Erişilebilirlik

Kobani Davası’nda “HDP’yi Yargılama” Yaklaşımı mı Devrede?


Türkiye’de iktidar cephesinde Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin kapatılmasını talep ettiği HDP’nin üst düzey temsilcilerine karşı, 2014’te 6-8 Ekim döneminde yaşanan olaylardaki ölümlerden sorumlu oldukları gerekçesiyle açılan Kobani Davası, bugün Ankara’da tartışmalarla başladı.

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri başta olmak üzere 28’i tutuklu 108 kişi hakkındaki Kobani Davası, “siyasi yargılama” olarak yorumlanıyor. HDP, bugünkü ilk duruşmasıyla 2014’teki olaylarla ilgili yedinci yılda başlayan yargılama sürecini “Kobani Kumpas Davası” olarak adlandırarak, buradaki esas amacı “HDP’yi kapatma girişiminde dayanak yaratma çabası” olarak açıklıyor. VOA Türkçe’nin de aralarında bulunduğu gazetecilere dava sürecini hukukçu kimliğiyle değerlendiren HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, iddianame hazırlığını ve davayı yürütecek mahkeme heyetince yapılan açıklamaları “Baştan sona AKP-Recep Tayyip Erdoğan ve MHP’nin, HDP’yi siyaset dışına itmek için planı” olarak gördüklerini açıkladı.

Kobani Davası’nda “HDP’yi Yargılama” Yaklaşımı mı Devrede?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:13 0:00

Türkiye’nin gündeminde aylardır kapatılma davası girişimi gibi hamlelerle HDP’nin baskı altına alınmaya çalışıldığını kaydeden Beştaş, “Organize işler” dediği çalışmada Kobani Davası’yla HDP’yi ve parti yöneticisi isimleri suçlu ilan etme çabası olduğunu söyledi. “Kobani davasında ölümler üzerinden propaganda yapılıyor” diyen Beştaş, 2014’teki olaylarda 43 kişinin öldüğünü ve bu kişilerden 27’sinin HDP üyesi olmasına rağmen bu ölümlerle ilgili Yasin Börü gibi birkaçı haricinde detaylı araştırma yapılmadığı ve hatta bu ölümlere dair yargılamalar dahi olmadığını aktardı. İddianamede HDP’nin Çözüm Süreci’nde yürüttüğü trafikteki her adımı, Nevrut kutlamalarını “suç” gibi gösterme çabası olduğunu kaydeden Beştaş, o dönemki HDP MYK’sının Kobani’ye insani yardım yapılması gerektiğini vurgulayan açıklaması gerekçesiyle tüm HDP’yi ölümlerden sorumlu ilan etme girişiminde bulunulduğuna işaret etti.

Beştaş, “Ölümlerle ilgili HDP’yi suçlayacak hiçbir delil yoktur. İddianame hukuki dayanaktan tamamiyle yoksundur. İzmir, Antep, Diyarbakır dışındaki davalar dışındaki ölümlerden sorumlu olanları hiçbir şekilde aramamışlardır. Oysa tüm ölümler soruşturulmalı, aydınlatılmalıdır. Bu dava tamamiyle siyasi amaçlarla inşaa edilmiştir, yaratılmıştır. Onlar HDP’yi yargılamak peşinde ancak bu davayla HDP demokratik mücadeleden asla vazgeçmeden onları yargılayacak” dedi.

Bu arada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, henüz dava sürecinin bugün başlaması dolayısıyla ortada HDP’li isimleri suçlayacak hüküm olmamasına rağmen 6-8 Ekim olaylarında yaşananlardan HDP’yi sorumlu tutarak hedef alması dikkat çekti. Soylu, “HDPKKHesapVakti” etiketiyle paylaştığı videoda, “HDP’nin Demirtaş, İdris Balüken gibi yöneticilerini PKK’nın talimatlarıyla Suriye kolu PYD-YPG’nin Kobani dediği Ayn El Arap bölgesini ele geçirdiği iddiasını” öne sürerek, “Eylül 2014’te ise işgal ettikleri yerlerde DEAŞ (IŞİD) güçlerince zülme uğradıkları iddiasıyla YPG’nin PKK’ya yardım çağrısı yaptığı ve bunun üzerine HDP’nin devreye girdiği” iddialarını sıraladı. Benzer şekilde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da, bugün “Terör örgütü PKK’nın emri ve siyasi uzantılarının çağrısı sonucunda, özellikle sivillere yönelik kanlı katliamlara sahne olan 6-8 Ekim olaylarının failleri bugün hakim karşısına çıkıyor. İşlediğiniz ve azmettirdiğiniz cinayetlerin hesabını vereceksiniz” açıklaması yaptı.

Sancar’ın açıklamasına polis anonslarıyla engellendi

Bugün Kobani Davası’nın başkentte kent merkezi dışındaki Sincan ilçesinde, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşması gergin geçti.

Sincan’daki adliye dışında polis barikatlarıyla davayı takip edecek partililere ve basın mensuplarına yönelik engellemelerde bulunulmasının yanı sıra HDP yönetimi, milletvekilleri ve avukatlarca yapılacak açıklamalar polis anonslarıyla kasıtlı şekilde kesintiye uğratıldı. Basın mensuplarınca HDP’lilerden görüş alınmasına yönelik engellemeler de yapılırken, milletvekillerine de fiziki müdahaleler dikkat çekti.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, beraberinde Eş Genel Başkan Pervin Buldan ve milletvekilleri ile birlikte duruşma öncesinde polis engellemelerine rağmen kısa bir basın açıklaması yaptı. Basın mensuplarıyla HDP’liler ve adliye binası arasına polis kalkanlarıyla duvar örüldüğünü söyleyen Sancar, “Hakikatten korkuyorlar, sesimizi bastırabileceklerini sanıyorlar ancak yanılıyorlar. Bu davada da bizi sindirebileceklerini düşündüler ama yanıldıklarını bundan sonra da göstereceğiz. Bu bir siyasi kumpas davasıdır. Türkiye'deki barış arayışını, özgürlük özlemini ve demokrasi umudunu bitirme arayışıdır. Biz de özgürlük için, demokrasi için, hakikat için direnmeye devam edeceğiz. Bu bir siyasi intikam davasıdır aynı zamanda. 2014 yılında IŞİD’in Kobani’de yenilmesinin sonuçlarını hazmedememiş bir iktidarın öfkesinin ürünü olan bir davadır. HDP’nin bu iktidara yaşattığı yenilgilerin yarattığı öfkenin ürünü olan bir intikam davasıdır. Bunu hep birlikte boşa çıkaracağız. Bugün burada bulunan, yurt dışından gelen ve Türkiye’den buraya duruşmaya gelen bütün dostlara hoş geldiniz diyoruz. Bu kumpas davasını boşa çıkaracağız, demokrasi mücadelesini büyüteceğiz, iktidarın hesaplarını bozacağız ve bu ülkeyi bu otoriter tasalluttan hep birlikte mutlaka kurtaracağız. Kimsenin bundan şüphesi olmasın. Burada hakikat yalanı, inanç korkuyu yargılayacak. Cesaret bu salonlardan bütün Türkiye’ye yayılacak, bütün dünyaya ses verecek” dedi.

Bu arada mahkeme salonunda fotoğraf çekilmesi Türkiye’deki yargılamalarda yasak olduğu için duruşma boyunca yaşananları HDP’nin aracılığıyla çizer Ercan Altuntaş resimledi. HDP, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili hukuki verileri, duruşmada neler olduğunu ve çizimleri gün boyunca "HDPonline"Twitter adresinden paylaştı.

Demirtaş: "Size cevap değil günahımı bile vermeyeceğim"

Duruşma başladığında Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna, HDP’li isimleri savunacak avukatlardan bir kısmına giriş izni verilmedi ve izleyici salonuna geçiş yapmaları istendi. Bu nedenle ilk itiraz tüm avukatlara salonda bulunma izni tanınması yönünde yapıldı. Ancak Mahkeme Heyeti, itiraz hakkı tanımayınca salondaki avukatlar savunmayı engellemeye yönelik tutum takınıldığı gerekçesiyle masalara elleriyle vurarak durumu protesto etti. İzleyiciler de alkışlarla protestoya katıldı.

Tutuklu HDP’li yöneticiler ve isimlere yönelik duruşma başlangıcında kimlik kontrolu nedeniyle Edirne, Sincan, Bakırköy, Diyarbakır, Kocaeli, Mardin, Bünyan’dan SEGBİS bağlantıları yapıldı. Ancak HDP’liler salonda avukatları bulunmadığı için Mahkeme Başkanı’nın sorularını yanıtlamayı reddetti. Mahkeme Başkanı ise, avukatlarca bu sırada yapılmaya devam eden itirazları tutanaklara da geçirmeme talimatı verdi.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu, HDP’li Selahattin Demirtaş da, Mahkeme Başkanı’na hitaben, “Buraya susmaya değil konuşmaya geldik. Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Avukatların sayısı belliydi. Her bir sanık için 3 avukat olsa da 100’den fazla avukat olacaktı. Mahkeme salonunda kalabalık olacağı önceden belliydi. Bu sorunu çözebilirdiniz. Gerçekten yargılamanın devam etmesini istiyorsunuz ara verip bu sorunu çözebilirsiniz. Bilgilerimizi tabi ki mahkemeye vereceğiz. Sormak istediğiniz her türlü soruyu sorabilirsiniz, biz de savunmamızı yapacağız. Yıllardır yargılama yapıyorsunuz. Bizi onlarla karıştırmayın. Sesinizi yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin meclis grubu ve eş başkanları karşınızda. Her ne kadar sanık sandalyesinde otursak da halkın iradesini temsil ediyorsunuz. Bizler medeni insanlarız. Daha önce darbecileri yargıladınız, bilemem nasıl yargıladınız. Ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Bir duruşma salonunda avukatların bulunması gerekir. Yargılama usulen uygun gibi gözüksün yapmak istiyorsanız avukatlar girsinler. Ben orada değilim. Yanımda avukat yok, duruşma salonunda avukat yok. Şu anda duruşma salonunda aleyhime birşey tespit etme şansım yok. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatlara giriş hakkı verilmesi gerekiyor. Cevap vermeyeceğim. Biz size değil cevap vermek günahımızı bile vermeyiz” dedi.

Selahattin Demirtaş
Selahattin Demirtaş

Eski milletvekillerinden Gültan Kışanak, “Yüzyüzelik ilkesine riayet edeceksiniz. Ne kimse kimseyi görüyor, ne sizi görüyoruz. Bir de avukatlarımızı salondan çıkardınız. Saray’ın talimatıyla karar verilmiştir. Bu dava taraflı ve bu tiyatroda biz olmayacağız. Hukuk kurallarına uymuyorsunuz. Yüz yüzelik ilkeleri yerine getirilmemiştir. Dava hükme bağlanmıştır, Saray’ın talimatlarıyla hüküm veriyorsunuz. Siz hukuka hukukun temel ilkelerine riayet etmediğiniz sürece sorularınıza cevap vermeyeceğim” ifadesini kullandı. Nazmi Gür de, “Sizi hukuka davet ediyorum” derken, Sırrı Süreyya Önder, “Avukatlarım olmadan cevap vermeyeceğim” tepkisini dile getirdi.

Mahkeme Başkanı’nca mikrofon kapatma talimatı verilmesi üzerine salonda “Savunma hakkı engellenemez” sloganları atılırken, sanıklar heyete sırtlarını döndü.

Mahkeme “reddi hakim” talebini görüşmeyi dahi reddetti

Bu noktada Mahkeme Başkanı, birkaç avukata söz hakkı tanıdı. Avukat Mahsuni Karaman, müvekkili Demirtaş’a söz verilmesini ve Demirtaş'ın reddi hakim talebini dile getireceğini ve Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) uyarınca itirazlarını anlatacağını söyledi. HDP’nin eski eş genel başkanı, tutuklu Figen Yüksekdağ’ın avukatı Ezgi Güngördü de, “Hem sabahki tutumunuza hem de yaşanan usulsüzlüklere dair Sayın Yüksekdağ da söz alacak. Akabinde biz avukatlar olarak söz almak istiyoruz” dedi. Avukat Cemile Turnalı Balsak da, Demirtaş ve Yüksekdağ’dan sonra bir diğer eski HDP eş genel başkanı Sebahat Tuncel’e söz verilmesini talep etti.

Mahkeme ise, avukatlarca yapılan tüm talepleri reddederek, savcılık iddianamesini okutmaya başladı ve reddi hakim talebi varsa bunun yazılı olarak yapılabileceğini hükmetti. Mahkeme, “Reddi hakim kararı için süre tanınması, iki numara kararı gereğince verilen kararın itiraza tabii olması, CMK’nın 29’uncu Maddesinin 2’inci fıkrası gereğince savunma aşamasına geçilmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle duruşmaya ara verilmesine bu nedenlerle duruşmanın 3 Mayıs 2021 günü saat 09:30’a ertelenmesine karar verilmiştir” kararıyla bugünü sonlandırdı.

Kobani Davası’nın ilk gününde, Avrupa’daki farkli siyasi partilerden temsilciler yaşananları ve duruşmayı takip etti. Bu çerçevede, Marta Rosique - Katalonya Cumhuriyetçi Sol Parti, Eulàlia Reguant - Katalonya Halk Birliği Partisi - (CUP) Katalan Meclisi Milletvekili, Oihana Etxebarrieta Legrand- (Bask BİLDU), Francois Alfonsi – Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Koordinasyon üyesi, Ana Miranda - Avrupa Parlamentosu EFA Grubu Milletvekili, Jean-Christophe Sellin - Fransa Sol Parti Eş Koordinatörü, Eric Coquerel - Boyuneğmeyen Fransa Partisi Ulusal Meclis Üyesi, Brando Benifei - Avrupa Parlamentosu Sosyalistler & Demokratlar Grubu Milletvekili, Evin İncir - Avrupa Parlamentosu Sosyalistler & Demokratlar Grubu Milletvekili gibi isimler duruşmayı izledi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

EKOTÜRK Stüdyo VOA 25 Haziran-6. Gün
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:26:16 0:00
XS
SM
MD
LG