Erişilebilirlik

IŞİD, Türkiye’de düzenlediği kanlı eylemlerinde giderek Orta Asya ülkelerinin “Türki” cihatçılarını kullanmaya ağırlık vermeye başladı.

Washington’da bulunan saygın Georgetown Üniversitesi’ndeki “Uluslararası Şiddetli Aşırlık Etüdler Merkezi” (ICSVE) tarafından yayınlanan yeni bir çalışmada, 39 kişinin ölümü ve 69 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan gece kulübü Reina saldırısının, Orta Asya asıllı cihatçı militanların İstanbul’da gerçekleştirdiği “üç numaralı IŞİD eylemi” olduğuna işaret edildi.

Hükümet yetkilileri, saldırganın kimliğinin belirlendiğini ifade ederken, basında yer alan haberlerde, IŞİD tarafından resmen üstlenen Reina saldırısını gerçekleştiren kişinin Kırgız veya Uygur olabileceğine dikkat çekiliyor. Ancak, Türk yetkililer, şimdiye kadar herhangi bir isim tellafuz etmedi.

Halifelik askeri

İngiltere’de yayınlanan “The Times” gazetesi ise, Reina saldırganının, Çin’de Uygur Türkleri’nin yaşadığı Doğu Türkistan’dan önce Kırgızistan’a ve oradan Türkiye’ye geçtiğini yazdı. IŞİD, Reina cihatçısı için “halifelik askeri” ifadesini kullanmıştı.

IŞİD, Haziran 2014’te Suriye ve Irak’ta “İslam Devleti” kurduğunu açıklamış ve halifelik ilan etmişti.

ICSVE raporunda, IŞİD’in ilk İstanbul saldırısının Dağıstanlı “kara dul” Diana Ramazova tarafından 6 Ocak 2015’te, ikincisinin, geçen yılın başında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ve sonuncusunun da bu Yılbaşı gecesi Reina’da hayata geçirildiği kaydedildi. Raporda, IŞİD’in, Türkiye’deki eylemleri için iyi eğitilmiş vedisiplinli cihatçıları kullandığının görüldüğüne yer verildi. Saldırganın, İstanbul’da 35 bin polis tarafından bir operasyonun sürdürüldüğü sırada Reina’ya girebildiği, yedi dakika içeride kaldığı, otomatik silahıyla 39 kişiyi katlederek olay yerinden uzaklaştığı ve kayıplara karıştığı ifade edildi.

Raporda, IŞİD içindeki Kazaklar, Çeçenler ve Türkmenler’in “özel harekatçı” olarak adlandırıldığı, çok iyi askeri eğitimli, ileri düzeyde deneyimli oldukları ve girdikleri çatışmalarda “en çok adam öldüren savaşçılar” diye tanındıkları belirtildi. Reina saldırganı, son derece sakin bir biçimde girdiği gece kulübünde yedi dakikada üç kere şarjör değiştirmiş ve atışlarına hedef olanlar kişileri yaralı olabilir diye bir de yerde yatarken kurşunlamıştı. Orta Asyalı cihatçılar “en iyi canlı bomba” olmaları ile de biliniyorlar.

Dil avantajı

IŞİD bir süredir ve özellikle Suriye’deki “Fırat Kalkanı” harekatı başladıktan sonra Türkiye’ye yönelik tehditlerini çok artırmıştı. Çeşitli uzmanlar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sivil-asker binlerce devlet memurunun görevden alınmasının Türk güvenlik ve savunma kapasitesinde bir zayıflık yarattığını ileri sürüyor.

The Times gazetesi ise, Reina saldırı eylemini Orta Asyalı birinin yapmasının tesadüf olmadığını yazdı. Gazetede, Orta Asyalılar’ın IŞİD içinde “özel birlikler” olarak görüldüğü belirtildi. Çin hükümetinin iki yıl önceki verilerine göre ise, çoğu Uygur Türkü olan 300 kadar Çin vatandaşı Suriye’de IŞİD saflarında savaşıyor. Türk askeri makamları ise, 2015’te, Suriye’ye yasadışı yollardan geçmek isteyen 324 Çin vatandaşının gözaltına alındığını açıklamıştı.

Gazete’deki yazıda, baskıcı rejimlerle yönetilen Orta Asya ülkelerinden bugüne dek IŞİD’e katılanların sayısının 2 ila 4 bin arasında bulunduğu da yer aldı. Bunlar arasında, Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler’in bulunduğu ve konuştukları dillerin Türkçe’ye yakın olmasını bir avantaj olarak kullanabildikleri ifade edildi.

Gazete’ye konuşan uzman Theodore Karashik, IŞİD’in Orta Asya konusunda ciddi bir stratejiye sahip olduğu ve Türkiye’de istikrarsızlığı artırmak istediği görüşünü savundu.

XS
SM
MD
LG