Erişilebilirlik

Kanser Hastası Öğretmen Kanserli Öğrencinin Eğitimi İçin Yollarda


7 yaşındaki Emir Diyarbakırlı Aydın ailesinin ortanca çocuğu. İki yıl önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Emir’in beyninde tümör olduğu belirlendi. Aileyi şoke eden bu gelişmenin ardından tedavi süreci başladı. Bu arada okul yaşına gelen Emir’in eğitime başlaması gerekiyordu. Ancak doktorlar bu haliyle okula gidemeyeceğine karar verdi. Bu karar Emir’in okul hayallerini suya düşürdü. Emir’in durumunu öğrenen öğretmen Ahmet Şudut, evde eğitim vermek için Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurdu.

Kanser Hastası Öğretmen Kanserli Öğrencinin Eğitimi İçin Yollarda
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:09:13 0:00

Müdürlük bu talebe olumlu yanıt verdi. VOA Türkçe’ye konuşan Şudut, önce kendisine eğitim verildiğini belirterek, “Milli Eğitim Müdürümüze böyle bir şey için böyle bir çalışmanın içinde olmamız gerektiği konusunda ricada bulunduk. O da bizi kırmadı. Bir ay içinde başvurumuzu yaptık, Emir için görevlendirildik. Bunun için 3 ay eğitim aldık. Çocuklarla evde nasıl çalışır konusunda eğitim aldık. Kasım ayından itibaren Emir için görevlendirdik. Emir gibi birçok öğrenci var. Sağlık problemlerinden dolayı okula gidemeyen, diyaliz hastası olan var, kanser olan var, fiziksel eksikliklerinden dolayı gidemeyen var. Evde eğitim görerek topluma kazandırılmaya çalışılıyor” dedi.

Öğretmen de kanser hastası olduğu için okulda derse girmesi önerilmiyor

Emir ile öğretmenin ortak yönü hastalıkları. Şudut ta akciğer kanseri. O da okula gidemiyor. Hastalığı nedeniyle okulda derse girmesi tavsiye edilmiyor. O da bunu avantaja çevirmiş. Aynı hastalığı taşımalarının empati oluşturduğunu düşünen Şudut, “Benim de yazın akciğerimde kitle çıktı. Çok erken fark ettiğimiz için ışın tedavisi gördüm. Şu an iyiyim. Evde eğitim sisteminin bir amacı da geri hizmete uygun olan öğretmenleri değerlendirmek, tecrübelerinden faydalanmak. Milli Eğitim Müdürümüzün uygun görmesini bir nedeni buydu. Sınıfın bizi yorduğunu ya da bize zarar verdiğini düşündüğünüzde sağlığımız açısından bu sistem avantajlı oldu. Çalıştığımız öğrencilerimiz için de avantaj. Sağlık açısından birbirimizin dilinden daha iyi anlıyoruz. Hangi aşamalardan geçtiğini biliyorum çünkü ben de o aşamalardan geçtim. Dolayısıyla daha fazla ne elde edebiliriz, performans açısından şartları zorlayarak bu imkânları değerlendirdik. Arada onunla temiz hava almaya çıkıyoruz, gezilerimiz oluyor, maskelerini takarak onu yaş grubu olan öğrencilerimizin içine giriyoruz. Ben de onu kadar, enfeksiyon ve darbelere karşı, toplumun içerisinde girememenin muzdaripliği içerisindeyim. İyi bir empati oluşturduğunu söyleyebilirim. Emir'le Ben bir devlet memurluğu ya da öğretmenliğin dışında sanki sosyal sorumluluk projesini içindeymiş gibi hissediyorum” diye konuştu.

Başka öğretmenlere de ilham kaynağı oldu

Şudut’un bu çabası başka öğretmenlere de ilham kaynağı oldu. Şudut’un ardından Resim öğretmeni Sidar Akkaya da, Emir’e resim yapmayı öğretmek üzere evine gelmeye başladı. Dersinin ardından VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akkaya, elinde geldiğince Emir’e destek olmak istediğini söyledi. Akkaya, “Ahmet öğretmenimin sosyal medyada paylaşması üzerine Ben de Ahmet öğretmenim ile görüştüm ve neler yapabileceğimi konusunda bilgi aldım. Benim de katkım olsun diye düşündüm. Sonuçta bu küçük çaplı da olsa bir sosyal sorumluluk projesi olarak adlandırılıyorum. Emir için neler yapabiliriz diye bir düşündüm. Küçük çocukların anlatmakta zorlandıkları iç hayatlarında yaşadıkları korkularını resimlerle daha iyi ifade ederler. Emir'in yaşadığı bu ciddi hastalık, yaşadığı bu olayı nasıl savaşabilirim, neler yapabilirim? Onu biraz daha motive etmek adına, kendini daha iyi ifade edebilmesi adına böyle bir küçük etkinlik hazırladık. Olabildiğince ya da müsait olduğumuz durumlarda sürekli gelip Emir ile çalışma yapmayı düşünüyorum” dedi.

Emir’in özel bir çocuk olması nedeniyle daha hassas olduklarını söyleyen Akkaya, “Daha farklı, daha hassas bakıyorum çünkü yaşadığı sıkıntıyı biliyorum. Biraz duygusal yaklaşıyorum bu olaya. Çünkü Emir özel bir çocuk, bu yaşta taşımakta olduğu sorumluluk ya da şu anki iç ruh hali, bunlar biraz beni etkiliyor. O yüzden daha da İlgilenmek istiyorum acaba neler yapabilirim diye. Hatta dün çok heyecanlıydım. Acaba ne Emir'in mutlu eder, hangi malzemeyi alsam? diye düşündüm” şeklinde konuştu.

Evinin salonunu oğlu için dershaneye çeviren Anne Mevlüde Aydın, hastalığa rağmen oğlunun eğitimini düşünmüş. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Aydın, şunları söyledi; ”Emir'in hastalığı bir buçuk sene önce başladı. Onu öğrendiğimizde çok kötü olduk. Onu apar topar İstanbul'a götürdük. Ameliyat sürecine ölecek dediler. Çok kötüydük, duadan başka elimizden hiçbir şey gelmiyordu. Doktora okula gidip gidemeyeceğini sordum. ‘Çocuğunuzun öleceğini bile bile, hala okula gideceğini soruyorsunuz’ dedi. Ben de insan, oğluna kanseri konduramıyor, yediremiyorum dedim. Önceleri inanmadım çok zor günler yaşadım. Ama şu anda çok şükür iyi, mucizevi şekilde iyi”

Ekonomik durumları iyi olmayan aileye Emir’in tedavisini güçlükle sürdürüyor. Öğretmen Şudut, öğrencisinin tedavisine katkı sağlamak için bir stand-up gösterisi yapmayı planlıyor.

XS
SM
MD
LG