Erişilebilirlik

Macron'dan Türkiye'ye Basın Özgürlüğü Eleştirisi


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Paris'e yapacağı çalışma ziyaretinden iki gün önce, "Türkiye'deki basın ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleleri" eleştirdi. Macron, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne imza atan Türkiye'nin Avrupa değerlerine uyması gerektiğini belirterek, bu konuyu Cumhurbaşkanı Edoğan ile yapacağı görüşmede gündeme getireceğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, geleneksel yeni yıl dileklerini iletmek üzere Fransız ve yabancı basın mensupları ile Elysee Sarayı'nda bir araya geldi. Açış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı Muhabirleri Derneği Başkanı gazeteci Elisabeth Pineau, Macron'un basına yönelik çeşitli uygulamalarını eleştirerek, basının işini daha da kolaylaştıran bir politika izlemesini istedi.

Pineau'nun konuşmasının ardından söz alan Macron, sözlerine "Geçtiğimiz yıl 65 meslektaşınız öldü, 326 gazeteci bugün tutuklu, çünkü onların sözleri rahatsız ediyor, çünkü baskı ve sansür yeterli gelmiyor" diyerek başladı. Basın özgürlüğünün 'özel bir özgürlük' olmadığını, tüm özgürlüklerin en üst ifadesi olduğunu dile getiren Macron, "Bu özelliği nedeniyle diktatörler tarafından da ilk yok edilen özgürlük olmuştur. Bu durum asla kabul edilemez. Bu nedenle her defasında bir gazeteci tutuklandığında özgür kalması için harekete geçiyoruz" dedi.

Fransa'nın değerlerini paylaşmayan rejimlerle de diyaloğa devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Macron, sonuç almak için diyaloğun önemine işaret etti ve Türkiye'yi örnek göstererek şunları söyledi:

"Türkiye ile son aylarda 2 büyük zorluğu aştık. Gazeteci yurttaşlarımız Mathias Depardon ve Loup Bureau tutuklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan ve birçok kere diyaloğa girdim. Ve bu yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istedim. Gazetecilik örgütleri de bizimle birlikte çalıştı. Bütün örgütleri kutluyorum. Her seferinde harekete geçerek somut sonuç elde etmeyi başardılar. Birlikte harekete geçtik ve sonuç aldık. Ancak Türkiye'de bir sürü gazeteci hala tutuklu. Özellikle aralarında Avrupalı gazeteciler de var."

Macron, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 5 Ocak'ta Paris'e gerçekleştireceği ziyarete atıfta bulunarak, "Türkiye'de tutuklu olan ve mesleklerini yapması engellenen gazetecilerin durumunu bir kaç gün içinde gündeme getireceğim" diye konuştu.

"AİHM'i Türkiye ve Rusya konusunda uyardım"

Demokrasi ve ifade özgürlüğü karşıtı girişimlerin AB'nin komşuları hatta AB sınırları içine kadar ulaştığını dile getiren Macron, "AİHM'e yaptığım ziyarette özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine imza atan Türkiye ve Rusya'nın imzalarına saygı duymalarının sağlanmasını istedim. Ne AİHM ne de AB içinde ifade ve basın özgürlüğüne karşı girişimleri kabul edemeyiz. Basın, demokrasilerimizin en önemli karşı gücüdür" dedi.

Macron, BM Genel Kurulu'nda gazetecilerin korunması için Genel Sekreter'e bağlı bir birim oluşturulmasını istediğini, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bu talebi duyduğunu ve önümüzdeki 3 ay içinde bu birimin kurulacağını da açıkladı.

"Yalan Haber " karşıtı yasa geliyor

Seçim kampanyası boyunca "RT" ve "Sputnik" adlı internet sitelerinin yalan haber yaptıklarından şikayet eden Macron, 2018 yılında Fransa'da da medya alanında önemli adım atacaklarını, "yalan, sahte haberlerin (fake news) engellenmesi amacıyla" bir yasa tasarısı getireceklerini de bildirdi. Macron, yasayla internet medyasına yapılan yardım ve sahiplerinin açıklanmasını da zorunlu hale getireceklerini belirtti.

Kamu yayıncılığı konusunda da reforma gideceğini kaydeden Emmanuel Macron, 2018 yılı sonunda kamu yayıncılığını yeniden düzenleyeceklerini, bunu da mesleğin tüm temsilcileriyle paylaşarak gerçekleştireceklerini bildirdi.

Özellikle yabancı devletlerin etki ve nüfuzunu engellemek amacıyla televizyon ve internet üzerinden yapılan yayınlarını denetleyen kurum Basın Yayın Yüksek Konseyi (CSA)'nin yetkilerini artıracaklarını, gerektiğinde yayınların askıya alınması ve durdurulması yetkileriyle de donatılabileceklerini dile getirdi.

Macron, gazetecilerin kendi içinde de meslek etik ve prensiplerine sahip çıkan yeni tepkiler ortaya koyması gerektiğini ve bu çerçevede Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından hazırlanan ve gazetecilik mesleğinin etik ilke ve prensiplerini belirleyen "Deontoloji" çalışmasını ilginç bulduğunu söyledi.

STÜDYO VOA

Donald Trump’ın sus payı davasında yeni aşamaya geçildi – 22 Nisan
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:59 0:00
XS
SM
MD
LG