Erişilebilirlik

Macron Görevdeki İlk Yılında Anketlerde Şaşırttı


Fransızlar onu daha tanımadan seçtiler. O'nun hakkında bilinen tek şey Rotschild hanedanlığının bankacılarından parlak bir genç olduğuydu ve Cumhurbaşkanı François Hollande'ın genç ekonomi bakanıydı. Önce kendisini politikaya kazandıran Hollande'a bayrak açtı. Bakanlıktan istifa etti. Seçimlerden bir yıl önce partisini kurdu ve "ne sağ, ne sol" diyerek kampanya yürüttü. Partisiz, ideolojisiz, köksüz bir politikacı olarak projeleri hayata geçirmek için herkesle çalışmaya hazır olduğunu söyleyerek iktidara geldi. "Devletin eskiyen kurumlarını değiştirme, daha fazla iş, daha fazla büyüme" sözü ile iktidara geldi.

Sert muhalefete rağmen, söz verdiği gibi Çalışma Reformu'nu gerçekleştridi. "Kamu Yaşamının Ahlakileştirilmesi " yasasıyla yolsuzluklarla mücadele kurallarını sertleştirdi. Anayasa değişiklik reformu ile ülkenin Meclis, Senato gibi kurumlarında köklü değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Davos Dünya Ekonomik Forumu'nda "Size vereceğim ilk mesaj, Fransa geri döndü" diyerek bunu dünyaya da ilan etti.

Dış politikada aktif 1 yıl

Dış politikada François Hollande'ın Fransa'ya kaybettirdiği kartları yeniden toplayan Macron, dünya liderleri ile doğrudan konuşarak kişisel ilişkilerini geliştirdi. Trump ve Putin'i büyük törenlerle ağırladı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile özellikle Suriye krizi döneminde hemen her hafta telefonda görüştü. İktidarda olduğu bir yıl boyunca dünyayı bir ucundan diğerine dolaşarak 160 bin km. yol katetti.

İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya'da yaşanan seçimler, ayrılık talepleri, Brexit ve hükümet krizleri nedeniyle Avrupa lideri rolüne de soyundu ve AB'yi de reforme eden bir plan açıkladı. Aşırı sağa karşı zafer elde ettiği için Avrupa Birliği yönetimi de, genç ve dinamik Macron'a bu rolü doğallıkla verdi.

Akıcı İngilizcesi, reformcu kişiliği, kendisinden 24 yaş büyük eşi ile ekonomi dergilerinden, magazin programlarına kadar dünya medyasında geniş yer aldı.

İç politika hareketli

Ancak iç politikada durum Macron için giderek güçleşiyor. İçerde vergi yasası ve demiryolu reformu nedeniyle dar gelirleri ve sendikaları karşısına aldı. Öğrencilere harç yardımından ayda 5 Euro kesmesi, emeklilerden alınan vergileri artırması, buna karşılık yüksek gelirlilerin, yat, tablo, jet gibi lüks varlıklarından alınan vergiyi kaldırması Macron'a "Zenginlerin Cumhurbaşkanı" etiketinin yapışmasına yol açtı. Meclis'ten geçirdiği sert "Göçmen ve Sığınmacılar Yasası" ile kendi partisinden milletvekillerinin dahi muhalefeti ile karşılaştı, bir milletvekili istifa etti. Meclis'te görüşme yoluyla değil, KHK'lerle yasaları geçirmesi "otoriter", "kral" gibi eleştirilere yol açtı.

Son olarak getirdiği demiryolu reformu ile haftalardır demiryolu işçileri grevde. "Parcoursup" adı verilen yeni üniversite sınavı giriş modeli yüzünden de öğrenciler üniversiteleri işgal etmeye devam ediyor.

Takma isimler çoğalıyor

Seçildiği gece Fransızlar'a Louvre Müzersi'nde "büyük Piramit'in önünde hitap etmesinden ve ardından izlediği otoriter yönetim biçimi" nedeniyle Fransız medyası "Jüpiter Cumhurbaşkanı", sendikalar "Zenginlerin Cumhurbaşkanı", halk "Kral Macron" diye adlandırdı. En son çıktığı resmi gezide ise Avustralya medyası tarafıdan "gençliğini ve sempatik olma çabasını özellikle kadınlar üzerinde fazlaca kullanmasından" dolayı Disney'in sürekli flört eden ama bir türlü başarılı olamayankahramanı "Kokarca Pepe/Pepe the Pew" adını taktı. Kırsal kesim ise Macron'u "Kentlilerin Cumhurbaşkanı" olarak tanımlıyor.

Macron'un iktidardaki birinci yılı için yapılan anketler, Fransız Cumhurbaşkanı'nın yola çıkarken elde ettiği popülariteyi kaybettiğini ve halk desteğinin Fransa genelinde yüzde 41'e gerilediğini gösteriyor. Ancak kendisinden önce cumhurbaşkanlığı yapan Sarkozy'nin 1'inci yılında yüzde 37, François Hollande'ın ise yüzde 26'lık skorunu geride bırakıyor.

Anketlerde düşse de tutunmaya devam

Macron'un 1'inci yılı dolayısıyla yapılan çok sayıda anket, 2 yıl önce kurduğu ve tüm eğilimleri bir araya getirdiği Cumhuriyete Yürüyüş Partisi (LREM) seçmenleri halen Macron'u yüzde 92 oranında desteklediğini gösteriyor. Ancak bu oran Fransızar'ın yüzde 24'üne denk geliyor.

Macron'a ana muhalefet merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisi'nin seçmeni de destek veriyor. Çalışma Yasası'nı geçiren ve sosyal grevlere karşı direnen Macron'u sağ seçmenin yüzde 53'ü destekliyor. Liberation Gazetesi birinci yıl onuruna "Sağcı cumhurbaşkanı" manşetini atarak bu eğilime dikkat çekti.

Buna karşın anketlerde, bir yıl boyunca grev ve gösterilerle sokağa dökülen emeklilerin yüzde 60'ı, işsizlerin yüzde 71'i, dar gelirlilerin yüzde 65'i Macron'a karşı olduklarını dile getiriyor.

Macron 2022'de adaylıkta kararlı

Bütün eleştiriler karşısında geri adım atmayacağını ve "anketlerde sevilmek için değil, ülkeyi değiştirmek için geldiğini" dile getiren Macron, kendi çizgisinde devam etmekte kararlı olduğunu gösteriyor. Genç ve gelenekleri yıkarak toplumun bir kesiminin desteğini alan ancak otoriter ve sağa kayan yönetimiyle de eleştirilen Macron'un ilk önemli sınavı 2019'daki Avrupa Parlamentosu seçimleri olacak. Ardından gelecek yerel seçimler ise Macron'un iç politikadaki başarısı konusunda anketlerden daha geniş bir fikir verecek. Reformlarının, 5 ila 10 yıl gibi uzun vadede meyvelerini vereceğini her fırsatta tekrarlayan Macron'un, planlarını 10 için kurduğu ve 2022'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olmak istediği konusund şüpheye yer bırakmıyor. Eğer muhalefet 2022'de Macron'un karşısına güçlü bir aday çıkararamazsa, seçilme ihtimali şimdilik oldukça güçlü.

XS
SM
MD
LG