Erişilebilirlik

Kılıçdaroğlu: "Milletten Niye Korkuyorsun Sandığı Getir"


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Milletten niye korkuyorsun? Demokrasiden sandıktan niye korkuyorsun? Yönetme gücünü kaybettin. Ne yaptığını bilmiyorsun. Danışacağın kimse kalmadı. Sandığı getir. Seçime zorlamak için elimden ne geliyorsa yapacağım” dedi.

Türkiye siyaseti, Merkez Bankası’nın ikinci kez faiz indirim kararı almasıyla birlikte döviz kurunda artış yaşanmasına bağlı olarak ekonomik kriz tablosu oluşmasına kilitlendi. Muhalefet cephesi, ekonomideki son durumu Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetilmesinden kaynaklı olarak Erdoğan’ın tek başına kararlara imza atmasıyla ilişkili olarak yorumluyor ve erken seçime gidilmesini talep ediyor.

Ekonomiye ilişkin kaygılar ve halkın tepkisinden hareketle Ankara’da siyasi partilerin de olağanüstü toplantılar trafiği sürüyor.

Ana muhalefet partisi CHP’de dün gece ekonomi kurmaylarıyla yapılan değerlendirme sonrasında bugün Merkez Yönetim Kurulu (MYK) olağanüstü toplandı. CHP MYK’sına ilişkin normal koşullarda CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın kameralar karşısına geçmesi söz konusuyken bugün bizzat CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kamuoyuna seslendi.

Kılıçdaroğlu: "Milletten Niye Korkuyorsun Sandığı Getir"
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:34 0:00

Ekonomideki son gelişmeleri Erdoğan’ın “faiz netice, enflasyon sonuç” teorisine ve Merkez Bankası’na müdahalesi çerçevesinde değerlendiren Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın tutumu için, “yaptığı tam bir delilik, saçmalık, zırvalıktır” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a seslenerek, “Satmaktan bıkmadın mı sen? Bu ülkenin bir onuru, parası var. Onu bile sattın peşkeş çektin. Türkiye'yi bu zor tablodan çekip çıkaracağız kimsenin endişesi olmasın. Bu tablodan, bu yangın alanından vatandaşı çekip çıkarmak boynumuzun borcudur. Milletten niye korkuyorsun? Demokrasiden sandıktan niye korkuyorsun? Yönetme gücünü kaybettin. Ne yaptığını bilmiyorsun. Danışacağın kimse kalmadı. Sandığı getir. Seçime zorlamak için elimden ne geliyorsa yapacağım. Erken seçim talebi artık milletin talebidir. Millet seçim istiyor, Kaçma, kaçan insan kibre teslim olmuş insandır. Niye korkuyorsun?” sorularını yöneltti.

CHP’nin artık sahada mitingler düzenleyebileceği sinyalini verdiği gözlemlenen Kılıçdaroğlu, “Milletimize gideceğiz. 4 Aralık Cumartesi günü Mersin'deyiz. Mersinliler ile çiftçi, emekli, memur, sanayici herkesle buluşacağız. Millet seçim istiyor kaçma kardeşim. Kaçan insan zayıf iradeli, kibre teslim olmuş insandır. Kaçan insan korkan insandır” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’ndan hem AKP’ye hem MHP’ye: "Bunlar gayri millidir"

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın öne sürdüğü ekonomide Türkiye’nin üzerinde dış güçlerce oyun oynandığı görüşüne sert tepki göstererek, “Ne dış mihrakı kardeşim? Dışardan kimliği belirsiz 13 milyar dolar para geldi, kimin parasıydı bu para? Sen dış mihraklar diye kimden söz ediyorsun? Dış mihraklar kim, çık söyle. Milleti kandıracağını zannediyor, millet artık yemiyor bunları cebindeki paraya, mutfağına, elektrik faturasına bakıyor. Dış mihraklar sana bunu yaptırdıysa senin zaten orada olmaman lazım. Her gelenin kandırdığı bir adam Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetebilir mi? Dış mihraklar demek beni kandırdılar demektir. Çocuk musun sen? Erdoğan ve şürekasının tek bir hedefi vardır Türkiye'yi, insanımızı fakirleştirmek. Dolar baronlarına hizmet edenler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hizmet edemezler. Türk Lirası'nın değerini koruyamayan kişiye milliyetçi denilemez zaten. Bunlar gayri millidir. Destekleyenler de gayri millidir” dedi. Bu sözleriyle Kılıçdaroğlu’nun sadece AKP iktidarını değil mevcut ekonomi politikasına dün idesteğini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de “gayri milli” olarak nitelendirmesi dikkat çekti.

Muhalefet cephesi açısından “demokrasi içerisinde çözüm” gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Doğrusunu isterseniz söze nereden başlayacağımı da bilemiyorum. Öyle bir karamsar atmosfer yarattılar ki çıkış arıyoruz. Demokrasi içinde çıkış arıyoruz. Milleti rahatlatacak bir çıkış arıyoruz. Sevgiyi, kucaklaşmayı unuttu bu toplum. Sevgiyi ve kucaklaşmayı egemen kılmak istiyoruz. Karamsar tabloyu dağıtmak istiyoruz. Demokrasi için çıkış arıyoruz. Bir sorsunlar nasıl geçiniyorsunuz? Gerçekten de mutfaklarda yangın var. Öyle bir noktaya taşıdılar ki bir taraftan mutfakta yangın öbür taraftan piyasalarda güvensizlik var. Güvensizlik kaynağı şahsım hükümeti. Böyle bir tabloyu Türkiye hiç yaşamadı. Devleti çürüttüler. Devlet aklı denen kavram tümüyle bitti. Bu tablo kaldırılacak bir tablo değildir. Sorumlu ‘her şeyin sorumlusu benim’ diyen kişi, Saray’da oturan zattır. Her konuşmasıyla ekonomiyi allak bullak ediyor. Eskiden devlet liderleri kürsüye geldiği zaman çözüm üretirlerdi. Şimdi çözüm bırakılmış nasıl kavga ederiz onun arayışı içinde. Böyle bir arayışa giren şahsım hükümetinin, Türkiye Cumhuriyeti’ni akılla ve mantıkla yönetmesi mümkün değildir” tepkisi gösterdi.

Akşener ve Davutoğlu "sokak yerine siyaset" mesajını verdi

Muhalefet cephesinde bugün İyi Parti Genel Merkezi’nde ise, İyi Parti Lideri Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun görüşmesi vardı. Sokak eylemleriyle Türkiye’nin kaosa sürüklenebileceğini vurgulayarak siyaset içerisinde çözüm sağlanması gerektiğini belirten her iki lider de “Türkiye sahipsiz değildir” diye halka seslendi.

Akşener, Ankara ve İstanbul’da dün sokakta yapılan protestolar konusunda “Kaosun parçası olan yönetemez, o da paketlenir. Bizi yönetenlerin ayağını denk alması gerekir” ifadesini kullandı. Akşener, “Türkiye sahipsiz değildir. Siyasetçi, siyasetçiyle mücadele eder. Milletimize düşen oylarını kullanmaktır. İlk seçimde de bu arkadaşlarımız, sandıkta, demokrasiyle gideceklerdir. Kimse endişe etmesin” mesajını verdi.

Akşener TBMM parti grup toplantısında yaptığı konuşmada da, diğer muhalefet liderleri gibi Türkiye’de seçim yapılması halinde iktidar değişimi yaşanacağı iddiasını tekrarladı. Erdoğan’ın Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik tablodan sorumlu kişi olduğunu savunan Akşener, “Sayın Erdoğan’a iyi yolculuklar, emeklilik hayatında da başarılar diyorum” dedi ve erken seçim çağrısını yineledi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da, “Dün akşam bazı şehirlerimizde protesto gösterileri oldu. Buradan vatandaşlarımıza sesleniyorum; şartlar ne olursa olsun provokasyona gelinmemeli. Hukuki olarak süreçleri tamamlanmamış, kontrolsuz kitle gösterilerinden uzak durulsun. Önemli olan ülkemize güvenmektir. Türkiye sahipsiz değildir. Tepkilerinizi anayasal hak çerçevesinde kullanırken, provokasyonlardan uzak durunuz” dedi.

Babacan: "Faili Beştepe’de, bu yerli ve milli bir kriz"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, mevcut ekonomik krize ilişkin “Sayın Erdoğan, ‘Tüm dünyada kriz var’ diyerek yaşananları mazur göstermeye çalışıyor. Dünyada bizdekine benzer nitelikte bir kriz yok. Olan biten burada, Türkiye’de. Çünkü olan bitenin faili Beştepe’de. Bu, yerli ve milli bir kriz” açıklamasında bulundu.

Babacan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Merkez Bankası kararıyla ilgili dini gerekçe gösterilmesine, “Merkez Bankası’na faizi indirsin talimatını ‘nas’ ile verdi. Kutsal kitabın sayfalarını, mızrak ucuna takıp savaşanlar gibi mi anılmak istiyorlar acaba? Madem faize karşılar, derhal sıfırlasınlar. Ama maksatları, sık sık yaptıkları gibi, dinimizin kutsallarını siyasete alet etmek. Bu iktidar her sıkıştığında ya dini ya da milli duyguları istismar ediyor. Bir gün ‘nas’, bir gün ‘kurtuluş savaşı’ diyor” tepkisini gösterdi.

Bazı illerde ekonomi nedeniyle sokağa çıkılmasını da yorumlayan Babacan, “Hemen peşinden iktidar medyası ve vekilleri, bazı dar çevrelerin düzenlediği bu eylemleri, sanki büyük bir saldırı varmış gibi, ülke güvenliği tehdit altındaymış gibi abarttı da abarttı. Allah aşkına kendinize gelin. Savaş yok, ayaklanma yok, şiddet yok, saldırı yok. Propaganda aygıtından sorumlu kişileri biliyorsunuz. Kendileri devlet memuru ama halka değil, sadece bir kişiye hizmet ediyorlar. Bir ucundan tutmuşlar, parti-devlet el ele hep birlikte ‘vazgeçmeyeceğiz’ demeye başlamışlar. Sakin olun, size kimse bu hamaset oyununu oynatmaz. Kimse bu ‘yalandan mağdur’ pozlarına girmenize müsaade etmeyecek. Bu oyunu çok gördük. Bu sefer tutmaz, kimse inanmaz. ‘Bağımsızlık mücadelesi’ falan diyerek halkımızı kandırmaya çalışmayın. O günler geçti. İneceğiniz durağa gelmek üzereyiz. Müsait bir yerde inmeye yavaş yavaş hazırlanın” dedi.

Babacan, ayrıca Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu ve kamu iktisadi kuruluşlara ilişkin öncelikle bağımsız hareket etmeleri gerektiği vurgulayan 21 maddelik bir ekonomi programı önerisini de açıkladı.

Karamollaoğlu: "Millet geçim savaşı veriyor, siz mantığa karşı savaşıyorsunuz"

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, “Ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz mantığından vazgeçilmeli. İşte millet, böylesine çetin bir ‘Geçim Savaşı’ veriyor!. Siz ise bir ‘Ekonomik Kurtuluş Savaşı’ değil; matematiğe ve mantığa karşı bir savaş yürütüyorsunuz. AK Parti, ilk iktidara geldiğinde 'Biz manşetlerle çarpışa çarpışa geldik' diyorlardı. Şimdi de gerçeklerle çarpışa çarpışa gidiyorlar. 19 yıl önce nasıl geldilerse öyle gidiyorlar; nasıl buldularsa 19 yıl sonra öyle bırakıyorlar. Biz, buna da razıyız. Yeter ki, açtığınız yaraları daha da derinleştirmeyin. Yeter ki, enkazı daha da içinden çıkılmaz hale getirmeyin” dedi.

Karamollaoğlu, bugün parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, artık ekonomide çıkmaz yaşandığını söyledi. “Artık fiyatlar haftadan haftaya değişmiyor, günden güne değişiyor dün pusula şaştı dolar 13,5 seviyesini gördü“ diyen Karamollaoğlu, Erdoğan’ın ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile işbirliği yaparak ekonomik iyileşme sağlayabileceğini düşündüğünü söyledi.

Muhalefet olarak ise “milletin haline tercüman” olmaya çalıştıklarını kaydeden Karamollaoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın da faiz indirimi kararından rahatsızlık duyduğu iddiasını gündeme taşıdı. Karamollaoğlu, “Maliye Bakanı yapılan işlerden memnun değil, Maliye Bakanı’na otur oturduğun yerde deniyor. Böyle bir mantıkla ülke yönetilmez. Sayın. Cumhurbaşkanı yapmayın etmeyin sizin verdiğiniz kararlar hepimizi etkiliyor. Bugün birkaç yalaka hariç kimse size destek vermez. Bu memleket benim uzaklaşmam ile kurtulacaksa ben uzaklaşmaya razı olmalıyım. Bir 19 sene daha iktidarda kalma iştiyakı kendisini de ülkemizi de mahveder” diye konuştu.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG