Erişilebilirlik

23 Mayıs Amerikan Basınından Özetler


23 Mayıs Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:56 0:00

Washington Post, dün Başkan Trump ve Kongre'deki Demokrat Partili liderler arasında yapılan toplantının ayrıntılarını aktarıyor. Gazete, Trump'ın Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer'la olan görüşmesini aniden yarıda keserek, kendisine yönelik soruşturmalar devam ettiği sürece Pelosi ve Schumer'la birlikte çalışamayacağını söylediğini yazıyor. Trump'ın Pelosi ve Schumer'la dün yapacağı görüşmenin nedeni, 2 trilyon dolarlık altyapı planını gözden geçirmekti. Beyaz Saray'a geçmeden önce Kongre'de Demokrat Partililer'le bir araya gelen Pelosi, görüşme sonunda yaptığı açıklamada, partililerin Başkan'ın Kongre'de yürütülen soruşturmaları engelleme çabalarından ötürü öfkeli olduğunu ve kendisinin de bu öfkeyi anlayışla karşıladığını söyledi. Pelosi'nin Trump'ın bir örtbas kampanyasına karıştığını da sözlerine eklemesi ise Trump açısından bardağı taşıran son damla oldu. Trump, Demokrat liderlerle toplantıyı yarıda keserek Beyaz Saray'ın Gül Bahçesi'nde kendisini bekleyen gazetecilere yaptığı açıklamada, altyapı ve ticaret gibi meseleleri ele almak istediğini, ancak örtbasla suçlandığını, bu ortamda Demokratlarla işbirliği yapamayacağını kaydetti. Demokrat liderlerse Trump'ın tepkisini şaşkınlık ve şokla karşıladı. Senato Azınlık Lideri Schumer, ”Beyaz Saray'da neler olduğunu görseydiniz ağzınız açık kalırdı,” ifadelerini kullandı. Pelosi ise günün ilerleyen saatlerinde sol eğilimli Amerikan Kalkınma Merkezi'nin düzenlediği forumda Trump'ın herkesin gözü önünde yargıya müdahale ettiğini, bunun da azil sürecini başlatmayı gerektirecek bir suç olduğunu kaydetti. Gazete, Trump'ın altyapı konusundaki görüşmeleri apar topar sonlandırmasının, önümüzdeki aylarda bütçe ve federal fonlar hakkında yapılacak görüşmelerin nasıl bir ortamda geçeceği hakkında da ipuçları verir nitelikte olduğu yorumu yapıyor.

New York Times ise son günlerde Alabama, Georgia ve Missouri'de çıkarılan kürtaj hakkını kısıtlamaya yönelik yasaların yarattığı tartışmalara yer ayırıyor. Gazete, Amerika'da on yıllardır süregelen kürtaj tartışmalarının gerek kürtaj hakkı savunucuları gerekse karşıtları tarafından kullanılan söylemlerle şekillendirildiğini kaydediyor. Buna göre 1960'lı yıllardaki kürtaj tartışmaları, ceninin yaşama hakkını savunanların kullandığı ”hayat yanlısı,” kadının bedeni üzerinde söz sahibi olma hakkını savunanlarınsa ”seçim yanlısı” şeklindeki tavrı üzerine kuruluydu. Florida State Üniversitesi'nden hukuk tarihçisi Mary Ziegler ise günümüzde bu söylemin her iki cephe tarafından da aşırı uçlara çekildiğini kaydediyor. Örneğin geçtiğimiz Kasım ayında George valilik seçimini kıl payı kaybeden siyah Demokrat siyasetçi Stacey Abrams, eyalette kısa süre önce kabul edilen kürtaj karşıtı yasayı ”zoraki hamilelik yasası” olarak tanımladı. Buna karşın kürtaj karşıtlarıysa aldıkları tavrı duygusal ve vicdani bir zemine oturtmak için kürtajı kısıtlayan yasaları ”kalp atışı yasası” olarak niteliyor. Ancak doktorlar, ”kalp atışı” söyleminin, embriyonun nasıl geliştiğine ilişkin bilimsel gerçekleri bulanıklaştırdığı görüşünde. Uzmanlar, kürtaj karşıtlarının ”kalp atışı” olarak tanımladığı durumun bir grup hücrenin yaydığı elektrik dalgası olduğunu, bu hücrelerin kalp yapısına sahip olmadığını vurguluyor. Kürtaj karşıtlarıysa kürtajla ilgili söylemin duygusallıktan uzak şekilde sadece hukuki terimlerle belirlenmesinin meseleyi insanların gerçek hayatlarından uzaklaştırdığı, bunun da daha az destek anlamına geldiği görüşünde.

Wall Street Journal ise İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkışının sancılı hale geldiği bu dönemde birliğe şüpheyle bakan başka üye ülkelerin hem birlik içinde kalmak hem de içeriden direniş ve mücadeleye devam etmek istediğini yazıyor. Gazete, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin sonucunun, bu gibi siyasi partilerin AB kurumları içinde gücünün arttığını göstereceğini kaydediyor. Örneğin İtalya'daki aşırı sağcı Lig Partisi Başkanı Matteo Salvini, Avrupa Birliği'nin geleceğini şekillendirirken, sadece geçmişe bakan bürokratların olmadığı bir gelecek inşa etmek istediklerini söyledi. Gazete, bu gibi tavırların, gerek AB kurumları içinde, gerekse Roma, Budapeşte ve Varşova gibi başkentlerde entegrasyona yönelik adımların sert direnişle karşılaşacağı anlamına geldiği yorumunda bulunuyor. AB içindeki zıtlaşmalarsa birliğin, Amerika ve Çin'in egemen güç olarak ortaya çıktığı hızlı küresel değişime yanıt verme kapasitesini düşürebilir. Gazetenin görüşlerine yer verdiği Hollandalı siyaset bilimci Catherine de Vries, Avrupa Birliği'ndeki açmazın uzun süre devam edeceğini, bütçe, euro bölgesi reformu, iklim değişikliği gibi meselelerde büyük adımlar atmanın zorlaşacağını söylüyor. Uzman, Avrupa'da entegrasyonun onyıllar boyunca herkesin desteğini alan bir siyasi proje olduğunu, ancak ekonomiden göçmenliğe son on yıldır yaşanan birçok krizin bu durumu değiştirdiğini kaydediyor.

XS
SM
MD
LG