Erişilebilirlik

Kavala Bir Yıldır Tutuklu İddianame Hala Yok


osman kavala

Türkiye’de sivil toplum faaliyetleri denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Osman Kavala, tam bir yıldır cezaevinde.

18 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındıktan iki hafta sonra tutuklanan Kavala hakkında henüz iddianame yazılmış değil.

Helsinki Yurttaşlar Derneği, TEMA Vakfı, kurucu, TESEV’in mütevelli heyeti, Açık Toplum Vakfı’nın da danışma kurulu üyesi olan ve 2002 yılında kurulan Anadolu Kültür’ün başkanlığını yapan Kavala, tutuklanırken Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesinde düzenlenen “Cebir ve şiddet kullanarak Anayasa’dan öngörülen düzeni ortadan kaldırmak” ve 312. Maddesi’nde düzenlenen “Cebir şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” ile suçlanıyor.

Kavala: “Beni anayasal düzeni ve hükümeti devirmeye teşebbüsle suçlayanların bu suçla ilgim olmadığını fark ettiklerini düşünüyorum”

Tutukluluğunun birinci yılı nedeniyle bugün İstanbul’da düzenlenen toplantıya yazılı bir mesaj yollayan Kavala, bir an önce özgürlüğüne ve ailesine kavuşmak istediğini söyledi.

Kavala, “Beni anayasal düzeni ve hükümeti devirmeye teşebbüsle suçlayanların her geçen gün bu suçlarla alakam olmadığını daha iyi fark ettiklerine inanıyorum. Ancak bu öğrenme süreci benim özgürlüğüm pahasına oluyor, hayatımdan aylar eksiliyor. Bununla birlikte yıllardır sakıncalarını vurgulamaya çalıştığımız peşinen ceza haline gelmiş mahkeme öncesi uzun tutuklamalara ve tutuklu yargılamalara da artık bir son verilmesini hayati önemde görüyorum. Benim durumumun bu sakat tutuklama rejiminin Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına ve yargısına verdiği zararın daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını umuyorum” dedi.

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olarak tutuklananların özgürlüklerin iadesinin devletin en önemli önceliklerinden biri olduğunun altını çizdi.

AİHM, Kavala’yla ilgili 10 Ocak’a kadar Türkiye’den yanıt bekliyor

Prof. Köksal Bayraktar, Tolga Aytöre ve İlkan Koyuncu’dan oluşan avukat ekibinin verdiği bilgiye göre; Kavala’nın tutuklanmasına ilk itiraz 8 Kasım’da yapılmasına rağmen ret kararı 24 gün sonra verildi, 22 Aralık 2017-16 Mayıs 2018 arasındaki 10 başvuru reddedildi, tutuklamanın kanunsuz olduğu iddiasıyla 29 Aralık 2017’de Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru hakkında yüksek mahkeme henüz hiç bir şey yapmadı.

7 Haziran tarihinde “dosyanın öncelikli olarak değerlendirilmesi” talebiyle avukatların yaptığı başvuruyu 23 Ağustos’ta kabul eden alma Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise Türkiye’den 10 Ocak 2019’a kadar yanıt vermesini bekliyor.

Prof. Bayraktar: “Don Kişot gibiyiz, neyle mücadele ettiğimizi bilmiyoruz”

Cumhuriyet gazetesi davasında da avukatlık yapmış olan Profesör Köksal Bayraktar, iddianamenin henüz yazılmamış olmasını eleştirirken dosyadaki gizlilik kararının suçlama hakkında bilgi sahibi olmalarını engellediğine dikkat çekti.

Prof. Bayraktar, “Dosyaya erişimimiz yok. Bu nedenle içinde ne var bilmiyoruz. Bunların hepsini Anayasa Mahkemesi’ne ilettik. Mahkeme tutuklulukla ilgili hiçbir işlem yapmamıştır. Bu şartlarda hapiste tutulması, dört duvar arasında kalması işkencedir. Biz Don Kişot’un yel değirmenlerine karşı verdiği mücadele gibi mücadele ediyoruz. Neye karşı mücadele ettiğimizi bilmiyoruz. Türkiye’de hukuk varsa Kavala’nın serbest bırakılması, hangi suçlardan tutuklandığı ifade edilmesi sonrasında da yargı önüne çıkarılması gerekir” dedi.

Erdoğan, Kavala’yı “Türkiye’nin Soros’u” olarak tarif etmişti

Kavala gözaltına alındıktan bir hafta sonra 24 Ekim 2017’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, isim vermeden Kavala’yı Türkiye’nin George Soros’u olarak nitelemişti:

“Ajanlık faaliyeti sebebiyle yakayı ele vermiş isimler konusunda ‘sivil toplum kuruluşu temsilcisiydi’, ‘medya mensubuydu’, ‘iyi insandı’, 'güzel vatandaştı’ gibi güzellemelerle hedef saptırılmaya çalışılıyor. Başkonsoloslukta çıkanlar o ‘STK mensubuydu’ dedikleri o Türkiye'nin Soros’u durumunda olan kişinin havası çıktı meydana. Bağlantılar çıkıyor meydana. Ya siz kime neyi yutturuyorsunuz? Taksim olaylarının arkasına bakıyorsunuz aynı kişi var. Belli yerlere ciddi manada kaynak aktarımının arkasında bunları görüyorsunuz. Bu milleti içeriden vurmaya gayret edenlere karşı milletçe dik duracağız, kararlı duracağız ve gereken hesabı da soracağız. Burada özellikle yargı makamlarının hukuk çerçevesi içerisindeki hassasiyeti en büyük güvencemizdir ve bu işin de hep takipçisi olacağız.”

Avukat Koyuncu: “İddialar gerçeği yansıtmıyor delil sunulmuyor”

Avukat İlkan Koyuncu, Kavala’nın 15 Temmuz Darbe girişimiyle ilgili olmadığını söylerken 2013 yılında Gezi olaylarını finanse ettiği iddialarının da delillendirilmediğini ifade etti.

Koyuncu, “ Kavala’nın 15 Temmuz’u organize eden kişilerle bağlantısı olduğu iddia ediliyor. Darbeyle yan yana gelecek en son isimdir. 1980 darbe döneminin Anayasa’sının değişmesi için sivil toplum örgütleriyle görüşmeler yapmış, bu konuda çalışmalar yapmış bir isimdir. Bu iddia gerçeği yansıtmıyor. Hükümeti yıkmaya teşebbüsü suçlaması da gerçeği yansıtmıyor. Kavala’nın Gezi Direnişi’ni finanse ettiği iddia ediliyor. Bu konuda bize bir delil sunulmuyor. İddianame hazırlansa buna dair bir savunma yapabilirdik, detayları öğrenebilirdik. Kavala Gezi’de büyümüş bir insandır, ofisi de Gezi’nin hemen arkasındadır.

Kavala’nın TEMA Vakfı’nın kurucularından olduğunu bilseler, onun neden Gezi’de olduğunu anlayabilirler” dedi.

Bu arada sosyal medyada da #OsmanKavalayaÖzgürlük etiketiyle kampanya yapılıyor.

XS
SM
MD
LG