Erişilebilirlik

KHK Mağduriyetine Karşı Açlık Grevi Sürüyor


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevlerinden ihraç edilmiş eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın cezaevi hastanesinde sürdürdükleri açlık grevinin 179’ncu gününde uluslararası kamuoyuna destek verin çağrısı yapıldı.

Türkiye’de geçen yıl yaşanan darbe girişimi gerekçesiyle 21 Temmuz’da ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) kapsamında insan hakları ihlalleri ve mağduriyetlere halen çözüm bulunamiyor. Kanun Hükmünde Kararname’ler (KHK) ile kamu görevlerinden çıkartılanların sayısı 108 bin 896’ya ulaşmasına rağmen OHAL gerekçeli işsiz kalanlara ilişkin gerçek rakam belirsiz. Kamu bağlantılı ancak özel kuruluş statüsündeki örneğin Türk Hava Yolları gibi kuruluşlar tarafından da OHAL dayanak gösterilerek herhangi bir soruşturma olmaksızın Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantılı iddiasıyla pek çok kişi işinden olmuş durumda. Bunun yanı sıra kayyum ataması yapılarak kamulaştırılmış özel şirketler de kapatılarak o şirketlerdeki personel de işinden oldu. Dolayısıyla OHAL sürecinde Türkiye’de işsiz kalmış kişi sayısı tam anlamıyla hesaplanmış değil.

Hükümet’in “Kuru yanında yaş da yanmış olabilir” ifadesiyle de kabul ettiği hakkında sonuçlanmış soruşturma veya yargı kararı olmaksızın işini kaybedenler arasında önemli oranda FETÖ bağlantısı olmayanlar da olduğu düşünülüyor. Bu çerçevede mağduriyetleri incelemek üzere Ocak ayından beri hayata geçirilmesi umut edilen OHAL İnceleme Komisyonu ise, henüz başvuruları kabul aşamasında. Sadece kamudaki ihraçları incelemek üzere görev alanı şimdiden kısıtlanmış olan Komisyon’a başvurularda sayılı günler kaldı.

OHAL İnceleme Komisyonu’na başvurmak için son gün olan 14 Eylül Perşembe günü, Türkiye kamuoyunda “FETÖ bağlantısı olmaksızın sol görüşlü oldukları için ihraç edilmiş kişiler” olarak tartışılan açlık grevindeki eğitimciler için de kritik tarih. O gün, işlerine geri dönme talebiyle açlık grevine başladıktan sonra 103 gündür tutuklu olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça aleyhine açılan davanın ilk duruşması yapılacak.

Öğretmen Semih Özakça gibi KHK ile ihraç edilmiş öğretmen eşi Esra Özakça, ilk duruşma için uluslararası kamuoyuna yönelik İngilizce çağrı metnini bugün paylaştı. Uluslararası kamuoyuna duruşma günü eğitimcilere destek verilmesi talep edildi.

Özakça ve arkadaşları, ilk duruşmada adaletli bir karar alınmayacağı görüşünde. Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in tutuklu yargılanmasında ısrar edilmesi nedeniyle ilk duruşma günü de olumlu karar çıkması ihtimali düşük görülüyor.

Esra Özakça da, 22 Mayıs’ta eşi ve Nuriye Gülmen tutuklandığından beri 103 gündür açlık grevini sürdürüyor.

Açlık grevi süreci nasıl başladı?

Akademisyen Nuriye Gülmen, Selçuk Üniversitesi’ndeki edebiyat alanındaki kamu görevinden OHAL kapsamında yayımlanan 6 Ocak tarihli ve 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildi. Öğretmen Semih Özakça ise, Mardin Mazıdağı Cumhuriyet İlkokulu’nda görevliyken 29 Ekim 2016 tarihli ve 675 sayılı KHK ile ihraç edildi.

Gülmen ve Özakça, kendileri gibi KHK’lar görevlerinden atılanlarla birlikte Hükümet’in dikkatini çekmek ve yargı yolu kapalı olan KHK’larla ihraçlara karşı tepki göstermek üzere Ankara’da süresiz oturma eylemi başlattı. Gülmen, 9 Kasım 2016’da ardından Özakça 23 Kasım 2016’da TBMM’ye sadece yüzlerce metre uzaklıkta, Yüksel Caddesi’nde oturma eylemine geçti. Bu eyleme KHK mağduriyetini yaşayan Esra Özakça, Veli Saçılık, Acun Karadağ gibi isimler de katıldı.

Oturma eylemi sırasında defalarca gözaltına alınmaları üzerine Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 9 Mart günü açlık grevine başladıklarını kamuoyuna duyurdu. Gülmen ve Özakça, adli sicil temiz kağıdı alarak o güne değin haklarında herhangi bir terör örgütü bağlantısı bulunmadığını da paylaştı.

Sonrasında Gülmen ve Özakça henüz gerçekleşmemiş toplumsal eylemleri provake ettikleri gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle 22 Mayıs’ta tutuklandı. Eğitimciler, İçişleri Bakanlığı tarafından DHKP-C terör örgütü üyesi olmakla suçlandı. Buna rağmen Gülmen ile Özakça ise, cezaevi koşullarına eylemlerine devam kararı aldı. Gülmen ve Özakça, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararıyla Ankara Numune Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra 29 Temmuz’da kendi iradeleri dışında Sincan Cezaevi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yürüyemeyen ve sadece tuzlu su gibi açlık grevine devam etmek üzere sıvı alan Gülmen ile Özakça’ya refakatçi eşlik etmesine 14 Ağustos’ta izin verildi. O günden beri her ikisi de aile üyeleri eşliğinde cezaevi hastanesinde bulunuyor.

Türkiye tarihinde ilk kez İnsan Hakları Anıtı’nın polis barikatlarıyla abluka altına alındığı süreçte, yapılan basın açıklamalarına yoğun şekilde biber gazı sıkılması, coplama gibi sert polis müdahalesi de dikkat çekmişti.

Bu arada Düzce’de mimar Alev Şahin de kent meydanında KHK ile işten çıkarılmasına karşı oturma eylemini 30 Ocak’tan bugüne 153’ncü gününde sürdürmeye çalışıyor.

XS
SM
MD
LG