Erişilebilirlik

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından askerler, hakim savcılar ve bazı kamu görevlilerinden sonra özellikle FETÖ olarak adlandırılan Gülen cemaatinin yayın organlarında çalışan gazeteciler de sorgulanıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün Şubat ayında kayyum atanmadan önce Zaman gazetesinde yazı yazan ve yöneticilik yapan 47 kişi hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkardı.

Bu isimlerden Şahin Alpay, Mümtazer Türköne ve Ali Bulaç gözaltına alındı.

Bu isimlerden dışında İhsan Dağı, Ahmet Turan Alkan, Sevgi Akarçeşme, Mustafa Ünal, Hilmi Yavuz, Osman Nuri Öztürk, Ali Akbulut, Bülent Keneş, Mehmet Kamış, Hüseyin Döğme, Süleyman Sargın, Veysel Ayhan, Şeref Yılmaz, Mehmet Akif Afşar, Ahmet Metin Sekizkardeş, Alaattin Güner, Faruk Kardıç, Metin Tamer Gökçeoğlu, Faruk Akkan, Ali Ünal, Zeki Önal, Lalezar Sarıibrahimoğlu, Bülent Korucu, Nuriye Ural, Hamit Çiçek, Adil Gülçek, Abdülhamit Bilici, Şenol Kahraman, Melih Kılıç, Nevzat Güner, Mehmet Özdemir, Fevzi Yazıcı, Sedat Yetişkin, Oktay Vızvız, Abdullah Katırcıoğlu, Behçet Akyar, Murat Avcıoğlu, Yüksel Durgut, Zafer Özsoy, Cuma Kaya, Hakan Taşdelen, Osman Nuri Arslan, Ömer Karakaş gözaltı listesinde yer alıyor.

Nazlı Ilıcak dün gözaltına alınmıştı

Nazlı Ilıcak, Abdullah Kılıç, Mehmet Gündem, Cuma Ulus, Seyit Kılıç, Yakup Sağlam, Bayram Kaya, Cihan Acar, Bünyamin Köseli, Emre Soncan, Erkan Acar, Cemal Azmi Kalyoncu, Habip Güler, Hanım Büşra Erdal ve Hüseyin Aydın dün göz altına alınmıştı.

Pazartesi günü açıklanan gözaltı listesinde Abdullah Abdulkadiroğlu, Ahmet Dönmez, Ali Akkuş, Arda Akın, Bilal Şahin, Bülent Ceyhan, Cevheri Güven, Ercan Gün, Ertuğrul Erbaş, Fatih Akalan, Fatih Yağmur, Haşim Söylemez, İbrahim Balta, Kamil Maman, Kerim Gün, Levent Kenes, Mahmut Hazar, Metin Yıkar, Muhammet Uğur Erkan Acar, Mürsel Genç, Selahattin Sevi, Turan Görüryılmaz, Ufuk Şanlı, Ufuk Emin Köroğlu, Yakup Sağlam da yer alıyor.

Dün gözaltına isimlerden biri de aynı gün ilk yazısı Birgün gazetesinde yayınlanan Hürriyet gazetesi eski dijital medya koordinatörü Bülent Mumay oldu. Mumay, twitter’dan Çarşamba sabahı saat 9.30’da savcıya ifade vereceğini duyurduktan sonra gözaltına alınarak Gayrettepe’deki emniyet müdürlüğüne getirildi.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Eren Şener, “gözaltı kararı çıkınca pazartesi akşamı savcıyla görüştük ve Mumay’ı çarşamba günü getireceğimizi söyledik. Ancak tüm şüphelilerin haklarında yakalama kararı olduğundan gözaltına alındı. Şu anda Emniyet’te. 4 gün gözaltı süresi var. Ancak OHAL uyarınca 30 güne kadar gözaltı süresi uzatılabiliyor. Bizim edindiğimiz izlenim tüm şüphelilerin Emniyet’e gelmesi ya da getirilmesi bekleniyor. Ondan sonra savcının karşısına çıkarılacaklar” dedi.

Dosyada gizlilik kararı olduğu için suçlamayı bilmediklerini söyleyen Avukat Şener, tahminin yayın yönetmenlerinin izledikleri yayın politikasıyla muhabirlerin de yaptıkları haberlerle Gülen örgütüne (FETÖ) destek olmakla suçlanacaklarını tahmin ettiğini ifade etti.

Hilmi Yavuz: Çantamı hazırladım bekliyorum

Şair edebiyatçı Hilmi Yavuz da hakkında gözaltı kararı çıkaran isimler arasında yer alıyor. Kültür Servisi internet sitesinden Aslı Uluşahin’e konuşan Yavuz, Bodrum’da olduğunu ve ifade vermeyi beklediğini söyledi.

“80 yaşındayım. Benim yazı hayatım ortada. Darbe girişimiyle ilişkim olması söz konusu değil. Ben hayatımı yazıyla, öğretmenlikle geçirmiş biriyim. Darbeye karşı olduğumu söyleyen birçok yazı yazdım, bunlar da Zaman’da yayımlandı. Hiçbir biçimde korku da söz konusu değil. Yarası olan gocunur. Çantamı hazırladım, bekliyorum. Gelip aldıklarında ifade vereceğim, gerçekleri söyleyeceğim. İlaçlarımı yanıma aldım, görünen o ki bir süre onlarla idare edeceğiz.”

TGS-TGC: Soruşturmalar hak ihlallerine yol açmamalı

Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de gelişmeleri endişeyle izliyor. “Darbelere ve devlet içindeki her türlü hukuk dışı yapılanmalara karşı” olduklarını yineleyen gazetecilik örgütleri, yeni gözaltıların yeni hak ihlallerine, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından yeni kırılmalara yol açmaması uyarısında bulundu.

TGS ve TGC’nin ortak açıklamasında “Doğrudan suça bulaşmamış, tek işi ve işlevi gazetecilik olanlar çağdaş demokrasilerde olduğu gibi herhangi bir hukuksal takibe uğramamalıdır. Soruşturmalar basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını engellenmemelidir. Gazetecilere yönelik suçlamalarda iddianamelerin en kısa sürede hazırlanması ve şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılması toplumsal adalet duygusunun zedelenmemesi açısından son derece önemlidir” dendi.

Kadri Gürsel: bu gazeteciler neyle suçlanıyorlarsa bir an evvel açıklansın

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Komitesi Başkanı Kadri Gürsel de bugün Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazısında “Türkiye’de gazetecilik yapma imkanından geriye kalan ne varsa, şimdi yine tehdit altında” olduğunu söyledi.

Gürsel, “Bu gidişle Türkiye, 2014’te Çin’e kaptırdığı “Dünya Gazeteci Hapsetme Şampiyonluğu”nu 2016’nın sonunda açık ara bir farkla geri alabilir.
Ayrıca, bu 42 gazeteci hakkında yakalama kararı çıkarılmasının nedenini biliyor muyuz gerçekten? Bu gazeteciler darbe girişiminin içinde mi yer aldılar?
Yani, darbeci askerlerle ya da onları yönlendiren iradenin temsilcileriyle kafa kafaya verip cuntaya nasıl faydalı olacaklarını mı konuştular? Bu gazeteciler somut olarak neyle suçlanıyorlarsa bir an önce açıklansın” ifadelerine yer verdi.


XS
SM
MD
LG