Erişilebilirlik

‘‘Kaz Dağları Ormanlarının Yüzde 80’i Ruhsat Sahası İçinde’’


Kaz Dağları Savunması

Son dönemde Türkiye’deki ekolojik mücadelenin en etkin yapıldığı sahaların başında Kaz Dağları geliyor. Türkiye’de kurulu Doğu Biga Madencilik şirketinin yüzde 100’üne sahip olan Kanadalı Alamos Gold şirketinin Kaz Dağları’ndaki Kirazlı mevkiinde altın arama çalışmalarını engellemek için Kaz Dağları Savunması’nın başlattığı Su ve Vicdan Nöbeti bugün birinci yılını tamamladı.

‘‘Maden projeleri iptal edilene dek mücadele sürecek’’

Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu, bugün yayınladığı açıklamasında ‘‘Kaz Dağları Savunması Su ve Vicdan Nöbeti, Kaz Dağları ekosistemini metalik madencilikten korumak adına başlamış yaşamsavunmasıdır. Hiçbir siyasetin malzemesi olmamış, alnı ak, su gibi berrak bir nöbettir. Ülkenin her bir noktası talan altındadır. Artvin Cerattepe’de, Ordu Fatsa’da, Erzincan İliç’te, Sivas Bakırtepe’de, Gümüşhane Kırıntı’da, Uşak Eşme’de, İzmir Efemçukuru’nde, Bergama Ovacık’ta, Balıkesir İvrindi’de, Çanakkale Lapseki Şahinli’de, Terziler’de, Kirazlı’da, Bursa Kirazlıyayla’da, Munzur’da metalik madencilik çalışmaları devam ediyor. Madenlerden kimisi sürecini bitirmiş olsa da bıraktıkları atık havuzlarındaki çamur yığınları yöre halkının sağlığını tehdit etmeye yüzlerce yıl devam edecektir. 5 Haziran 2004 yılında İngilizce’den çeviri ile gece yarısı çıkan Maden Kanunu ile tüm ülke maden şirketlerinin talanına açılmıştı. Şirketler lehine sürekli kanun maddeleri revize edilmiştir. Talana açmak için girdiği her sahada ekonomik gelir kaynağı, istihdam imkanı, zenginlik kaynağı olarak gösterilen madenler Türkiye için tam bir sömürüdür’’ ifadelerine yer verdi.

Kurul, Su ve Vicdan Nöbeti’nin Kaz Dağları ekosisteminin içindeki metalik madencilik projelerinin tümü iptal edilene dek süreceğini duyurdu.

TEMA: ‘‘Kaz Dağları’nın yüzde 79’u, bölgedeki orman alanlarının yüzde 80’i ruhsat sahası içinde’’

TEMA Vakfı da uzun süredir üzerinde çalıştığı Kaz Dağları Yöresinde Madencilik Çalışmaları Raporu’nu bugün yayınladı.

Çanakkale’nin Merkez, Lapseki, Biga, Yenice, Çan, Bayramiç, Ezine, Ayvacık ilçeleri, Balıkesir’in Balya, Gönen, İvrindi, Savaştepe, Edremit, Havran, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık ilçeleri, İzmir’in Kınık, Dikili, Bergama ilçeleri ile Manisa’nın Soma ilçesinden oluşan 1.697.062 hektarlık alanı Kaz Dağları Yöresi olarak tarif eden TEMA Vakfı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) alınan verilere göre bu alanın yüzde 79’unun ruhsat alanı olarak belirlendiğini açıkladı.

Toplam 1.294.335 hektarlık alanın yüzde yüzde 41’inin aktif ruhsat sahalarına tahsis edildiğini ve bu aktif ruhsatların yüzde 57’sinin işletme, yüzde 43’ünün arama ruhsatı statüsünde olduğunu belirten TEMA, ruhsatların farklı arazi kullanım türlerine göre dağılımına bakıldığında, çalışma alanındaki orman varlığının yüzde 80’inin ‘‘madencilik yapılabilecek alan’’ olarak belirlendiğini kaydetti.

TEMA’nın 39 sayfalık raporuna göre, bir ekosistem bütünü olan Kaz Dağları Yöresi’ndeki tüm orman varlığının sadece yüzde 20’si herhangi bir ruhsat sınırına dahil değil.

‘‘Tarım alanları madencilik baskısı altında’’

Kaz Dağları Yöresi’nin içinde kalan Çanakkale ve Balıkesir Türkiye’nin en önemli tarım ve hayvancılık üretim sahaları arasında. Bölgede nüfusun yüzde 30’a yakını geçimini tarımsal üretim ile temin ederken Çanakkale, Türkiye salçalık biber üretiminde ve nektarin üretiminde birinci, şeftali üretiminde ikinci, elma (golden) üretiminde dördüncü sırada yer alıyor. Buğday ve çavdar üretiminde Türkiye’de birinci, bakla, bezelye ve yulafta ikinci, mısır üretiminde üçüncü sırada yer alan Balıkesir’in Edremit ilçesi aynı zamanda Türkiye’nin en popüler zeytinyağı üretim havzası.

TEMA, bölgenin yüzde 43’ünü oluşturan tarım alanlarının da madencilik baskısı altında olduğunun altını çiziyor.

Kaz Dağları Milli Parkı’nın yüzde 80’i ruhsat alanında yer alıyor

Kaz Dağları yöresinde çok sayıda gen koruma sahası, kent ormanı, muhafaza ormanları, tohum meşcere alanı, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı, milli park, özel çevre koruma bölgesi ve doğal sit alanı gibi farklı koruma statüleriyle korunan alan var.

Bu alanların yüzde 55’inin madencilik yapılabilecek alanlar olarak belirlendiğini belirten TEMA, bu büyüklüğün yüzde 73’ünün ihale alanlarında bulunduğunu yüzde 26’sınin aktif ruhsat alanlarına tahsis edildiğini ortaya koydu.

Rapora göre, Kaz Dağları Milli Park Alanı'nın yüzde 80'i Troya Milli Parkı’nın ise yüzde 10’u ihale ruhsat alanında kalıyor.

Kaz Dağı Milli Parkı'nda bilim insanlarınca bugüne kadar 101 familyaya ait 800 civarında bitki türü tespit edilirken bu türlerin 77’si dünyada yalnızca Türkiye’de, 32’si ise dünyada sadece Kaz Dağları’nda bulunuyor.

XS
SM
MD
LG