Erişilebilirlik

Kıbrıs Düğümü Crans Montana’da Çözülebilir mi?


Kıbrıs sorununun çözümü için 28 Haziran’da yapılacak görüşmeler daha önce açıklandığı gibi İsviçre’nin Cenevre kentinde değil Crans Montana kasabasında başlayacak.

Geçtiğimiz yılın sonlarında yine İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında başlayan görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine devreye giren Birleşmişler Milletler Genel Sekreteri Antonia Guterres, Kıbrıslı Türk ve Rum liderleri 4 Haziran’da New York’a davet ederek tarafları İsviçre’de bir kez daha görüşmeleri için ikna etmişti.

Crans Montana görüşmeleri öncesi en büyük anlaşmazlık konularını, Türk askerinin adadaki varlığı, toprak ve mülkiyet meseleleriyle dönüşümlü başkanlık oluşturuyor.

Binali Yıldırım: Çözümün adil olması lazım

Görüşmelere neredeyse bir hafta kala diplomatik temaslar da hızlanmış görünüyor.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Pazartesi günü Atina’da Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile yaptığı görüşmenin ana başlıklarından biri Kıbrıs meselesi oldu.

Görüşme sonrası yapılan basın toplantısında Yıldırım, “Çözümün adil olması lazım, adil yönetimi sağlaması lazım. Ada'da yaşayan Türk toplumunun, Rum toplumunun gelecekteki güvenliğini de teminat altına alacak bir çözüm getirilmesi lazım. Ömür biter yol bitmez. Her zaman gitmek isterseniz gidecek yol mutlaka bulunur” diyerek Türkiye’nin adadaki askeri varlığını sürdürmesi gerektiği mesajı verdi.

Türk tarafının Cenevre’den beklentisi nihai çözüm

İngiltere, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la birlikte görüşmelerde masaya oturacak Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İsviçre’de bu kez nihai çözümün şekillenmesini istiyor.

Dışişleri konutunda dün KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu'yla görüşen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk tarafının tutumunu bir kez daha yineledi.

“Biz görüşmelere her zaman hazırız. Ön şartsız bir şekilde Cenevre’ye gidilmesi gerektiğini daha önce de açıkladık. Rum tarafının da ortaya koymaya çalıştığı ön şartları kabul etmeyeceğimizi söyledik. Bunu bir nihai konferans olarak görüyoruz.”

Ertuğruloğlu: Birileri anlaşmaya varsa biz varız yoksa herkes kendi yoluna

Çavuşoğlu’ndan sonra bugün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşen KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruoğlu da Türk askerinin adadaki varlığından taviz verilmesinin söz konusu olmadığını hatırlattı.

Ertuğruloğlu, “Garantiler konusunda anavatanımızın tek taraflı müdahale hakkını içermeyen bir garanti sisteminin, garanti sistemi olmayacağını, bu konuda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti olarak son derece kararlı ve ısrarlı olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Türk tarafının, Türkiye'nin hiçbir politikası veya garantörlük hakkı Rum tarafına güvensizlik veren bir konu olmamıştır, olmayacaktır. Kıbrıs Türk halkının bu adada Rum'un boyunduruğu altına girme riskini taşımayacak, adanın egemen ve siyasi eşitliğine dayalı bir ortaklık dışında hiçbir formülü kabul etmediğimizi, kısacası Kıbrıs adasının geçmişte hiçbir zaman olmadığı gibi bundan sonra da hiçbir zaman bir Yunan adası olamayacağını garanti altına alan bir anlaşmadan bahsediyoruz. Bu anlaşmaya birileri varsa biz varız, yoksa herkes yoluna” dedi.

KKTC Başbakanı: Bu konferans son olmalı; federal devlet kuramıyorsak Türk toprağını Yunanistan’a vermeyiz

Yalnız Dışişleri Bakanı değil KKTC Başbakanı da Crans Montana görüşmelerinin Kıbrıs sorununun çözümü için son buluşma olması gerektiği görüşünde.

Dün Ulusal Kanal’ın sorularını yanıtlayan KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, “Bana göre bu konferans son olmalı. Bu konferansta anlaşıldı, anlaşıldı. Anlaşılmadığında, Kıbrıs’ta artık federal bir yapının kurulamayacağı, Kıbrıs’ta yan yana iki devletin varlığının olduğu gerçeğinin BM tarafından ilan edilmesi gerekiyor. Yan yana iki devlet gerçeğinin de kabul edilmesi gerekiyor. Bu federal yapıyı kuramıyorsak, bir taraf zorla Yunanistan’a bağlamak istiyorsa, Ada’nın tamamını istiyorsa biz de buna razı gelmiyorsak, ki gelmeyiz, Türk toprağı olan bir yeri Yunanistan’a vermeyiz, bu kadar basit” dedi.

Anastasiadis muhalefetin “sıfır garanti-sıfır Türk askeri önerisini reddetti

Crans Montana öncesi Türkiye ve KKTC’nin uyumu göze çarparken özellikle görüşmelerde Güney Kıbrıs’ı temsil edecek Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’in eli pek rahat görünmüyor.

Anatasiadis, Ulusal Konsey Toplantısı’nda 2018 yılının Şubat ayında ortak aday çıkarmak konusunda uzlaşma arayışlarını sıklaştıran DİKO-EDEK-Yurttaşlar İttifakı’nın “Kıbrıs’ın gerek bütünü gerekse de bir bölümünde, üçüncü bir ülkenin herhangi bir müdahale ve garanti hakkının tamamen ve daimi olarak iptal edilmesi” önerisini Fileletheros gazetesinin haberine göre, “bizim pozisyonumuz, belirli takvimde sıfır garanti, sıfır askerdir” sözleriyle reddetti.

Rum kesimi Cumhurbaşkanı muhalefet liderleriyle yaklaşım farkına rağmen belki de görüşmelerde daha güçlü görünmek adına dünkü toplantıda siyasi parti liderlerine de Crans Montana’ya gelme çağrısı yaptı ve olumlu yanıt aldı.

Bu arada Şubat seçimlerine artık sekiz aydan az bir süre kaldı. 2016 yılındaki seçimlerde kendisi desteklemiş olan partiler DİSİ ve AKEL oy kaybederken Yunanistan’daki faşist Altın Şafak’ın Güney Kıbrıs’taki benzeri olan Elam da oylarını arttırmış olmasının yeniden aday olmayı planlayan Anastasiadis üzerinde baskı yaratması muhtemel.

Çipras: İsviçre yolun sonu değil

15 Haziran’da Selanik’te toplanan İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Yüksek Düzeyde İşbirliği Toplantısı sırasında Aleksis Çipras ile görüşen Anastasiadis, Çarşamba günü bir kez daha bu kez Brüksel’de Yunanistan Başbakanı ile görüşecek.

Çipras ise Pazartesi günü Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte düzenlediği basın toplantısında “Bölgedeki istikrarsızlık artışı Kıbrıs’ta çözümün önemini arttırdı. Bunun BM kararları ve AB kazanımları çerçevesinde birleşmiş bir Kıbrıs'a yönelik olması gerektiğini ifade ettim. Tüm Kıbrıs halklarının güvenliğine yönelik bir çözüm bulunması gerektiğini ve üçüncü güçlerin müdahalesi olmadan gerçekleşmesi gerektiğini ifade ettim. İsviçre’deki görüşme yolun sonu değil” dedi.

XS
SM
MD
LG