Erişilebilirlik

Kuzey Irak’taki Kamplarda Yıllar Süren Mültecilik


Kuzey Irak, IŞİD tehdidi ortaya çıktığından beri hem Suriye’den hem de Irak içinden göç alan yerlerin başında geliyor. Kendi nüfusu 5 milyon civarında olan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY)bölgesinde şu anda yaklaşık 1,5 milyon iç göçmen ve mülteci yaşadığı belirtiliyor.

Birkaç gün veya ayla sınırlı olmayan ve birçoğu için yıllarca uzayan kamp hayatı elbette göçmenler ve mülteciler için oldukça zor. Birçok şeyini kaybetmiş olmanın ve kamp hayatının zorluklarının yanı sıra Erbil ve çevresinde mevsim sıcaklarının 50 dereceyi aşmış olması mültecilerin ve göçmenlerin hayatlarını iyice zorlaştırıyor.

1,5 milyonu aşan mülteci ve göçmenin günlük yiyecek ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra ailelerinden insanları, evlerini, işlerini kaybetmiş insanların ihtiyaçlarına karşılık vermeye çalışmak da zorlukların bir diğer yüzü.

Birçok yerde olduğu gibi IKBY’de de BM, uluslararası yardım kuruluşları ve yerel oluşumlar birlikte hareket ediyor.

Bu kamplardan biri de neredeyse tamamını Musul’dan kaçan iç göçmenlerin yaşadığı Erbil yakınlarındaki U2 kampı.

Kamp müdürü Ahmet Salih kampta, toplam 1218 ailenin yani yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığını söylüyor.

Büyük değişimler olmasa da kamp nüfusu sürekli değişiyor. Yeni gelenler olduğu gibi birkaç ay kalıp başka yere veya evine dönenler de oluyor.

Her ailenin bir çadırda yaşadığı kampta, her çadırda bir klima, birkaç yer yatağı ve çoğunlukla çadırın hemen dışında musluklu su bidonları ve birkaç tabak çanak olması göze çarpıyor.

Nüfus yoğunluğu nedeniyle yiyeceğin günlük değil aile başına aylık dağıtıldığı kamplarda yetişkinler için meslek edindirme kursları, eğitimler de var.

Ancak önemli konulardan biri uzun süre IŞİD’in kontrolu altında yaşamış ve propagandaya maruz kalmış çocuklar. U2 kampı müdürü Ahmet Salih, “Özelikle çocuklar uzun bir süre IŞİD kontrolünde yaşadılar. Bütün uluslararası kuruluşlardan en azından uzun süre IŞİD kontrolu altında kalmış çocuklara yönelik programlar açmalarını istedim. Bu çocukların çoğu yıllardır eğitim görmemiş, IŞİD unsuru gibi hareket ediyorlar. Bu nedenle, bu çocuklara yönelik bir program, eğitim olması çok önemli. Yaklaşık 2 ay önce bir NGO çocuklar ve kadınlar için böyle bir program başlattı. Diğer NGO’lar da söz verdi” diyor.

Kamplardaki çocuk sayısının fazlalığı ve çoğunun 15 yaş altında olması göz önüne alındığında IŞİD propagandasına maruz kalan çocukların rehabilitasyonunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.

Kampı dolaşmaya başladığımızda Musul’dan iç göçmenleri taşıyan bir otobüs kampa giriş yapıyor. Otobüstekiler inmeden kimlik kontrolleri yapılıyor ve bazıları kampta inerken bazıları geri gönderiliyor.

Kamp müdürü Salih bu durumun güvenlik nedeniyle olduğunu söylüyor. Salih’e göre, “Bütün iç göçmenleri almak zorundayız. Her ailenin açık kimliğinin olması gerekiyor. Kimliği olmayan aileleri alamayız çünkü nereden geldiklerini belirleyemeyiz. Kimlikleri yoksa geldikleri yere geri dönmek zorundalar.”

Musul ve diğer yerlerdeki IŞİD militanlarının sivillerle birlikte şehirlere veya kamplara sızmaya çalıştığı söyleniyor. Diğer taraftan kamplardaki bazı kadınlara yöneltilen “eşin veya baban nerede?” sorusunun karşılığı yok. Bir kısmı hala IŞİD saflarında savaştığı belirlenen militanların çocukları ve eşleriyse, sivillerden ayrı yerlerde tutuluyor.

Kamplarda yaşayanların ortak temennileri en kısa sürede evlerine dönmek.

Ancak savaş şartlarından etkilenen kesimlerden biri de şüphesiz yardım görevlileri. Göz alabildiğince uzanan çadırlardan oluşan kampın girişinde Barzani Yardım Vakfı çalışanlarına verilen bir eğitim çalışması dikkat çekiyor; kara mayınlarına ve bubi tuzaklarına karşı farkındalık eğitimi.

Kamp müdürü, eğitimi uluslararası bir kuruluşun verdiğini ve yardım çalışanlarının savaş bölgelerinde, çatışma hatlarında görev yaptığını hatırlatarak, “hayatta kalmak için etraftaki mayınlara, tuzaklara karşı uyanık olmalılar” diyor.

XS
SM
MD
LG