Erişilebilirlik

Almanya’da Birlik Partileri CDU/CSU, FDP ve Yeşiller arasında süren ‘Jamaika Koalisyonu' için yapılan görüşmelerde son aşamaya geldi. Partilerin liderleri ve şimdiye dek görüşmeleri sürdüren komisyon üyeleri bugün akşam son kez buluşacak ve bu toplantıda koalisyon kurulup kurulmayacağına karar verilecek.

Koalisyon müzakerelerinin başlaması yönünde karar alınırsa, dört parti sonucu parti içi tartışmaya açacak. 24 Eylül'de yapılan genel seçimin ardından 17 Ekim’de başlayan hükümet kurma çalışmalarına bir çok alanda görüş ayrılıkları damga vururken, görüşmelerin sonuçsuz kalma ihtimali de bulunuyor. Özellikle göç ve sığınmacı konusunda Hristiyan Sosyal Birlik CSU ile Yeşiller ve iklim politikası alanında da FDP ile Yeşiller arasında görüş ayrılıkları aşılmış değil.

CSU Bavyera Eyalet Meclis Grup Başkanı Alexander Dobrindt, Yeşiller’in önkoşul olarak sürdüğü ve görüşmelerin tıkanmasına yol açan mültecilere aile birleşimi konusunda geri adım atmayacaklarını bildirdi. CSU 200 binden fazla mülteci kabul edilmeyeceğinin koalisyon protokolüne yazılmasını isterken, Dobrindt, "CSU olarak göçün sınırlandırılmasını istiyoruz. Bunun için de CDU ile yaptığımız anlaşma büyük önem taşıyor. Partimizin tavrı ortada, bunu da aynen uygulayacağız" dedi.

FDP Genel Başkanı Christian Lindner de, mültecilerin aile birleşimi konusunda uzlaşmayacaklarını açıkladı. Lindner, aile birleşimi hakkını genişletme kararının kurulacak koalisyona zarar vereceğini ileri sürdü. Yeşiller Partisi, mültecilere üst sınır konulmasına karşı çıkıyor ve 2015 sonrasında Almanya’ya sığınanların ailelerine de gelme hakkı verilmesini talep ediyor. Partiler arasında Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da derin görüş ayrılıkları bulunuyor. CSU ve FDP Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin resmen sona erdirilmesini talep ederken, Yeşiller ise müzakerelerin fiilen ilerlemediğine dikkat çekerek, durdurulmasının iki ülke arasındaki ilişkiler açısından yanlış bir sinyal olacağını vurguluyor.

Berlin’de yapılan yorumlarda ‘Jamaika’ görüşmelerinde sonuç alınaması halinde, daha seçim akşamı ‘Bizim yerimiz muhalefet’ diyerek CDU/CSU ile 2013 yılından beri sürdükleri büyük koalisyonu bitireceklerini ilan eden sosyal demokrat SPD’nin tavır değiştirip, yeniden masaya oturabileceği konuşuluyor.

24 Eylül’de tarihinin en büyük seçim yenilgisini yaşayan SPD’ye yakın kaynaklar, özellikle Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in, Angela Merkel’in başbakan olmadığı ‘Büyük koalisyon’ seçeneğinin açık tutulmasından tavır koyduğunu aktarıyorlar. SPD Genel Başkanı Martin Schulz de, erken genel seçimleri gündeme getirdi ve "Jamaika koalisyonu olmazsa erken seçime gidelim" dedi. Başbakan Merkel ise, ılımlı bir tutum sergileyerek, tarafları birbirlerine yakınlaştırma çabalarını sürdürmeye özen gösteriyor.

Analizlerde, erken seçim durumda sağ popülist ve İslam karşıtı Almanya için Alternartif AfD’nin daha da güçleneceği tehlikesini bilen partilerin, son anda uzlaşacağından yola çıkılıyor. Yapılan kamuoyu yoklamaları da AfD konusundaki kaygıların haklı olduğunu gösteriyor. Kamuoyu araştırmaları koalisyon görüşmelerinin CDU'ya oy kaybettirdiğini ve 24 Eylül’de yüzde 32,9 alan partinin oy oranın yüzde 30’a düştüğünü ortaya koydu. SPD'nin oy oranı yüzde 22 olarak belirlendi. FDP oy oranını bir puan arttırarak yüzde 11'e yükseltirken, Cem Özdemir'in eş başkanı olduğu Yeşiller Partisi bir puan düşerek yüzde 10'a geriledi. Irkçı parti AfD ise oylarını bir puan arttırarak yüzde 13'e yükseldi.

XS
SM
MD
LG