Erişilebilirlik

Batılı ülkelerdeki gece kulüpleri, restoranlar, barlar, tatil köyleri ve konser salonları daha önce de köktendinci militanların saldırılarına hedef olmuştu. Bu saldırılar ya IŞİD tarafından bizzat ya da IŞİD’den ilham alan örgütler tarafından düzenlenmişti. Florida eyaletinin Orlando kentinde bir gece kulübünde Pazar gecesi girişilen saldırı ise eşcinsellere yönelik olmasıyla daha da dikkat çekiyor.

Uzmanlar, Pulse adlı gece kulübünü hedef alan saldırının Batı’da eşcinsellerin rağbet gösterdiği mekanlara düzenlenen son saldırı olmayacağı uyarısında bulunuyor. Güvenlik ve jeopolitik risk danışmanlığı firması GlobalStrat’tan Olivier Guitta, gece kulüplerinin cihatçılar tarafından bir süredir yumuşak hedef olarak algılandığını vurguluyor. Uzman, Şubat ayında birkaç IŞİD sempatizanının gece kulüplerine yönelik terör saldırıları planladıkları gerekçesiyle Fransa’da tutuklandığını hatırlatıyor.

Böylesi saldırılar, IŞİD’in yandaş toplamak için başvurduğu kolay bir yol. Uzman Guitta, IŞİD’in cihatçıların sempatisini geniş çaplı operasyona gerek kalmadan kolayca toplayabildiğini söylüyor.

Suriye ve Irak’ta birçok bölgeyi kontrolü altında tutan IŞİD, bu bölgelerde iki yıldır çok sayıda eşcinseli katletti.

Ortaçağ tarzı barbarlığa imza atan örgüt, eşcinselleri taşlayarak öldürdü, yüksek binaların çatı katından aşağıya attı. Yerel halk tüm bu eylemleri izlemeye teşvik edildi.

IŞİD militanları geçen ay ise Suriye’nin kuzeyindeki Menbic kasabasında eşcinsel olduğu iddia edilen bir kişinin idamını gösteren fotoğrafları internette yayınladı. Fotoğraflar, 7 Mayıs’ta “Bunlar Allah’ın belirlediği sınırlardır, bu sınırlara yaklaşmayın” başlığı altında yayınlandı.

Eşcinseller idam ediliyor

IŞİD kontrolündeki bölgelerde halkın önünde yapılan katliamlar ve bu katliamların ayrıntılarının internette yayınlanması yerel halkı korkutmayı amaçlıyor. Bu katliamlara tanık olan halk IŞİD’e itaat etmeye devam ediyor.

Uzmanlar, bu tür katliamların IŞİD’in kötü şöhretini daha da körüklediğini ve yandaş toplamasını kolaylaştırdığını belirtiyor.

Eşcinsel katliamlarının özellikle IŞİD propagandacıları arasında özel bir yeri var. Örgüt eşcinselliği lanetliyor ve eşcinselleri tuzağa düşürmek için baskınlar düzenliyor. IŞİD karşıtı aktivistlere göre örgüt, siyasi muhaliflerin kökünü kazımak kadar eşcinsellerin kimliklerini belirlemek için de çaba harcıyor.

Cihatçılar, 2015 Nisan’ında Suriye’nin kuzeyinde eşcinsel oldukları iddia edilen iki erkeği taşlayarak öldürmüştü. Katliama dair yayınlanan dört fotoğrafta IŞİD militanı ve destekçilerinin katliamı izlemek için gözleri bağlı eşcinsel iki erkeğin etrafında çölün ortasında toplandığı görülüyor.

Üzerinde gri bir deri ceket bulunan sakallı, kıvırcık saçlı kişinin kaderini kabullendiği görülüyor. IŞİD’in idam edeceği kişilere sakinleştirici ilaç verdiği biliniyor ve fotoğraflarda sakin görünen bu kişiye de aynı ilacın verilmiş olabileceği düşünülüyor.

İkinci fotoğrafta ise militanların eşcinsel oldukları bu iki kurbanlarını kucakladıkları görülüyor. Bir başka fotoğraf, dört militanın kurbanlarını taşladıklarını gösteriyor.

Cihatçıların eşcinsel ikiliyi kucakladığını gösteren fotoğraflar, Batı’da isyana yol açmıştı. IŞİD destekçileri, kurbanlarına sarılma eyleminin merhamet ve affın göstergesi olduğunu, buradaki amacın ölmeden önce kurbanların günahlarının affedilmesine yardımcı olmak olduğunu söylemişti.

El Nusra da eşcinselleri hedef alıyor

Geçtiğimiz Ağustos ayında Suriye ve Irak’tan kaçmayı başaran eşcinseller, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni IŞİD kontrolü altındaki bölgelerde eşcinseller için hayatın nasıl olduğu konusunda bilgilendirdi. Eşcinseller, korktukları tek örgütün IŞİD olmadığını, El Kaide’nin Suriye’deki kolu El Nusra Cephesi’nin de eşcinselleri hedef aldığını söylemişti.

Önce Lübnan’a, buradan da Türkiye’ye kaçan Suphi Nahas adlı Suriyeli, El Nusra militanlarının memleketi İdlib’i ele geçirdiğinde eşcinsel olduğu düşünülen kişilerin peşine düştüğünü söylüyor. Suphi Nahas, El Nusra militanlarının eşcinsel olduğundan şüphelenilen bir kişiyi ele geçirdiklerinde öldürmeden önce bu kişiye ağır işkence uyguladıklarını anlatıyor.

Suphi Nahas, cihatçıların eşcinsel bireylere yönelik barbarca saldırılarının ele alındığı ve Amerika ve Şili’nin ortak düzenlediği BM Güvenlik Konseyi gayriresmi toplantısında, “kaçmasaydım aynı kaderi ben de paylaşacaktım” dedi.

Dışarıya çıkmaya korktuğunu söyleyen Suphi Nahas, evde de kendini güvende hissetmediğini çünkü babasının eşcinsel olduğunu öğrendiğini söylüyor. Eşcinsel olduğu için babasından dayak yediğini söyleyen Nahas, çenesindeki yara izinin kendisine babasının öfkesini hatırlattığını anlatıyor.

XS
SM
MD
LG