Erişilebilirlik

Avrupa’nın en eski siyasi sorunlarından biri olarak kabul edilen Kıbrıs sorunu, İsviçre’nin Mont Pellier kasabasında yapılan görüşmelerde de çözüme kavuşmadı.

7-11 Kasım ve 20-21 Kasım tarihlerinde iki tur süren toplantılarda ilerleme kaydedemeyen taraflar belirsizlikle adaya geri döndüler.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Lefkoşa’ya indikten sonra Ercan Havalimanı’nda yaptığı ilk açıklamada yaşadığı hayal kırıklığını “Kıbrıs Türk halkının haklarını teslim etmeye gitmedik, Rumlar daha görüşmeye gitmeden, görüşmede murat ettikleri sonucu işin başında almayı hedeflediler” sözleriyle tarif etti.

Dr. Gürdallı: Rumlar toprak meselesini istediği gibi kapatmak, dönüşümlü başkanlığı pazarlığa bırakmak istiyor

Amerika’nın Sesi’ne konuşan ve yıllardır Ada’daki müzakereleri yakından takip eden Kıbrıs uzmanı gazeteci Fehmi Gürdallı, Mont Pelerin görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasını Annan Planı’nın oluşturulduğu Burgenstock görüşmelerinden farklı olarak süre kısıtlaması eksikliğine bağladı.

Gürdallı, “Görüşmelerin ana matematiği şu: Türk tarafı toprak verecek bunun karşılığında yönetimde söz sahibi olacak. Rum tarafı, yönetim kısmını son ana kadar açık bırakmaya çalışıyor ancak toprak kısmını kapatmak istiyor. Yani dönüşümlü başkanlığı başka pazarlıklara saklamak istiyor. İki tarafında üzerinde bir takvim baskısı, deadline baskısı olmayınca taraflar adaya döndü” dedi.

Kıbrıs sorununda çözüme ulaşmak için mutabakat sağlanması gereken en temel iki başlık toprak ve mülkiyet.

Yeni toprak dağılımı nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güzelyurt verilmez dediği biliniyor.

Dr. Fehmi Gürdallı, Türk tarafının Mont Pellerin’de Annan Planı’nda önerilen oranın üstüne çıktığına işaret etti.

“KKTC, Kıbrıs adasının %36’sını oluşturuyor. Hakimiyet alanında %29.2 gerilemeyi kabul etti. Bu oran Annan Planı’nda %28.6 idi ama elbette bu oran müzakereye açık. Toprak konusunda 3 kriter ele alınıyor. Birincisi, Rum tarafına bırakılacak miktar, ikincisi bu topraklara dönecek Rumların sayısı, üçüncü olarak da kıyı şeridi. Bu kriterler konuşulmaya başlanmasına rağmen Rum tarafı beşli zirve için bir tarih vermekten kaçındı. Çünkü zirvede toprak konusunun konuşulmasını istemiyor Rumlar. Türk tarafı da dönüşümlü başkanlık hakkını garanti etmeden bunu vermiyor” dedi.

Erdoğan ve Çipras’ın 4 Aralık’ta görüşmesi bekleniyor

Gürdallı’nın sözünü ettiği beşli zirve; Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin katılımıyla toplanacak. Ancak Yunanistan da garantörlüklerin iptal edilmesi ön şartıyla zirveye katılabileceğini açıkladı.

Kıbrıslı gazeteci “ Bu saçma, garantör olarak katılacağın toplantıya garantörlük olmazsa katılırım demek kabul edilebilir değil.Türk tarafı, toprak kriterindeki anlaşmazlık noktalarını da bu beşli zirvede halletmek yönünde pozisyon belirlemiş durumda” diyor.

4 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın Ankara, Atina ya da tarafsız bir yerde yapılması planlanan görüşmelerinde bu konuların ele alınması muhtemel.

“Müzakere masası henüz devrilmedi ama fırsat kaçıyor”

Peki Mont Pelerin görüşmelerinde dağ fare mi doğurdu? Bir kez daha Kıbrıs’ta çözüm başka bir bahara mı ertelendi? Fehmi Gürdallı, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığını düşünse de müzakere masasının devrildiğini söylemek için erken olduğu kanısında.

“Müzakere masası devrilmedi ama açıkçası önemli bir fırsat kaçırıldı. Türk tarafının doğal takvim olarak nitelendirdiği 2016 sonuna dek çerçeve bir anlaşmaya varılması ihtimali neredeyse yok. Ama taraflar Mont Pelerin zirvesi ardından yaptıkları açıklamalarda sürecin tamamen çöktüğünü söylemekten kaçınıyorlar. Matematiksel olarak çözüm şansı hala mevcut ama artık daha zor.”

Zor çünkü 2018 yılının şubat ayında Kıbrıs’ın güneyindebaşkanlık seçimleri yapılacak. Adaylık takvimi adanın güneyinde geleneksel olarak neredeyse bir yıl önce başladığından Nikos Anastiadis yeniden aday olacaksa 2017 Şubat’ında bunu açıklaması gerekiyor.

“Bir zamanlar Denktaş’ı çözümün önünde en büyük engel olarak gören Akıncı, Denktaşlaşmakla suçlanıyor”

Gürdallı’ya göre, bu kez de çözüm sağlanamazsa büyük bir fırsat daha kaçırılmış olacak.

“Çünkü Denktaş’tan sonra CTP lideri Mehmet Ali Talat Cumhurbaşkanı olduğunda Annan Planı’na kardeş partisi AKEL karşı çıktı. Şimdi KKTC’nin en ılımlı lideri Mustafa Akıncı, Annan Planı’na evet veren Klerides’in kurduğu DISI’nin adayı Anastiadis’le görüşüyor ama uzlaşamıyor. Daha da ilginci yıllarca Denktaş’ı çözümsüzlüğün ana aktörü olarak gören Talat ve Akıncı şimdi Rumlar ve adayın kuzeyindeki radikal solcular tarafından Denktaşlaşmakla suçlanıyorlar. Bana kalırsa her iki Cumhurbaşkanı da Kıbrıs Rum liderliğinin düşündükleri gibi olmadığını gördüler.”

Bundan sonra ne olacak?

Kıbrıs sorunun çözümü için Kasım ayının ikinci haftasında eşli yemeklerle oluşturulan sıcak atmosfer iki hafta içinde yerini karamsarlığa bırakmış gözüküyor. Bunun aşılması için ilk temas BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi Espen Barth Eide’den gelecek. Eide gelecek hafta Akıncı ve Anastasiadis ile buluşacak.Ama asıl bundan sonra ne olacağını kestirebilmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Çipras görüşmesinden ne sonuç çıkacağını görmek gerekiyor.

XS
SM
MD
LG