Erişilebilirlik

Katalonya Özerk Bölgesi'nde, 1 Ekim'de yapılan bağımsızlık referandumu ve ardından Katalan Parlamentosu'nun bağımsızlık kararının ardından haftalardır devam eden krizde son aşamaya giriliyor. Önümüzdeki hafta, 21 Aralık Perşembe günü, 5,3 milyon seçmen, Katalan halkının kaderini belirleyecek seçimlerde oy kullanmak üzere sandığa davet edildi.

Katalonya bölge seçimlerine bir hafta kala yapılan anketler bağımsızlık girişimi öncesinde iktidarda olan milliyetçi Katalanların güç kaybettiğini, bağımsızlığa karşı birleşen merkez sağ birlik hareketinin ise oylarını artırdığını ortaya koyuyor. Seçim sonrası içinse üç senaryo konuşuluyor.

Bütün Avrupa'nın dikkatle izlediği seçimlerde Katalan Özerk Parlamentosu'nun 135 sandalyesinin yeni sahipleri belirlenecek.

La Vanguardia gazetesi tarafından 10 Aralık'ta yayınlanan bir ankete göre, yedi ayrı politik oluşumun aday olduğu seçimlerde bağımsızlık yanlısı Katalonya Halkçı Sol Partisi (ERC) ile merkez sağ birlik hareketi Ciudadanos yüzde 22 oy oranı ile yarışta başa baş görünüyor. Puigdemont'un seçim oluşumu Katalonya için Birlikte (Junts per Catalunya) ise yüzde 17.3 civarında oyla üçüncü sırada yer alıyor.

Seçime katılan diğer partilerden Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) yüzde 15.6, Catalunya en Comu Hareketi yüzde 7,9 ; Popüler Parti (PP) yüzde 6,4; radikal ayrılıkçı parti CUP ise yüzde 6,2 civarında oy alıyor.

Puigdemont ve Rajoy için hayati önem taşıyor

İspanya ve Katalonya halkları başta olmak üzere tüm Avrupa'nın nefesini tutarak bekleyeceği Katalonya seçimi sonuçları, hem Katalon politikacılar hem de İspanya Başbakanı Mariano Rajoy açısından hayati önem taşıyor.

Haftalardır süren krizde kan kaybeden Carlos Puigdemont ve bağımsızlık yanlısı ekibi, 7,5 milyon nüfuslu Katalan Özerk Bölgesi'nde fikirlerinin hala çoğunluk tarafından desteklendiğini göstermek zorunda.

Madrid yönetimi ve Rajoy'un ise, sandıktan çıkan sonuçlarla ayrılıkçı hareketin zayıfladığını ve Katalan kurumların yeniden yasal çizgilere dönmesini sağladıklarını ıspatlaması gerekiyor.

Yedi liste, üç senaryo

Seçimlerde ittifaklar oluşturan politik hareketler yedi ayrı liste ile bu yarışa katılıyor. Ancak halkın eğilimi ve siyasi partilerin parlamentodaki ağırlığı ortadan ikiye bölünmüş durumda. La Vanguardia'nın anketi de, oyların çok yakın olduğunu ve sonucun yüzde 1 ya da 2 gibi çok küçük farklarla belirleneceğini ortaya koyuyor.

  • 1. Senaryo: Katalonya'daki gelişmeleri izleyen siyasi gözlemciler, ayrılıkçıların birinci gelse de farklı bir politika izleyebileceklerini söylüyor. Katalan politikacıların uyguladıkları "bağımsızlık stratejisi" ülkeyi krize götürdü, liderleri Belçika'ya sığındı ve aleyhlerinde davalar açıldı. Ancak bütü bunlar Puigdemont ve arkadaşlarının seçmen nezdindeki popülaritesini yok etmeye yetmedi. Anketler, bağımsızlık stratejisinin yarattığı başarısızlık bir miktar oy kaybettirse de, bu kaybın çok yüksek olmayacağını öngörüyor. Liderler Brüksel'de olsa da, alandaki bağımsızlık yanlıları hala çok aktif ve seçimlere iddialı hazırlanıyorlar. Ancak seçimleri alsalar bile, AB'nin ve dünyanın desteklemediği bağımsızlık projelerini yumuşatmak zorunda kalabilecekleri, bu yönde politik baskı görebilecekleri dile getiriliyor.

Bağımsızlık projelerine dünyanın destek vermediği ve bu nedenle kendilerini yalnız hisseden ayrılıkçıların, seçimleri alsalar bile, en azından kısa vadede, yeni bir referandum ilan etmesi beklenmiyor. Ancak seçimleri alırlarsa güçlü konuma gelecekler ve Madrid hükümetiyle masaya daha güçlü oturabilecekler. Zira, bağımsızlar kazanırsa, bu sonuçlar Başbakan Mariano Rajoy'un hanesine başarısızlık olarak yazılacak.

  • 2. Senaryo: İkinci senaryo da, merkez sağ partilerin oluşturduğu Birlik listesinin, bir arada yaşamak isteyen sessiz çoğunluğun oyarını alarak seçimleri kazanması ihtimali. Merkez sağ birlik hareketi, bağımsızlık denemesi boyunca sessiz kalan, sokağa çıkmayan ama İspanya ile birlikte yaşamaya devam etmek isteyen bu sessiz çoğunluğa güveniyor. Bağımsızlık yerine Özerk yönetimi savunan hareket, bağımsızlık istemeyen üç parti, Ciudadanos, Sosyalistler ve Popüler Parti ile birlikte parlamentoda ayrılıkçıların çoğunluğu elde etmemesi için çalışıyor. Ayrlıkçı ve özerk yönetim yanlılarının başa baş gelmesi durumunda ise, Barselona Belediye Başkanı Ada Colau'nun desteklediği ve bağımsızlığa karşı çıkan "Catalunya en comun-Podem" kilit parti konumuna gelebilir.
  • 3. Senaryo: Bölünen bağımsızlık yanlısı partiler, seçimlerde birinci gelebilir ancak hiçbir parti salt çoğunluğu elde edemeyebillir. Zira Puigdemont'un partisi Katalonya için Birlikte (Junts per Catalunya) ile Katalon Cumhuriyetçi Sol Partisi (ERC) 2015'te yaptıkları gibi seçim ittifakına gitmedi.
XS
SM
MD
LG