları meselesi vardı. Ancak törende ne iktidar veya muhalefetten siyasetçi, ne Ankara Valiliği ne de TSK’dan temsilci bulunmaması dikkat çekti. Tören alanında saldırıda hayatlarını kaybeden 7’si astsubay ve 22’si sivil memur için bağlı bulundukları dernek ve sendikalar vardı.

İlk anma töreni, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) ile Savunma ve Güvenlik Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN) tarafından ortaklaşa gerçekleştirildi.

TEMAD Genel Başkanı Hamza Dürgen, Merasim Sokak’ta Türkiye’yi kaosa sürükleyerek, toplum huzurunu bozmaya yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğini belirterek, o gün burada evine gitmek üzere olan 29 masum insanın öldürüldüğünü dile getirdi.

SAVDES-SEN Genel Başkanı Tuncay Cengiz ise, üç yıl önce Merasim Sokak’ta 29 mesai arkadaşlarını kaybettiklerini anımsatarak, halen onlar anısına sokak ve sokak bitimindeki meydan alanında isim değişikliği talebine yanıt alamadıklarını ifade etti. Cengiz, 31 Mart Yerel Seçimleri dolayısıyla belediye başkan adaylarına seslenerek, Merasim Sokak yerine buraya 17 Şubat Şehitleri Sokağa denilmesi çağrısında bulundu.

Dürgen ve Cengiz, saldırıda hayatını kaybeden Ayşegül Pürnek’in annesi Gülay Pürnek’e taziye plaketi de sundu.

Sonrasında Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN) ve Birleşik Devlet Memurları Sendikası (BİRDEM-SEN) tarafından ortaklaşa anma töreni yapıldı.

ASİM-SEN Genel Başkanı Özgür Karaca, “Bizler TSK’nın karargahlarında, fabrikalarında, tersanelerinde kışla ve karakollarında çalışan, asker olmasak da askeri hükümlere, risklere ve yıpranmaya tabii olan ancak asker olmadığımız için statüsünden, söz hakkından, maddi-manevi tüm imkanlarından, hatta sosyal tesislerinde bir bardak çay içmekten bile mahrum bırakılan devlet memurlarıyız. 17 Şubat 2016’da tam bu noktada aslında yıllardır birer ikişer şehit olurken, dilekçeler ve davalarla anlatamadığımız ortak riskin ve beraber yıpranmanın ne demek olduğunu, yaşanabilecek en acı şekilde tüm ülkenin gözleri önünde yaşayarak anlattım. Bizler hain terör saldırısında ağır yaralandık, hayatlarımızı kaybettik, evlatlarımız onarılamaz zararlar gördü. Sosyal ve ekonomik yönden eşit sayılmasak da o servis araçlarında yaralanırken ve ölürken askerlerle eşittik. Ancak halen bu gerçekle yüzleşmeyen devlet büyüklerimiz, asker yöneticilerimiz var. O elim günden elimize kalanlar vah vahlar, sonuçlandırılmamış çalışmalar ve tutulmayan sözlerdir” dedi.

Karaca, annesi Şenay Şenses ile birlikte tören alanında olan ve bugün 7 yaşındaki Buse Şenses’in durumunu da gündeme getirdi. Buse’nin tutulmayan sözlere ilişkin en somut örnek olduğunu söyleyen Karaca, bürokratik engellemelerle halen gazilik statüsü verilmeyen Buse’nin terör saldırısı nedeniyle görme engelli olması dolayısıyla yaşadığı eğitim zorluklarını vurguladı.

BİRDEM-SEN Genel Başkanı Sadi Çelebi de, devlet yönetimine seslenerek, TSK’da görev yapmaktan onur duyan sivil memurlar konusunda “eşit işe eşit ücret” politikası gibi hak mağduriyetlerini önleyici düzenlemeler talep etti. TSK’nın tesislerinden dahi yararlanamadıklarını vurgulayan Çelebi, Milli Savunma Bakanlığı’na kendilerine “üvey evlat” muamelesi yapılmasına son vermesi çağrısı yaptı.

Ayrıca alanda Büro-İş Ankara 2 Nolu Şubesi’nce de bir anma etkinliği düzenlendi.

Bu arada Merasim Sokak Saldırısı Davası’yla ilgili olarak Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Davada sanıklara son sözleri soruldu. Suçsuz olduklarını öne süren sanıklar, beraat talebinde bulundu. Daha sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Kudbettin Onur, Ahmet Karaman, Muharrem Canikli, Hayrettin Tomak, Hüseyin Karadaş ve Metin Aslan'ın "devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma" suçundan 1'er, 29 kişiyi "nitelikli kasten öldürme" suçundan da 29'ar kez olmak üzere toplam 30'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, söz konusu sanıklara 75 kişiye yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs etme" ve "patlayıcı maddeleri bulundurmak, nakletmek" suçundan ayrıca bin 185'er yıl hapis cezası verdi.

Heyet, sanıklar Bahri Deniz ve Metin Onur'a "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 9'ar yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Sanıklar Mustafa Bulut, Turgut Kahraman, Hüseyin Gökduman, Murat Karaca, İsmail İpar, Metin Cura ve Hasan Avsan'a "dolandırıcılık" suçundan 6'şar yıl hapis ve 12 bin TL para cezası verildi.

XS
SM
MD
LG