Erişilebilirlik

Tower Bridge, Big Ben, London Eye, Türkçesi ile Londra'nın gözü; herkesin Londra ziyaretinden mutlaka hatırladıkları görüntüler arasındadır. Londra denilince akıllara gelen sadece bunlar değil, Buckingham Sarayı, parklar, dünyanın en eskilerinden olan metro ulaşım sistemi ve elbette çok kültürlülük Londra'nın en büyük özellikleri arasında.

İngiltere'nin başkenti Londra, çok kültürlülük ve çok dilliliğin kalesi olmayı sürdürüyor. Yaklaşık 8 milyon kişinin yaşadığı Londra'da, nüfusun yüzde 37'sini, İngiltere doğumlu olmayan göçmenler oluşturuyor. Resmi rakamlara göre, göçmenlerin geldiği ülkeler olarak Hindistan, İrlanda ve Pakistan ilk üçte yer alırken onları Bangladeş ve diğer ülkelerden gelenler izliyor.

300 dilli kent Londra

Londra Büyükşehir Belediyesi’ne göre, İngiltere'nin en çok göç alan şehri olan ve 300'den fazla dil konuşulan başkentin nüfusu 8 milyon 615 bin 248 kişiye ulaştı. Nüfusun 2028 yılında 9 milyona, 2050 yılında ise 11 milyona çıkması bekleniyor.

Yapılan açıklamalara göre, son 25 yıl içinde Londra’nın nüfusu 2 milyon arttı; Hillingdon bölgesi yüzde 82 ile nüfusun en çok arttığı bölgelerin başında geliyor. Nüfusun en çok azaldığı bölge ise yüzde 36 ile İslington bölgesi.

İstatisitiklere göre, son 25 yılda başkentte yerleşik olarak yaşayan 3,8 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 44’ünü siyahlarla etnik azınlıklar oluşturuyor. Bu oranın 2038 yılında yüzde 50’ye çıkması öngörülüyor.

İngilizce ikinci dil

İngilizce, Londra'daki okullarda okuyan öğrencilerin yüzde 41'inin ikinci dili, 450 binden fazla öğrenci, 233 farklı dil konuşuyor.

Londra’da yaşayan nüfusun yüzde 37’si İngiltere dışında farklı bir yerde doğmuş. 2013 yılında 131 binden fazla bebek Londra’da dünyaya gelirken, 48 bin 78 kişi de hayatını kaybetti.

Ulusal İstatistik Bürosu tarafından yayınlanan veriler, sadece 2014 yılında Londra'nın Newham Belediyesi sınırları içinde doğan bebeklerin yüzde 76,7'sinin annelerinin göçmen olduğunu gösteriyor.

Londra'daki nüfus artışı ülke geneline nasıl yansıyor?

İngiltere'nin Peterborough bölgesinde göçmen nüfusunun artmasıyla birlikte doğum oranında ülke standartlarının üstünde olduğu ortaya çıktı.

Bir başka ülke doğumlu annelerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri olan Wolverhampton’ın, 2001 yılındaki doğum oranları verileri incelendiğinde; bugüne oranla nüfus açısından çok yüksek bir artış kaydettiği ortaya çıkıyor.

Puanlama sistemi getirilmeli

Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) Doğu İngiltere’den Avrupa Parlamentosu üyesi Patrick O’Flynn; Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki göçmenler için Avusturalya sistemine benzer bir puanlama sistemi uygulanması gerektiğini savunuyor. O’Flynn, aksi taktirde ev, eğitim ve sağlık hizmetlerinin karşılanmasında büyük sorunlar yaşanacağı uyarısında bulunuyor.

2010-2014 yılları arasında Polonya, Pakistan ve Hindistan; İngiltere doğumlu olmayan annelerin en çok doğum oranına sahip olduğu üç ülke arasında yer alıyor.

Dörtte bir etnik azınlık

Başka bir ülke doğumlu olup İngiltere’ye gelenler arasında doğum oranlarının yüksek olması nedeniyle uzmanların tahminlerine göre, ülkenin etnik azınlık nüfusu 2051 yılına kadar ikiye katlanacak ve İngiltere'nin nüfusunun dörtte biri etnik azınlık gruplarına mensup olacak.

Araştırmacılar, 2011’de 63 milyon 400 bin olan İngiltere nüfusunun 2051’de 77 milyon 400 bine çıkacağını, etnik azınlıkların sayısının da yüzde 100’den fazla artış göstereceğini tahmin ediyor.

XS
SM
MD
LG