Erişilebilirlik

Londra Zirvesine Doğru: NATO Beyin Ölümünde mi ?


NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, 7 Kasım'da, ABD ve Türkiye'nin Suriye politikasındaki tavırlarını gerekçe göstererek ortaya attığı "NATO beyin ölümünde" sözlerinin üzerinden iki hafta geçti.

Bu sözlerin ardından ilk kez bir araya gelen NATO Dışişleri Bakanları toplantısı, hayli hareketli geçti. Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian, müttefik mevkidaşlarından gelen sert tepkileri yumuşatmaya çalışarak, bir reform planı önerdi. Genel Sekreter Jens Stoltenberg ise, "NATO'yu zayıflatmayın, bu kimsenin işine yaramaz" uyarısı yaptı. Kriz, birliğin 70'inci kuruluş yıl dönümünde Londra'da 3-4 Aralık tarihinde toplanacak NATO Zirvesi'nde ele alınacak.

NATO Dışişleri Bakanları, 3-4 Aralık'ta Londra'da yapılacak zirveye hazırlık için Brüksel'de toplandı. Macron'un "beyin ölümü" eleştirisinden sonra ilk kez bir araya gelen dışişleri bakanları, Fransa'yı bu açıklamasından dolayı eleştirdi. Fransız Ouest France gazetesi, zirveye ilişkin haberinde, "Jean Yves Le Drian Macron'un eleştirilerine, müttefiklerden gelen sert tepkiyi yatıştırmak için çalıştı. Dışişleri Bakanları, 'NATO'yu güçlendirmek için çalışmalıyız, zayıflatmak için değil' sözleriyle Paris'i eleştirdi. Paris tek başına izole oldu. Macron, sözlerine NATO içinde tek bir destek bulamadı. Rusya ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi ve diyaloğa geçilmesi çağrıları da desteksiz kaldı" ifadelerine yer verdi.

Fransız bakan Le Drian, toplantıda, "değerler, hedefler ve araçlar" konulu reform önerilerini gündeme getirdi. Tartışmaların sonunda dışişleri bakanları reform önerilerini incelemek için bir uzman grubun oluşturulması görüşünde birleşti. Bu öneriler 3-4 Aralık zirvesine kadar üye ülkeler tarafından tartışıldıktan sonra zirvede liderlerin önüne de gelecek.

Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "NATO'nun gelecekteki rolünün açıklığa kavuşturulması" gereğiyle bir komisyon kurulması fikrine katıldığını belirtti. Maas, daha çok Stoltenberg'in başkanlık edeceği ve raporunu 2021'deki NATO zirvesine hazırlayacak bir komisyona "evet" dediklerini belirtti. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise, Londra'da, böyle bir görevi kabul edebileceğini kaydetti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Macron'un reform önerilerine, "Bunu konuşmak için ne doğru zaman, ne de doğru format" ifadesini kullandı. ABD'nin NATO büyükelçisi Kay Bailey Hutchison da, 5'inci madde tartışmalarına katılarak, "Bir şey kesin: ABD, 5. maddeye bağlı kalmaya devam edecektir. Bu bizim en önemli güçlerimizden birisidir" dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

Stoltenberg Macron ile görüşecek

Ancak Birlik, nükleer silah bulunduran NATO üyesi 3 ülkeden birisi olan Fransa'nın şikayetlerini de görmezden gelemiyor. Jens Stoltenberg, "Macron'un kaygılı mesajını ve bunun arkasında yatan gerekçelerini daha iyi anlamak için" 28 Kasım'da Paris'e gelerek kendisiyle görüşeceğini açıkladı.

Jens Stoltenberg, Paris ziyareti öncesinde, Le Figaro gazetesine konuşarak, Macron'u "Avrupa kendi savunmasını kurmalıdır" çağrısı konusunda dikkatli davranmaya çağırdı; Avrupa savunmasının "NATO'ya alternatif değil, NATO'nun bir ayağı olması gerektiğini" söyledi.

Stoltenberg, "NATO beyin ölümünde mi?" sorusuna, " NATO güçlü ve çevik. Güvenlik sorunları için hayati öneme sahip. Neredeyse bir milyar insanı koruyarak, aynı zamanda toplu savunmada en büyük işbirliğini on yıllardır sürdürerek bunu her gün kanıtlıyor. Amerikan birlikleri Avrupa'da güçleniyor. Avrupalı müttefikler, savunma bütçelerini arttırıyor" yanıtını verdi.

Macron'un The Economist'e verdiği söyleşiden kendisini haberdar etmediğini ve kendisiyle bu konuyu konuşmadığını belirten NATO Genel Sekreteri, Macron'un 5'inci madde konusundaki eleştirilerine ise, "Beşinci madde, NATO üyelerini anlaşma ile birbirine bağlayan bir taahhüttür. Son zamanlarda ortak savunmayı güçlendirmemiz, NATO’nun müdahale gücünün büyüklüğünü üç katına çıkarmamız 5. maddenin hala güvenilir olduğunun kanıtlarıdır" karşılığını verdi.

"Türkiye'nin önemini anlamak için haritaya bakmak yeter"

"Türkiye'nin hala NATO'da bir yeri var mı?" sorusuna ise Stoltenberg, İstanbul'a gittiğinde, Türkiye'nin Suriye operasyonundan duyduğu endişeyi dile getirdiğini, tüm müttefiklerin bu operasyonu sert eleştirdiğini, ancak hiçbir üyenin "Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulamadığını" söyledi. Türkiye'nin IŞİD'e karşı mücadele verdiğini, bunun için üslerini NATO'ya açtığını, Irak ve Suriye ile sınırı olan tek NATO üyesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin 3,6 milyon Suriyeli göçmeni de ağırladığına dikkat çeken Stoltenberg, "Türkiye'nin jeo-stratejik önemini anlamak için bir haritaya bakmak bile yeterlidir. Elbette bu ayrıştığımız konuları tartışmayacağımız anlamına gelmiyor" dedi.

NATO Genel Sekreteri, NATO ve Türkiye arasında yaşanan S-400 krizinin Washington ve Ankara arasındaki görüşmelerde ele alındığını ve çözüm için pek çok önerinin masada olduğunu belirtti. Macron'un Avrupa savunması çağrılarını desteklediğini ancak bunun NATO'ya alternatif değil, NATO'nun bir ayağı olarak gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı:

"AB, Avrupa'yı savunacak durumda değil. Özellikle Brexit'ten sonra, NATO harcamalarının yüzde 80'i AB üyesi olmayan ülkelerden gelecek. Norveç ve İzlanda kuzeyde, Türkiye güneyde, Amerika, Kanada, İngiltere batıda, Avrupa güvenliği için önemli rol oynuyor....Kuzey Amerika ve Avrupa arasında daha fazla mesafe yaratmak sadece Atlantik ötesi ilişkileri değil Avrupa'yı da zayıflatır. Bu kimse için iyi olmaz. Hem güçlü bir Avrupa'ya, hem de güçlü bir NATO'ya ihtiyacımız var."

Macron "Duracell pili" gibi

Dışişleri Bakanları toplantısını Le Figaro gazetesine değerlendiren bir Fransız diplomat, Macron'un NATO ve AB ile ilgili açıklamalarının "arı kovanına çomak sokmak" anlamına geldiğini söyledi; bunu yaparken kafasında bir plan olup olmadığı sorusuna ise, "Önce müttefiklerimizin bunu sindirmesini bekleyelim. Ardından stratejik bir Avrupa'nın yeniden dinamizm kazanması için atılması gereken adımlar gündeme gelecektir" yanıtını verdi.

Ancak İngiliz düşünce kuruluşu Rusi uzmanlarından Jonathan Eyal, Macron'u sert eleştirdi. Fransız Cumhurbaşkanı'nın "önemli bir analiz hatası yaptığını, tarzının ve yönteminin ise ters etki yaratacağını" savundu:

"Macron, son derece rahat bir şekilde, önce konuşan, sonra düşünen bir eğilim içinde. Duracell pil reklamındaki tavşana benziyor. Her yana giden, belirli bir amacı olmayan ama çok gürültü çıkaran birisi."

Macron'un, Türkiye'nin operasyonunun ardından NATO üyelerinin birisine saldırı olursa, diğer üyelerin yardıma gelmesini düzenleyen 5'inci madde ile ilgili eleştirisi de uzmanlar tarafından tepki çekti. Fransız politolog Bruno Tertrais, "Emmanuel Macron, Trump'tan sonra, ortak güvenlik garantisini sorgulayan ikinci lider oldu" dedi.

Macron'un Rusya ile stratejik bir diyaloğa yeniden geçilmesini savunduğu görüşleri de, NATO'nun Doğu Avrupalı ortakları tarafından sert eleştirildi. Uzmanlar, "Bir düşünce kuruluşu uzmanının bu tür fikir egzersizleri yapabileceğini, ancak bir Cumhurbaşkanı'nın bunları bu biçimde söylememesi gerektiği" görüşünde birleşiyor. Bu sözlerin, Kuzey ülkelerini mesafeli davranmaya ittiğini, Doğu Avrupa ülkelerini ise öfkelendirdiğini belirtiyorlar. NATO'nun bu kadar kolayca sorgulanması anlamayan bu ülkeler için NATO "askeri olduğu kadar, politik olarak da Rusya'ya karşı caydırıcı bir sigorta" önemine sahip. Pek çok jeopolitik uzmanı, Macron'un 5'inci maddeyi tartışmaya açmasının NATO'nun zayıflamasına katkı yaptığını düşünüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, açıkça farklı düşündüğünü dile getirdi. Estonya ve Polonya liderleri, "Sahip olduğumuz en iyi sistem, Macron tehlikeli konuşuyor" diyerek karşı çıktılar.

XS
SM
MD
LG