Erişilebilirlik

DİTAM tarafından iki yıl önce hayata geçirilen Toplumsal Barış Ağı Projesi kapsamındaki toplantıların sonuncusu Diyarbakır’da yapıldı. 14 ilden 90 STK’yı bünyesinde toplayan projenin son toplantısında çözüm önerileri masaya yatırıldı.Toplantı DİTAM Genel Sekreteri Mesut Azizoğlu’nun sunumuyla başladı. Daha sonra söz alan STK temsilcileri ve aktivistler, Kürt sorununun çözümüne dair görüş ve önerilerini dile getirdi. Ancak toplantıya umutsuzluk hakimdi.

Kürt Sorununda Fikir Çok Umut Az
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:23 0:00

Toplantıya katılan konuşmacılardan Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Mesut Yeğen de umutsuz olanlardan. Toplantının ardından Amerika’nın Sesi’ne konuşan Yeğen, çözüm umudunun az olmasına rağmen, çözümsüzlüğün uzun sürmeyeceğini söyledi. Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak yeni bir çözüm sürecinin mümkün olduğunu belirten Yeğen, “Hem Türkiye içinde hem özellikle Suriye içinde Türkiye devleti çok çözüme yakın bir pozisyon almıyor bu aralar. Kürt meselesi öyle karakterde bir meselesi ki onunla uzun süre böyle yaşamanız mümkün değil. Ne temel bölge ülkeleri Irak ve Suriye gibi ne de Türkiye, Kürt meselesiyle şu anda uğraştığı gibi on yılarca uğraşamaz çünkü on yıllarca uğraşmak demek bölge ülkelerini de içine alabilecek bir çatışmaya yuvarlanmak demektir. O yüzden muhakkak bir yerlerde bir çözüm başka bir formuyla çözüm süreci denen şey canlanacaktır ama bugünkü koşullar henüz ona yatkındır diyebilecek durumda değiliz. Suriye’deki gelişmelerin Türkiye, PKK, ABD, Rusya tarafından kabul edilebilir bir noktaya gelebilmesi, bence çözüm sürecini yeniden konuşmamızın önünü açar. Çok büyük bir sürpriz olmazsa ben yeniden silahlı çatışmaların olacağını düşünmüyorum açıkçası. Büyük bir ihtimalle Suriye’de yaşanacak gelişme, Türkiye’de silahlı mücadelenin mevcuttan daha düşük bir seviyeye evirilmesine ve büyük ihtimalle ileride de tamamen ortadan kalkmasına yol açacaktır ama bunun için Suriye sahasında demin saydığım aktörlerin arasında bir uzlaşmanın olması gerekiyor. Yakın dönemde yapılan bir iki görüşmede sözünü ettiğim çerçevenin ne olduğuna dair işaretler verildi. Oraya baktığımızda Türkiye’yi Fırat’ın batısında rahatlatan bir çözüm, PYD’yi Fırat’ın doğusunda rahatlatan bir çözüm sanki ABD Türkiye ve PYD’yi yeniden ortak bir çerçeveye getireceği gibi görünüyor” dedi.

Kürt sorununa ilişkin yazılarıyla bilinen Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu kısa vadede umutsuz olanlardan. Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Bayramoğlu, “Umutlu olmak için kısa vadede elimizde herhangi bir veri yok. Üç açıdan bir darlık var. Kürt siyaseti açısından tarafların izlediği açıdan pek siyasete ve çözüme geri dönüş umudu gözükmüyor. Öte yandan Türkiye’nin içine girmiş olduğu politik ruh hali, bir tür yeniden sağcılaşma, yenileme halini ve anti Kürt ittifakla sürdürülen halinden kısa vadede geçmesi çok kolay görünmüyor. Askeri operasyonlar bölgeye müdahalelerin iki türlü, psikolojik ve politik sonuçları oluyor, bu da çok umut verici değil. Uluslararası düzeyde özellikle bölgesel düzeyde baktığımız zaman, kısa vadede farklı ittifaklardan farklı çıkarlardan, bir denge sağlanmasının ve bunun hemen Türkiye’nin Kürt sorununa yansımasını çabuk olabileceği kanaatinde değilim. Ama bununla birlikte bunların hepsinin olacağını düşünen bir insanım. Bütün çatışma süreçlerinde olduğu bizim Kürt meselesi de, inişleri ve çıkışları olan, savaş ve temas dönemleri olan evlerden geçti. Şimdi çok sert bir temas dönemi yaşıyoruz. Bununu nedeni de Suriye’de yeni imkanların Kürtler’in önüne çıkması, Türkler’in de bu yeni imkanlardan büyük endişe duyması. Bunun yaratmış olduğu iki taraflı bir mobilizasyon var. Ben bu dönemin geçeceğini ve yeniden barış koşullarına geleceğimizi düşünüyorum ama hiçbir zaman çözüm süreci bir önce yaşadığımız gibi ulusal aktörlerle sınırlı kalmayacaktır” diye konuştu.

Ancak tüm olumsuz görüşlere rağmen, DİTAM Başkanı Mehmet Kaya’ya göre hala umut var. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Kaya, ”Çatışmalar olacak tekrar barış sürecine geçilecek. Bir daha olursa bir daha geçilecek ama ısrarla şu bilinmeli, STK’lar bu çerçevede hareket etmeli. Savaş sürdürülebilir bir durum değildir. Savaş hem can hem mal yıkımına neden olur. Ne olursa olsun bir gün muhakkak barış yapılacaktır. Bunun yöntemi daha az mağduriyet, daha az can kaybı yaratmak istiyorsanız, tam da bugünlerde yani çatışmaların yoğunlaştığı günlerde sivil toplum kuruluşlarının topluma mesajlar vermesi gerekiyor bir an önce barışa geçilmesiyle ilgili. Bence öyle bir umut var yine söylediğim gibi, savaş sürdürülebilir bir değilse bizlerin barışı sağlayacak sesimizi daha güçlü çıkarıp, yöntemi de doğru oluşturmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

XS
SM
MD
LG