Erişilebilirlik

‘Pompeo’nun Kaşıkçı Kaydını Dinlemesi Uygun Olmazdı’


Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Salı günkü basın toplantısında bir soru üzerine gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğü ana ait olduğu belirtilen ses kaydını dinlemediğini söyledi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğü ana ilişkin ses kaydı gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, isthbarat biriminin kaydı dinlediğini açıklayan ilk Batılı lider olmuştu.

Konu Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert’e soruldu. Sözcü, “Bakan (Mike) Pompeo böyle bir kayıt dinlemedi, dinlemesi uygun olmazdı” dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Bakan Mike Pompeo’nun haftasonu Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’la telefonda görüştüğünü, Amerika’nın beklentisinin olayda rolü olanların hesap vermesi yönünde olduğunu bir kez daha yineledi. Sözcüye Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Türkiye’nin elinde olduğunu iddia ettiği ve Kaşıkçı’nın öldürüldüğü ana ait olduğu belirtilen ses kaydını dinleyip-dinlemediği soruldu.

Sözcü, “Pompeo böyle bir ses kaydı dinlemedi, üst düzey bir diplomat olarak kaydı dinlemesi uygun olmazdı” yanıtını verdi, neden uygun olmayacağı konusunda ise ayrıntı vermedi. Heather Nauert, Amerika’nın Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kendi verilerini topladığını ve birçok kaynaktan gelen bilgileri değerlendirdiğini vurguladı.

“İsrail’e roket saldırıları durmalı”

Basın toplantısında İsrail ve Gazze arasında yükselen gerilim de gündeme geldi. Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’den İsrail’e roket saldırılarını kınadı, “Bu saldırılar durmalı. İsrail’in kendini savunma hakkına destek veriyoruz” diye konuştu. İsrail’in, Gazze’de gerilimin yükselmesinden hemen önce düzenlediği gizli operasyon konusunda ise yorum yapmaktan kaçındı.

Heather Nauert’in basın toplantısı öncesinde, Amerika Dışişleri Bakanlığı yetkilileri aralarında bir Hamas liderinin de olduğu üç ismin yakalanması için beş milyon dolara kadar ödül konulduğunu duyurdu. O isimlerden biri Hamas’ın Siyasi Büro Başkan Yardımcısı olan Salih El Aruri. Sürgün hayatının bir bölümünü daha önce Türkiye’de geçiren Aruri’nin şu anda Lübnan’da olduğu, kendisinin İran ve Hamas arasında irtibatı sağlayan kişi olduğu belirtiliyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın yakalanmaları için ödül koyduğu diğer iki isim Hizbullah üyeleri Halil Yusuf Harb ve Haytam Ali Tabatabay. Dışişleri yetkilileri Hamas ve Hizbullah üyelerinin yakalanması için ödül konulmasını İran üzerindeki baskıyı arttırma çabası olarak niteledi. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri İran’ın Hizbullah’a destek için 700 milyon dolar, aralarında Hamas’ın bulunduğu Filistinli örgütler için de 1 milyon dolar para harcadığını belirtiyor.

“Fransa eski bir müttefikimiz”

Dışişleri Bakanlığı’ndaki basın toplantısında Başkan Donald Trump’ın Fransa ziyareti sonrasında Fransa ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik sert Twitter mesajları da gündeme geldi. Dışişleri Sözcüsü Nauert, “Fransa eski bir müttefikimiz, o açıdan değişen bir şey yok” dedi, kullanılan söylemin fazla abartılmaması gerektiğini savundu, “Büyük bir mesele değil” yorumunu yaptı.

Hem Fransa Cumhurbaşkanı Macron hem de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bir süredir gündeme getirdiği “Avrupa ordusu” fikri için de “Biz NATO’yu destekliyoruz” ifadesini kullandı.

“Kuzey Kore ile diplomasiye şans veriyoruz”

New York Times gazetesi Kuzey Kore’nin 16 tesiste balistik füze geliştirdiğine ilişkin bir haber yayınlamış, habere dayanak olarak da uydu fotoğraflarını göstermişti. Trump, Twitter hesabından “Haber doğru değil. Bu tesislerin varlığından haberdardık, yeni ya da anormal bir durum yok. İşler kötüye giderse bunu ilk benden duyarsınız” mesajını paylaşmıştı.

Konu Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert’e soruldu. Sözcü, “Kuzey Kore ile yürütülen süreçte balistik füzelerin fırlatıldığı bir noktadan buraya geldik. İlerleme sağladık. Diplomasiye şans veriyoruz ama gözümüz de açık” mesajını verdi.

XS
SM
MD
LG