Erişilebilirlik

22 Mayıs Amerikan Basınından Özetler


Bugün birçok Amerikan gazetesi, Başkan Trump’ın dün Suudi Arabistan’da Müslüman dünyasına hitaben yaptığı konuşmanın yankılarına geniş yer ayırıyor.

”Trump Müslümanları, Şerri Defetmeye Çağırdı” başlığı atan New York Times, Trump’ın Müslümanlarla ilgili söylemini yumuşatarak en ağır sözlerini radikaller için sarf ettiğini yazıyor. Gazete Trump’ın, Amerika’nın Ortadoğu’daki liderlik rolünü yeniden tanımlama arayışında olduğunu ve İslam’ın nefret dini olduğuna dair geçmişte yaptığı tanımlamalardan uzaklaştığını kaydediyor. Habere göre Trump, konuşmasında, terörle mücadelenin dinler arası savaş olduğu fikrini reddetti ve İslam ülkelerine, insan hakları ihlalleriyle ilgili eleştiri yöneltmeyeceği sözü verdi. Ancak Trump, Müslüman liderlerden, kötü niyetli ideolojilere karşı durmalarını ve Müslüman toplumlardan, şerrin neferliğini yapanları ayıklamasını istedi. New York Times’a göre Trump’ın konuşmasını son derece ölçülü bir üslupla gerçekleştirmesi, geçen yıl seçim kampanyası sırasında ”İslam bizden nefret ediyor” şeklindeki çıkışlarıyla taban tabana zıt. Trump, Suudi Arabistan ziyareti sırasında disiplinli tavrı ve takındığı ciddiyet havasıyla dikkat çekti. Trump ayrıca selefi Obama’nın Müslüman dünyasına karşı yaklaşımından daha farklı bir yaklaşım sergiledi. Gazeteye göre İslam dünyasında ”kusursuzluk değil ortaklık” arayışı içinde olduğunu kaydeden Trump, Obama’nın tersine insan hakları ya da demokrasi gibi konularda konuşmadı.

New York Times, Trump’ın başkan olarak çıktığı ilk yurtdışı gezisinin ilk ayağı Suudi Arabistan’la ve cuma günü devlet başkanlığı seçimlerinin yapıldığı İran’la ilgili bir de değerlendirme yayınlamış. Değerlendirmeye göre Trump, Suudi Arabistan’da, İran’a karşı Sünniler’e el uzattı. Trump, ılımlı Hasan Ruhani’nin yeniden devlet başkanı seçildiği İran’ı, ”mezhepsel çatışma ve terörü körükleyen” ülke olarak niteledi ve Sünni Müslümanlar’a, İran’ı dışlamaları çağrısında bulundu. Trump, böylece, İran’la nükleer anlaşma için masaya oturan selefi Obama’nın çizgisinden ayrıldığını da göstermiş oldu ve Amerika’yı, hemen hemen hiç ortak kültürel değer paylaşmadığı ve hatta bazen Amerika’nın çıkarlarına ters düşen hamleler yapan Suudi Arabistan’a daha da yakınlaştırdı. New York Times’a göre İran’da ise kitleler, değişim için baskı yapıyor. Ruhani’nin yeniden seçilmesinden cesaret alan kalabalıklar, Tahran caddelerini doldurdu ve muhaliflerin serbest bırakılması, daha fazla düşünce özgürlüğü ve gündelik hayat üzerinde daha az kısıtlama talebinde bulundu. Times, devlet başkanlığı seçimin sonucunun, İran toplumundaki değişimin bir yansıması olduğunu yazıyor. Uydu televizyonları, yabancı ülkelere seyahatin ucuzlaması, internet, büyük kentlere yönelik göç akını ve yüksek eğitime erişimin yaygınlaşması, İran’da orta sınıf değerlerin yerleşmesine ön ayak oldu. Gazete, Suudi Arabistan ve İran’ın yıllardır dini liderlik ve İslam dünyası ve ötesinde siyasi nüfuz için yarıştığını hatırlatıyor. İran, Suudi Arabistan’ı, terörü ateşleyen ve azınlıklara düşmanlık besleyen hoşgörü yoksunu bir inancı yaymaya, Suudi Arabistan ise İran’ı, Hizbullah gibi örgütler yaratarak Arap ülkelerini zayıflatmaya çalışmakla suçluyor.

Washington Post ise bugünkü ana sayfasına, yaklaşık 150 yıldır kitleleri eğlendiren ancak hayvan hakları savunucusu örgütlerin baskısı ve mali sorunlar nedeniyle kapanma kararı alan Ringling Brothers Barnum and Bailey Sirki’ni manşete taşımış. Habere ”Perde İniyor” başlığı atan gazete, 1898‘de çıktığı turnede Washington’a ilk kez gelen sirkle ilgili haberi, ”Şimdiye Kadarki En Güzel Hayvanat Gösterilerinden Biri” başlığıyla verdiğini, ancak o zamandan bu yana hayvanların sirklerde kullanılmasıyla ilgili anlayışın tamamen değiştiğini yazıyor.

Washington Post bugün ayrıca Başkan Trump’ın damadı emlakçı işadamı Jared Kushner’ın Beyaz Saray’da baş danışmanlık görevi yürütmesine rağmen gayrimenkullerinin yüzde 90‘ını halan elinde bulundurduğunu bildiriyor. Habere göre Kushner, aile şirketinden istifa etmesine ve kamu göreviyle özel çıkar ilişkileri arasına keskin bir çizgi çekeceği sözü vermesine rağmen buna tam olarak uymadı. Kushner’ın halen elinde bulundurduğu 124 emlak varlığının değerinin 132 ila 407 milyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Washington Post, Kushner’ın Beyaz Saray’la yaptığı etik anlaşmasını incelemeyi talep ettiğini, ancak talebin Kushner tarafından reddedildiğini açıklıyor.

XS
SM
MD
LG