Erişilebilirlik

İngiltere’de yaşayan İranlılar'dan oluşan bir grup protestocu İran’da devam eden olaylara destek olmak için gösteri yaptı.

Öğleden sonra toplandıkları yer İngiltere’deki hemen hemen tüm protesto eylemlerine sahne olan Westminster’daki Richmond Terası bölgesi oldu. Burası, parlamentonun ve hükümetin gözü önünde bir mekan. Toplananlar İngiltere’deki İranlılar. Bir zamanlar rejim baskısıyla sığındıkları ülkeden şimdi yine rejim baskısıyla harekete geçen soydaşlarına destek için biraradalar.

Londra’dan İran Protestocularına Destek
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:30 0:00

İran asıllı İngilizler, iİki saat boyunca ellerinde bayrak, döviz ve pankartlarla İran’a destek çağrısında bulundu. İran-İngiliz Kadın Konseyi Başkanı Leyla Jazayeri’ye göre bu eylem merkezi Fransa'daki Iran Direniş Konseyi’nin yalnız olmadığı mesajını da içeriyor. Fransa, İran diasporasının yoğun olduğu diğer bir Avrupa ülkesi.

İranlılar'ın İngiltere Başbakanlık Binası'nın tam karşısında düzenledikleri eylemde asıl amaç, eylemlerin başladığı günden bu yana sessizliğini koruyan İngiltere Başbakanı Theresa May’i harekete geçirmek.

Bunun için ellerinde bir mektupla gösteriye geldiler. Mektubu vermek üzere kapısını çaldıkları Downing caddesinde onları bir polis memuru karşıladı. İçeriye girmek ve mektubu başbakana götürmek için izinleri olmadığını hatırlattı, ancak isterlerse mektubu onlar adına başbakana teslim edeceğine söz verdi.

Protestocuların Theresa May'e Mektubu

Polisin bu önerisini kabul eden Leyla Jazayeri ve arkadaşları polisin teklifi üzerine ellerinde mektup, bir de fotoğraf çektirdiler.

Üç sayfalık mektupta İngiltere başbakanından yardım istedikleri satırlar göze çarpıyordu. Rejim baskısı nedeniyle harekete geçenlerin İran yönetiminin acımasız muamelesine maruz kaldıklarını, çocukların ve kadınların mağdur edildiklerini ve gençlerin öldürüldüklerini yazmışlardı.

Binden fazla gözaltı işlemi yapıldığı, internet ve diğer iletişim olanaklarının da engellendiği konularında şikayetler de vardı. Dahası gözaltındakilerin İran devrim mahkemeleri tarafından idamla yargılanacağı hatırlatıldı.

Fransa’da bulunan İran Ulusal Direniş Konseyi’nin seçilmiş kadın başkanı Meryem Rajawi’nin mesajı de mektuptaki satırlar arasında. Rajawi “Bu özgürlük, demokrasi, eşitlik arayışıyla başlatılan bir kalkışma. Aynı zamanda din ve devlet islerinin ayrılmasını, sosyal adaletin sağlanması amaçlarını da taşıyor. Zafer kazanana dek de sürecek” diyor mektupta.

Uzun mektupta İngiltere’nin de ABD gibi tavrını belli etmesi istendi. Ayrıca konunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ve Cenevre’deki İnsan Hakları Komisyonu’nda gündeme getirilmesi için de destek istendi.

Göstericiler, İngiltere’nin süregelen sessizliğini bir an önce sona erdirmesi gerektiğini, yoksa karsı tarafı destekler bir şekilde konumlanmaktan kaçınamayacağını söyledi.

Mektup şöyle sona eriyordu: “Şu an ulaştığımız ve kazanmaya çok yakın olduğumuz noktada, şeytanı zafere taşımaya yarayacak tek şey iyilerin sessizliği olacaktır. İngiltere’yi İran rejiminin değil, İran halkının yanında olmaya çağırıyoruz.“

XS
SM
MD
LG