Erişilebilirlik

Açık tenli, kızıl saçlı, uzun sakallı, altın dişli Kafkas Abdulla, üzerinde askeri üniforma ve tüfekle IŞİD propagandası yaptığı yarım saatlik video kaydında Azerice konuşuyor. Kafkas Abdulla’nın monoloğu Rusça altyazılı olarak da yayınlanıyor. Abdulla, kayıtta, Azeri hükümetine ve hükümetin IŞİD karşıtı Müslüman liderlerine cehennem azabı yaşatacağına dair yemin ediyor.

Bu kayıt, IŞİD’in Rusça propaganda yaptığı diğer cihatçı videolardan daha farklı. Tanınmış bir kişinin uzun açıklamalarının yer aldığı görüntülerin aksine bu kayıt, bir hikaye anlatıyor.

Kafkas Abdulla, kayıtta Kafkaslar’daki genç Müslümanlar’a sesleniyor. Ancak gençleri doğrudan cihata katılmaya çağırmak yerine onlara cihat için savaşma hayallerini anlattığı bir hikaye sunuyor.

Kameralar, Kafkas Abdulla’yı otomatik silahlarla ateş ederken, yıkık dökük mahallelerde IŞİD’in öldürdüğü insanların cesetlerinin arasından motosikletle geçerken, militanların yeni öldürdüğü ‘kafirlerin’ kimliklerini kontrol ederken izliyor. Abdulla, başka görüntülerde yaşlı bir kadını ziyaret ediyor, düşmanının kafatasını ayağıyla eziyor, bir yandan da IŞİD’e katılanlara cennette yerlerinin hazır olduğu sözü veriyor.

Dikkatle seçilmiş görüntüler ve sözler basit bir mesaj iletmeyi amaçlıyor: ‘Memleketimde hiçbir değerim yoktu ama burada savaşın kralıyım.’

Kamuya açık platformlardan kaldırılmaya çalışılsa da IŞİD’in Rusça ekibinin hazırladığı en popüler propaganda videolarından biri haline gelen bu kayıt, cihatçı internet sitelerinde ve sosyal medya gruplarında sürekli izleniyor.

Bu gibi propaganda yayınlarının etkisini istatistik olarak ölçmek mümkün değil. Ancak 28 Haziran’da İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıyı düzenleyenlerden Vadim Osmanov’un kökeninin, Kafkas Abdulla’nın da mensup olduğu Sünni etnik grup Lezgin olduğu biliniyor. Abdulla, Azerice’nin yanısıra anadili Lezgince de konuşuyor ve bu kökenden gelenleri IŞİD’e katılmak için Irak ve Suriye’ye gidemeyeceklerse nerede olursa olsun saldırı düzenlemeye çağırıyor.

Osmanov’un Abdulla’nın çağrısına yanıt verdiğini ispatlamak mümkün değil. Ancak araştırmalara göre bir etnik grubun içinden karizmatik bir kişilik çıktığı zaman diğerleri bu kişiyi örnek alıyor ve cihatçı ağların içinde kendi küçük gruplarını kuruyor.

Kafkas Abdulla’nın videosu, Azerbaycan’daki köyünde bile izleniyor.

Azerbaycan’ın kuzeyindeki Urva köyü muhtarı Sevleddin Eskindarov, Amerika’nın Sesi’ne telefonda, Urva’da herkesin bu video görüntülerinden haberdar olduğunu söyledi.

3 bin nüfuslu Urva, Azerbaycan’ın Rus cumhuriyetlerinden Dağıstan’la komşu olan kuzey bölgesi Kusar’da bulunan büyük köylerden biri.

Urva köyünün Dağıstan’la olan ilişkisi sadece coğrafi yakınlıktan kaynaklanmıyor. Köy sakinleri, Dağıstan’ın güneydoğusuna özgü Lezgin kökenli. Dağıstan-Azerbaycan sınırının her iki tarafında yaşayan Lezginler birbirlerini soydaş olarak kabul ediyor ve evlilik gibi yollarla sıkı ilişkileri koruyor.

Sevleddin Eskindarov, Kafkas Abdulla’nın Urvalı olduğunu ve kendisini tanıdığını söylüyor. Asıl adının Yurik Hasiev Gümirzaoğlu olan Kafkas Abdulla, Urva’da doğup büyümüş. IŞİD’e katılmak için Suriye’ye gitmeden önce köyünden sadece bir kez, Azeri Ordusu’nda askerlik yapmak üzere ayrılmış.

Kaskas Abdulla’nın Vahabi sempatizanı olduğunu söyleyen Eskindarov, Suriye’ye gitmeden önce de sorun çıkardığını, kızıl sakalını hiç kesmediğini ve camiye gitmediğini söylüyor.

Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetleri, Suudi Arabistan’ı yöneten aşırı muhafazakar Vahabilik tarikatına gönderme yaparak tüm İslamcı köktendinciler için Vahabi tanımlamasını kullanıyor.

Köyünde sadece dört Vahabi bulunduğunu söyleyen Eskindarov, hepsinin birkaç yıl önce IŞİD’e katılmak için köyü terkettiğini söylüyor. Eskindarov’a göre şu anda Urva köyünde köktendincilik sorunu kalmadı.

Hasiev’in annesi, babası ve kardeşleri halen Urva’da yaşıyor. Urva’daki ailesiyle iletişimini koparmayan Hasiev, onlarla İnternet üzerinden sürekli haberleşiyor. Eskindarov’a göre Urva’da herkes Hasiev’in nerede olduğunu biliyor ve ailesi dahil herkes, cihatçı olmasından son derece rahatsız.

Öte yandan Azeri Hükümeti, Hasiev’in IŞİD videosuyla yönelttiği tehditlere resmi bir açıklamayla yanıt verdi ve devlet güvenlik birimlerinin bu gibi tehditleri ciddiye almadığını bildirdi. IŞİD videosunda tehdit edilen Kafkas Müslüman Birliği Başkanı Şeyh Ül İslam Allahşükür Paşazade’nin güvende olduğu ve koruma altına alınacağı bildirildi.

Merkezi New York’ta bulunan güvenlik danışmanlığı şirketi Soufan Grubu (The Soufan Group), 2014’te Suriye ve Irak’ta IŞİD adına savaşan Azeri sayısının 216 olduğunu belirtiyor. Washington’daki Heritage Vakfı ise bu yılın başında yayınladığı bir raporda IŞİD için savaşan Azeri militan sayısının 300’ü bulduğunu açıkladı. Raporda Azeri bir güreş şampiyonunun IŞİD için savaşırken 2014’te öldüğü de hatırlatılıyor.

IŞİD’in Azeri savaşçılarının lideri, 2014’te yayınlanan bir video kaydında, Rakka’da şeriat kanunlarıyla yönetilen bir toplumda yaşadıklarını ve çocuklar için medreseler kurduklarını bildirmişti.

Soufan Grup adlı danışmanlık şirketi yetkililerinden Martin Reardon, Türkiye’nin Suriye sınırındaki kontrolları sıkılaştırmasından bu yana Azerbaycan’dan Irak ve Suriye’ye giden cihatçıların sayısında ciddi azalma olduğunu söylüyor.

Uzmanlar, Irak ve Suriye’de toprak kaybetmeye başlayan IŞİD’in Azeri savaşçılarının memleketlerine döndüklerinde çok ciddi bir güvenlik tehdidi haline gelecekleri uyarısında bulunuyor. Bunun nedeni bu savaşçıların IŞİD ideolojisi ve aktif savaş içinde iyice katılaşmaları ve cihat savaşını memleketlerinden yürütme emelleri olması.

Reardon, IŞİD’in Azerbaycan’daki amacının diğer birçok bölgede olduğu gibi yerel ağlar kurarak etki alanını yaygınlaştırmak olduğunu söylüyor. Uzman ayrıca IŞİD’in uzun süre ayakta kalamayacağı, ancak ideolojisinin uzun dönemde de güvenlik tehdidi olmaya devam edeceği öngörüsünde bulunuyor.

XS
SM
MD
LG