Erişilebilirlik

Maiziere: “Almanya’da Türk Seçim Mücadelesine Yer Yok”


Anayasa değişikliği referandumu öncesinde AK Partili siyasetçilerin Almanya’daki bazı toplantılarının iptali ile başlayan, sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Hollanda'ya sokulmaması ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın aynı ülke tarafından sınır dışı edilmesiyle doruğa çıkan kriz, yeni haftanın gündemindeki en önemli konu olmaya devam ediyor.

Berlin’de çok sayıda üst düzey siyasetçi, AK Partili politikacılara mitinglerde konuşma yasağı getirilmesini isterken, Türk hükümetine sert tepki vermediği iddiasıyla, Başbakan Merkel’e yönelik eleştiriler var. Türk siyasilerin Almanya'da seçim kampanyası yapmasına karşı olduğunu açıklayan Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Hollanda’nın seyahat yasağının Almanya’da da uygulanmasının ‘akıllıca düşünülmesi’ gerektiğini ve Alman yasalarının bu konuda net tavır belirlediğini söyledi.

Bir yabancı siyasetçinin "Almanya’ya yada ülkenin anayasal düzenine hakaret etmesi suç unsuru olarak kabul edilir. Bu bizim kırmızı çizgimizdir’ diyen de Maiziere, "Türk politikacıların Almanya'da seçim kampanyası düzenlemesini istemiyorum. Almanya'da Türk seçim mücadelesine yer yok" şeklinde konuştu. Başbakanlık Müsteşarı Peter Altmaier, miting konuşmalarında Alman yasalarının ihlal edilmesinin veya "Türk siyasilerin Nazi karşılaştırmaları gibi tamamen kabul edilmez şeyler" söylenmesinin Almanya’nın kırmızı çizgileri olduğunu belirtti. Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Almanya’nın Türkiye ile yaşanan krize soğukkanlı tepki vermesini, ancak Nazi benzetmelerinin kabul edilemez olduğunu da açık şekilde ifade etmesini önerdi.

Schaeuble: “Tek isteğimiz Türkiye’nin sağduyuya dönmesi”

Türkiye'nin Almanya ve başka Avrupa ülkeleri ile yaşadığı gerilimlerin Ankara’ya zarar verdiğini öne süren Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in tutukluluğunun, Türkiye'ye AB’den verilen ekonomik desteğin devamını zorlaştırdığını açıkladı ve "Tek isteğimiz Türkiye'nin sağduyuya dönmesi." dedi.

Schulz: “Hükümet kendi ülkesinin idaresi ile ilgilensin”

Sosyal Demokrat SPD Başbakanlık adayı Martin Schulz, Türkiye ile yaşanan krizi ‘dramatik’ olarak nitelerken, Türk hükümetini "uluslararası ilişkileri seçim kampanyasına feda etmekle" suçladı. "Hükümet kendi ülkesinin idaresi ile ilgilensin ve yurtdışında yaşayan vatanadaşlarını ayrıştırmayı bıraksın" diyen Schulz, AB ülkelerinin Türkiye konusunda ortak bir tavır almasını önerdi.

Sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD), Sol Parti ve Yeşiller’den bazı parlamenterler, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bakanların Almanya’ya seyahat etmelerine izin verilmemeli” şeklinde açıklama yaptılar.

Merkel’e eleşiri

Bu arada Alman madyasında çıkan yorumlarda, Başbakan Angela Merkel’in referandum toplantılarının iptal edilmesiyle baş gösteren krizde, Ankara’ya sert tepki göstermediği öne sürüldü. Merkel'in, krizin boyutlarının daha fazla büyümesini engellemeye çalıştığı belirtilirken, bu tavrının nedeninin mülteci anlaşmasının iptalinden duyduğu korku olduğu öne sürüldü. Focus dergisi, Merkel’in 2016 yılında o dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile mülteci anlaşması kapsamında, Almanya’nın Türkiye’den her yıl en az 150 bin Suriyeli mülteciyi alma sözü verdiğini ve bu yüzden Türk politikacıların miting yapmasınının yasaklanması konusunda Ankara’nın vereceği tepkilerden çekindiğini iddia etti. Angela Merkel’in konuyla ilgili önümüzdeki günlerde yeni açıklama yapıp, yapmayacağı merakla bekleniyor. Başbakan, bugün ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek için Washington'a uçuyor. Merkel’in Trump’la zirvesinde, ABD-AB ilişkileri, Suriye ve Rusya gibi uluslararası sorunlar ve dış ticaret konularının gündeme gelmesi bekleniyor.

XS
SM
MD
LG