Erişilebilirlik

Kennedy Suikasti Dosyalarının Bir Kısmı Daha Halka Açıldı


Başkan Donald Trump, John F. Kennedy suikastiyle ilgili tüm arşivlerin kamuya açılması için tanınan sürenin son gününde, yüzlerce belgenin, en azından geçici olarak, gizli kalmaya devam etmesi talimatı verdi. Ancak yine de yüklü miktarda arşiv kaydı üzerindeki sır perdesi, dün gece Ulusal Arşiv Dairesi’nin bunları kamuoyuyla paylaşmasıyla kalktı.

Trump konuyla ilgili hazırladığı açıklamada, tüm belgelerin şu anda açıklanmasına izin vermesi halinde ulusal güvenliğin “potansiyel anlamda geri döndürülemez bir zarar” görebilmesi riski yüzünden, bazı belgeleri gizli tutmaya devam etmek dışında “başka seçeneğinin kalmadığını” belirtti. Trump, dosyalardan 2 bin 800 adedinin açılmasına izin verirken, gizli tutulmaya devam eden diğer belgeler için de 6 aylık bir gözden geçirme sürecini başlattı.

Açıklanan belgeler, Kennedy’nin 22 Kasım 1963’deki suikastinden sonrasındaki günlerde federal yetkililerin ipuçları aradığı hareketli günlerle ilgili detayları içeriyor.

Belgeler arasında, o dönem Kübalılar ve Komünistler hakkındaki şüpheleri gösteren, üzerinde “gizli” ibareli iç yazışmalar, notlar ve raporlar bulunuyor. Belgeler, Kennedy yönetiminin, Küba’daki Fidel Castro hükümetini devirmeye yönelik gizli çabaları gibi değişik faaliyetleri kapsamlı şekilde mercek altına alıyor.

Yetkililer, Trump’ın federal kurumlara, gizliliği kaldırılmayan belgeler üzerinde 6 aylık gözden geçirme sürecinin ardından, “sadece en nadir” istisnalar haricinde JFK dosyalarının tamamen açılması şeklindeki görüşünü aktaracağını belirttiler.

Uzmanlar da bu arada, çok sayıda komplo teorisinin üretildiği suikastle ilgili sır perdesini aralayabilmek amacıyla açılan dosyalar yığını ve sayısız ipucunu tarıyor.

Kennedy’ye ateş eden Lee Harvey Oswald’ın, olay ertesindeki kaos ortamında iki gün sonra polis gözaltısındayken öldürülmesi konusunda dönemin FBI Direktörü J. Edgar Hoover, önüne konan bir rapora dair hayal kırıklığını dile getiriyor. Belgelerde yer alan daha önce gizli ibareli raporda, “Oswald olayında, ölü olması dışında başka detay yok” yazıyor.

Ancak Hoover, Oswald’ın ölümünün üzerinden daha bir saat geçmeden, suikastle ilgili Oswald’ın ötesine geçen komplo teorilerinin oluşmaya başlayacağını hissetti.

Hoover, FBI’ın Dallas ofisine bir telefon geldiğini ve sakin tonla konuşan bir kişinin Oswald’ı öldürmek için kurulan bir komisyonun üyesi olduğunu söylediğini rapor ediyor.

Hoover, bu uyarıyı Dallas polisine ilettiğini ve Oswald’a yeterli düzeyde korumanın sağlanacağına dair kendisine güvence verildiğini söylüyor. Ancak Oswald ertesi gün Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.

1975 tarihli bir belge, Kennedy yönetiminde CIA direktör yardımcılığı yapan ve daha sonra CIA direktörü olan Richard Helms’in, iç siyasette CIA’in yetkisiz faaliyetlerini araştıran Rockefeller Komisyonu’na ifadesinden kısımları içeriyor. Komisyon avukatlarının, yabancı liderlerin CIA tarafından ya da CIA adına suikast girişimlerine maruz kalabildiği şeklindeki bilgileri araştırdığı görülüyor.

Avukatı Helms’e, “Başkan Kennedy suikastiyle ilgili, herhangi bir şekilde Lee Harvey Oswald’ın bir şekilde bir CIA ajanı ya da ajan olduğunu gösteren bir bilgi var mı?” diye soruyor. Ancak belge, Helms’in ne yanıt verdiği kısma gelmeden bitiyor.

Dosyalar arasında, Kennedy ve sonra onun yerine gelen Lyndon B. Johnson’a yönelik potansiyel tehditler olarak takip edilen kişilere ilişkin bilgilere yer verildiği görülen 400 sayfalık bir belge de bulunuyor.

Mesela bunlardan birinde yetkililer takip edilen bir kişiyi şöyle tarif ediyor: “Sözkonusu şahıs, JFK’ye karşı 1961’de yapılan gösterilere katıldı. Gerilla taktikleri ve sabotaj eğitimi aldığı söyleniyor. Kendisini tanıyanlar tarafından çok tehlikeli olarak niteleniyor. ABD ve Küba’yı ziyaret etti. Silahlı ve tehlikeli olduğu düşünülüyor.”

Bazı şüpheler ise yersiz çıkmış.

Belgelerden biri, Johnson’a Aralık 1963’te “Sonun geldi” yazılı mektup gönderen bir kişiden bahsediyor. Belgede bu kişi için, “23 Ocak 1964’te sorgulandı. İyi niyetli. Mektubun şaka olduğunu söyledi. Tehlikeli değil. 5’inci sınıfa gidiyor” diye yazıyor.

Dosyalar, 14 Eylül 1962 tarihli, Kennedy’nin adalet bakanı olan erkek kardeşi Robert Kennedy dahil üst düzey danışmanlarının bir toplantısına dair bilgi içeriyor. Toplantıda Castro’nun komünist hükümetine karşı bir dizi seçenekler tartışılıyor.

Toplantıda, CIA’in, Kanada’dan Küba’ya gönderilmesi planlanan uçak parçalarını sabote etme imkanını değerlendirmesi fikri konuşuluyor. JFK’in ulusal güvenlik danışmanı McGeorge Bundy, sabotaj gibi hassas fikirlerin daha detaylı ve her bir durum bazında değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Belgelerin açıklanması için dün son gün olmasına rağmen, günün büyük bölümünde Beyaz Saray ya da Ulusal Arşiv Dairesi’nden bir ses çıkmadı.

Beyaz Saray yetkilileri, bazı belgelerin gizli tutulmaya devam etmesi için en fazla talebin FBI ve CIA’den geldiğini söyledi.

Trump, suikastle ilgili bazı belgeleri gizli tutmayı öneren kurumlardan, hangi bilgilerin gizli tutulmaya devam etme standartlarını karşıladığı konusunda arşiv dairesine 12 Mart’a kadar rapor sunmalarını istedi.

Yani JFK suikastı belgelerinin tam hali en az 6 ay daha gizli kalmaya devam edecek ve kurumlar gizliliğin devamının gerektiği yönünde ikna edici bir argüman ortaya koyabilirse bu süre daha da uzayabilir.

Dosyalar, kamuoyunun daha önce hiç görmediği, 3 bin 100’ün üzerinde kaydı içeriyor, yüz binlerce sayfadan oluşuyor. Daha önce 30 bin civarında belge bazı düzeltmelerle açıklanmıştı.

Warren Komisyonu 1964’te Oswald’ın tek saldırgan olduğu neticesine varmış ve 1979’da da Kongre’deki bir diğer araştırma komisyonu, olaya CIA’in karıştığı yönünde hiçbir kanıt bulmadığını açıklamıştı. Ancak olayla ilgili birçok komplo teorisi hala dillendirilmeye devam ediyor.

XS
SM
MD
LG